Havanın sıcaklığı azalırken film izleme keyfi artar. Battaniyeler dolaplardan çıkar, akşam erken çöker ve televizyon sevmeyenler için harika bir seçenek olarak filmlerin hayatımızda aldığı süre de artar.

Bu pazarı evde film izleyerek geçirmek istiyorum diyenler için seçtiğimiz 5 güzel film:

1- The Ice Storm (1997)

Connecticut banliyösü, 1973. Amerika Watergate skandalı ile çalkalanırken, Hood ve Carver aileleri Şükran Günü’nde aynı çatı altında toplanma planları yapmaktadır. İki aile de huzursuz sessizlikler, cinsel deneyimler, kültürel bir karmaşa ve seks oyunları içerisinde sürüklenmektedir. Herkesi bir araya getiren fırtınalı bir gece, bu iki aile arasında gizli kapaklı yürütülen ilişkilerin beklenmedik bir biçimde sonuçlanmasına sebep olur.

2- Mirror/Zerkalo (1974)

2. Dünya Savaşı’nın karanlık günlerini anlatan film, yönetmenin kendi çocukluğundan da izler taşıdığı gibi, Rus tarihine dair ilginç göndermeler de yapıyor. Yönetmenliğini Tarkovski’nin yaptığı filmde çocukluğun masumiyetinin savaşın dehşetine kurban gidişi anlatılıyor.

3- Force Majeure (2014)

İsveçli olan bir aile, Fransa Alplerinde tatil yaptıkları esnada tehlikeli bir çığa yakalanmaktadır. Anne, baba ve çocuklar çığdan sağ kurtulmayı başarmış olsalar da çığ ailenin rol dağılımını temelinden sarsmış bir durumdadır. Baba Tomas’ın (Johannes Kuhnke), yeniden bu rolü üstlenmek için büyük bir savaş vermesi gerekmektedir.

4- My Winnipeg (2007)

Kanada Pasifik Demiryolu’nun kurucusu William Cornelius Van Horne, 1888 yılında Winnipeg’de ilginç bir oyun başlattı. Kanada’nın zorlu doğa koşullarına bile başkaldıran bu demiryolu dehasının kışın ilk gününde “başla!” komutunu verdiği bu oyun şehrin tüm gençlerinin katılımına açıktı. Hepsinin eline birer harita veren Van Horne, onları bu haritanın gösterdiği hedefi bulmaya zorladı. Ödül, şehir dışına çıkan ilk trene “sadece gidiş” biletiydi. Buradan kurtulmak isteyen düzinelerce genç, şehrin altını üstüne getirip birinci olmaya çalışırken, büyük ödülün aslında şehirleri Winnipeg olduğu gerçeği ile yüzleştiler. Van Horne’un bu dahiyane numarası kesinlikle işe yaramıştı!

5 – Conte d’hiver (1992)

Felicie ve Charles çok hızlı ama ciddi bir tatil aşkı yaşarlar. Birbirlerine verdikleri adreslerde yaşanan bir karışıklık nedeniyle bir daha görüşemezler. Beş sene sonra Noel zamanında Felicie soğuk Paris’te annesi ve kendisine o yazdan hatıra kızıyla yasamaktadır. Kimi erkek arkadaş olarak seçmesi gerektiğine karar verememektedir ve kuaför Maxence ve entelektüel Loic arasında gidip gelmektedir. Ancak ikisine de bağlanamamaktadır çünkü Charles’ın hatırası her şeyin üzerinden kendini ona göstermektedir.

Bir Yorum Yazın