“Geceyi Yaşa!” sloganıyla yola çıkan ve çeşitli korku, bilimkurgu, polisiye ve doğaüstü edebiyat eserlerini yan yana getiren “Kara Çınar” dizisinin beşinci kitabı olarak okurla buluşan “Üç Başlı Kerberos” modern distopyaların öncüsü ve paralel evren kavramının ele alındığı ilk spekülatif eserdir.

Zamyatin’in Biz’i ve George Orwell’in 1984’ünden önce 
Bennett’ın Üç Başlı Kerberos’u vardı.

Bir eseri yayımlanan Amerikalı ilk kadın bilimkurgu yazarı olduğu için bu türün de kurucuları arasında sayılan Gertrude Barrows Bennett’in kaleme aldığı romanda, “Üç Başlı Kerberos” şişesinin içinden çıkan gri bir madde, onu soluyanları Ulithia adlı tekinsiz bir diyara götürür. Tuhaf ağlarla örülü bu diyar, aslında başka bir zaman ve mekâna açılan bir yolculuğun ilk perdesidir. Cesur bir kadın olan Viola Trenmore, zeki ama utangaç Robert Drayton ve Viola’nın ateşli bir karakter olan abisi Terry, zamanda iki asırlık bir maceraya atılıp kendilerini 2118 yılında bulurlar.

Geleceğin dünyası artık bir kâbus halini almıştır. Vatandaşların ismi yoktur, birer “numara”dan ibaretlerdir. Gazete ve kitap okumak sadece ayrıcalıklı yöneticilere serbesttir. Penn Hizmeti adı verilen bir sistemin hüküm sürdüğü bu distopyada, kahramanlarımız kendilerini ölümcül oyunların içinde bulur. Sadece hayatlarını değil, bir dünyayı da kurtarmak zorundadırlar, ama hangisini? Geçmişi mi yoksa geleceği mi?