Kumsal hayvanlarının kompleks yapı ve davranışları yanıltıcıdır. Hedefleri daima hayatta kalmaktır. Bir böcek bir gelgitin gelişini algılar, döner ve yüksek bir yere doğru geri çekilir. Ayrıca, bir fırtınanın yüksek rüzgârlarını algılar, kendisini korumak için kumun içine bir çapa gibi saplanır.

Fizikçiden sanatçıya dönüşen Theo Jansen’in rüzgârla hareket eden kinematik heykellerinde sanat, bilim ve estetik bütünleşmiş geçmiş halde. Jansen’in 1990’dan bu yana nesiller boyunca evrimleştirdiği kinematik canavarları, kendine özgü karakterinin ve uyarlamalarının bir yansıması olarak Latince isimlere sahip.

Animaris Currens Vaporis ya da bir buharlı motor gibi puflayarak yürüyen “ yürüyen buharlı hayvan.”

Animaris Vermiculus, ya da adaşı wrigglelar gibi “solucan hayvan.”

Son modelleri okyanus suyunu algılayabilen basit bir pnömatik beyne sahip olan Standbeestler, aynı kumsal hayvanları gibi suda boğulmamak için kaçabiliyor, şiddetli rüzgârda olduğu yere tutunup fırtınanın geçmesini bekleyebiliyor.

Kuzey Amerika’daki ilk turunda sergi, The Strandbeests’in belgeseline yedi yılını harcayan Lena Herzog’un lirik fotoğrafları, canlı gösterileri, sürükleyici videoları ve sanatsal çizimleriyle aydınlanıyor.