Zürih’te, geçtiğimiz Pazar günü açılan FIFA Dünya Futbol Müzesi, ziyaretçilerini sporun ikonik siyah ve beyaz kürelerinden biri tarafından değil, gökkuşağının bütün renkleriyle karşılıyor. Tüm dünyada FIFA ekipleri tarafında toplanan renklere göre düzenlenmiş 209 adetlik forma koleksiyonu futbolun küresel erişimini göstermektedir.

Müzeyi inşa etmek 3 yıl sürdü ve yaklaşık olarak 140 milyon dolar harcama yapıldı. Futbolun bugünkü durumundan ipuçları müze boyunca görülebilmesine rağmen, sergiler sporun geçmişine odaklanıyor. Futbol serüveni ziyaretçiler için alt kattaki “Planet Football” bölümünde başlıyor. Serüven, futbolun İngiltere’deki başlangıcından itibaren tarihsel bir şekilde ilerliyor.

İkinci aşamada, 1904 yılında FIFA’nın kuruluş keşfi ve Dünya Kupalarından oluşan biri bölüm, sanatçılar tarafından taratılmış posterler vb. bulunuyor. Dev ekranlarda dünya kupalarından enstantaneler, kısa filmler gibi hareketli görsel materyaller bulunuyor.

FIFA Müzesi, futbol tarihinin ve oyunun tüm dinamiklerinin evrensel boyutta ele alındığı bir futbol mabedi haline gelmiş. Ancak sayısız anı ve objenin arasında dolaşırken bunlardan 5 tanesi futbol tarihini varlıklarıyla anlatıyor diyebiliriz.

Jules Rimet Kupası (Fransa, 1930)

Jules Rimet Kupası Dünya Kupası galibine verilir. Herkesin rüyasıdır ve her futbolcu kazanmak ister. Dünya Kupası futbolun zirvesidir. Bu kupa, 1930’daki etkinliği ilk kazanan için ilk semboldür ve listenin başında yer almasının nedeni de budur.

1930 kupasının hikâyesi burada bitmiyor: İlk olarak 1966’da İngiltere’de ve 1983’te Brezilya’da olmak üzere iki kez çalındı. FIFA tarihçilerinden biri, FIFA arşivlerinde araştırma yaparken eski bir kutuda fotoğrafta görünen objeyi buldu. ( lapis lazuli parça, yarı değerli bir taş,1930’daki kupa tabanının bir parçasıydı)

Pelé eşofmanı  (FIFA Dünya Kupası, İsveç 1958)

Edson Arantes do Nascimento, bilinen adıyla Pele futbolun ilk küresel yıldızıydı. Mucize genç önce Brezilya milli takımına katıldı, Brezilya önceden hiç dünya kupası kazanamamıştı. 1958’de, Dünya Kupası finalinde takımına kazandıran gölü attı, sahada bayılmadan önce zaferi garanti altına aldı – tüm bunlar olurken sadece 17 yaşındaydı. Küratörler Pele’nin 1958’de giydiği eşofmanı görünce, onun olması gerektiğini biliyorlardı.

Robben Adası cezaevinden kürek (Cape Town dışında, Güney Afrika)

Altı yıl önce, FIFA Dünya Kupası’na Güney Afrika ev sahipliği yaptı. Siyasi tutukluların olduğu Güney Afrika Cezaevi Robben Adası’ndayken, özellikle Nelson Mandela FIFA’nın dikkat çekti.

Apartheid rejimine karşı mahkûmların zihinsel direncini kuvvetlendiren şeylerden biri futboldu. Hapiste iken, mahkûmlar Makana Futbol Federasyonu’nu kurdu ve diğer mahkûmlar ile futbol turnuvası düzenlediler. Umutlarını canlı tutuyor, ruhlarını yükseltiyor ve rejimin vahşetine karşı harika bir araç oluyordu.

Seçilen kürek, kalker ocağında çalışmak zorunda kalan ve gerçeklerden kaçılan nadir anlarda futbol oynayan Robben Adası mahkûmları tarafından kullanılıyordu Ayrıca tutuklu mahkûmlardan birinin hikâyesinin de parçasıydı, Tokyo Sexvale, son zamanlarda FIFA başkanlığı için de adı geçen Güney Afrikalı bir iş adamı. Sexvale Robben adasında Mandela’yla birlikte tutsaktı ve çıktığı yıldan beri, bir futbol finansörü oldu ve FIFA içinde inisiyatif alarak ırkçılığa karşı mücadeleyi destekledi.

Telstar Uydu Modeli (FIFA Dünya Kupası, Meksika 1970)

Dünya kupalarının en harikalarından biri, Pele’li Brezilya’nın üçüncü kez kazandığı, 1970 Meksika Dünya Kupasıydı. Fakat o yılın turnuvasını hafızalara kazıyan başka bir neden vardı:

Siyah – beyaz altıgenlerden yapılan futbol topu ilk kez kullanılıyordu. Öncesinde toplar farklı renkler ve tasarımlar yapılıyordu. 1970 topu, televizyonlarda daha iyi görünmesi için Adidas tarafından üretildi.

Meksika’daki kupanın resmi topu olarak, bir spor malzemeleri şirketi ilk kez özel bir futbol etkinlik için özel bir futbol topu üretti. Adidas, siyah yamalı beyaz küreye benzer bu yeni topa Telstar uydusundan esinlenerek Telstar adını verdi. Telstar, o yılki Dünya Kupası yayınları için kullanıldı – ilk renkli ve canlı yayın.

Japon Dünya Şampiyonu Kozue Ando’nun Forması (FIFA Kadınlar Dünya Kupası, Almanya, 2011)

2011 yılında, Alman kadın milli takımı, ev sahibi avantajıyla da Dünya Kupası’nın favorisiydi. Ancak, Japon milli takımı ev sahibini yendi ve ilk Dünya Kupasını kazandı.

Oyunun en baskın performansı Japon orta saha Kozue Ando’ya aitti. Oyunun gelişmesi ve futbolun misyonu açısından güzel bir olaydı. Hayallerin ötesinde bir başarıydı ve kazanma zihniyetine iyi bir örnek olduğu için müze yetkilileri Kozue Ando’nun formasını istediler.