Geçtiğimiz yılı henüz bitirip bir yenisine adım attığımız bu günlerde geçen yıldan tadı damaklarda kalan ve bulunduğumuz sene içinde de adından sıkça söz ettirecek yerli yapımlardan birinin Kes’in Kamlama albümü olduğunu düşünüyorum.

Başlarken şunu belirtmek herhalde yanlış olmayacaktır. Enstrümantal albüm yapmak ve dahası bunu piyasaya sürebilmek gibi durumlar deli cesareti isteyen işler desem sanırım çoğu kişi hem fikir olacaktır. Bas gitarda Cenk Turanlı, gitarda Emre Kula ve davulda Mehmet Demirdelen bir araya gelerek oluşturdukları Kes ile ülkenin enstrümantal, progessive rock müzik alanında öyle bir nefes alma sahası oluşturdular ki bu hissiyatı özlemişiz doğrusu.

Sözlerin ve solistin vurgularıyla şarkıya direkt katacağı algı ve söylem bir yana bunun dışında bir yol benimseyip hayal gücünü ateşleyecek işaretleri salt enstrümanlarla verebilmek derin mesele. Bu tabii ki hayatı olabildiğince gözlem altına alıp, sindirip ertesinde de ortaya çıkarmayı planladığın ürüne daha bir ustalıkla yansıtmayı öngörüyor. Bu üç adamın oluşturdukları atmosferin içinde gönül rahatlığıyla gezinebildiğinizi hissedeceksiniz.

Soluk alınabilecek saha zaten en baştan kendilerinin de soluk aldıkları bir ortam olarak dinleyiciye sunulmuş durumda. Yabancılık çekmeden işin içine adım atıp zaman içerisinde de bir parçası olacağınız türden bir müziğin trafiğine kendinizi emanet edebilirsiniz. Bir süre sonra kafanızın içindeki her türlü konuda sağlama yapacağınız bir zeminde kendinize yer bulacak ve bunun açtığı dehlizlerde olabildiğince gezindiğinizi hissedeceksiniz. Zengin damarlar yakalayarak ertesi zaman dilimiyle ilgili saptamalarınızı güçlendirdiğinizi fark edeceksiniz. Aslında bu bahsettiklerimiz bahsi geçen çalışmada da olduğu gibi enstrümantal müziğin çoğu türeviyle ilgili farkındalık yaratan durumlar.

Her biri kendi enstrüman ustalıkları çerçevesinde birçok cümleler hatta sayfalar karalamaktan geri kalmamış ve dahası ortaya çıkan fikirler bileşeninde en ufak bir yukarıdan inme durum hissettirmemişler. Birbiriyle üst uyum seviyesinde geçiş yapan melodik unsurların ve teknik yapının belirgin dengesi memnuniyeti oldukça arttırıyor. Her enstrüman bireysel varlığını oluşturulan ortak paydada eşit bir şekilde ortaya koyuyor. Belki de bu türde yapılan işler baz alındığında en marifet isteyen detaylardan biri de bu olsa gerek.

Bugünlere kadar getirdikleri müzikal anlayışlarını ince bir dengenin sırtında ortak potada eritip bizlere sunmayı gayet iyi başarıyorlar. Türün birçok örneğinde olduğu gibi ayrı bir takip etme becerisi ve yoğunluğu isterken bunu yakaladığınızda size çok daha fazlasını altın tepside sunan bir yapımdan bahsediyorum. En önemlisi de kendilerine özgü çizgilerinin katmanlarını hassasiyetle harmanlayıp bize aktardıklarını hissedebiliyorsunuz. Her dinleyişinizde kendinizi bambaşka hikayelerin içinde bulacağınız marifetli ellerden çıkma bu müzikal kimliğin içerisinde yer almayı kaçırmayın.

Bir Yorum Yazın