Biz boğazımıza kadar teknolojiye gömülü yaşarken dünyanın üçte ikisinin hala internet bağlantısı yok.

Yani, aslında sandığımızdan küçük bir alanda debelenip duruyor, bir şey paylaştığımızda evrene mesaj vermişçesine boşuna burnumuzu havaya dikiyoruz. Biz internetsiz, sosyal medyasız günlerin nostaljisini yapaduralım, uzak diyarlarda birileri insanlığın hikayesini yeniden yazıyor.

Mahabir Pun, Nepal’de bir öğretmen ve uzun yıllar internetin olmadığı bu yerlerden birinde yaşıyordu. O, sadece e-maillerini kontrol etmek ve göndermek için, yaşadığı yer olan Nangi’den Pokhara’ya kadar iki gün boyunca yürüyordu. Bu yürüyüşleri altı yıl boyunca her ay yaptı ve artık iyice yorulduğunda bir şeyleri değiştirmeye karar verdi.

https://i.ytimg.com/vi/FPfiUhn3AVk/maxresdefault.jpg

Her şey Pun’un 2001 yılında yardım istemek amacıyla BBC ile irtibata geçmesiyle başladı. Mühendisler ile ardı arkası kesilmeyen yazışmalar yaptı ve onlar da sonunda bir çözüm ürettiler; Kablosuz bir çanak ile Pokhara’dan bağlantı sinyali alabilirlerdi.

Projenin başarısı, Nangi’de sağlık hizmetleri, iş yaşamı ve topluluğun genç üyelerinin eğitimle ilgili umutlarını değiştirmişti. Ülke içinde bölgeye büyüme sağladı, bir iş bulma umuduyla başka ülkelere gitmek zorunda kalan genç jenerasyonun geleceğinde etkili oldu. Onların artık kendi kasabalarında yetenekleri geliştirmek için bir yolları var.

http://3.bp.blogspot.com/-gGFnrIeCNV8/T0s5pO78m3I/AAAAAAAAASc/lxcXIwpbUoo/s1600/Mahabir+Pun+at+work.jpg

Ama Pun kendi köyüyle sınırlı kalmadı; 2002’de 40’tan fazla köye internet ulaştırabilmek için Nepal Wireless Networkin Project’i başlattı. Pun, bu proje ile 2014’yılında aldığı The İnternet Hall of Fame de dahil olmak üzerre bir çok ödül kazandı.

https://philmuncaster.files.wordpress.com/2013/11/relay-tower-everest.jpg

Clemens Purner ise bu zorlu yolculuk hakkında ve internetin gelişiyle kasabada yaşanan değişimleri gösteren ilham verici bir film yaptı.

Film, Pun’un siyasi karışıklık döneminde, devlet wireless teknolojisi ve taşıyıcılarının ithalatını yasaklamışken köylere interneti nasıl götürdüğünü anlatmıyor.

Pun, BBC’ye yaptığı açıklamada bu durumu şöyle özetliyor; “İsyancılar bizim ağ hakkında çok şüpheci, biz aslında tüm kablosuz ekipman ve cihazları Amerika ve Avrupa’dan illegal yollarla getirdik.”

Ne diyelim; inanmak başarmanın yarısı mı?

Fotoğraflar: Clemens Purner

Bir Yorum Yazın