Kafanızın içinde bir şarkının tek bir satırı sürekli dönüp durmaktadır. Siz istemeseniz de o oradadır.

O küçük iğrenç kulak kurdu sizi uyutmaz –özellikle de gerçekten uykuya ihtiyacınız olduğunda– ve yaptığınız her şeyle tekrar eden fon müziği haline gelir. Bazılarımız günün sonunda bilincimizi kaybedip uyuyacak kadar şanslıyızdır.

Bilim insanları yıllardır “istemsiz müzikal imgeler (INMI)” üzerinde çalışıyor – kulak kurtlarını tanımlayan çok zekice bir terim. Tetikleyen bir şey olmadan ortaya çıkmamaları ve “kurbanların” onları beyinlerinde yeniden oluşturamamaları sebebiyle kulak kurtları üzerinde çalışmak oldukça zordur.

Lassi A. Liikkanen’in Finli 12.420 internet kullanıcısı ile yaptığı araştırma, bize bu insanların %91,7’sinin haftada en az bir kez bu kulak kurtlarına maruz kaldığını gösteriyor.

Ama neden? Gerçekten neden? Cincinnati Üniversitesi Marketing bölümünde profesör olan James Kellaris’in Science Friday’e söylediğine göre, bazen hafif uyumsuzluklar içermesi ve basit olması sayesinde bir şarkı akılda kalıcı oluyor.

Bir kulak kurdu eğer parçanın nasıl biteceğini bilmiyorsan da oluşabilir. Bu unuttuğumuz noktaya geldiğimizde durmadan tekrar edeceğiz demektir. Psychology of Music adlı İngiliz dergisinden yayınlanan bir çalışma bu durumun dört tetikleyicisini ortaya koyuyor. Birincisi son zamanlarda duyulan bir melodi olması. Diğeri, bir kişi, bir yer vb. ile bağlı olarak tetiklenen bir melodi olması. Üçüncüsü yüksek bir duygu durum halinde işitilen bir şarkı olması, dördüncüsü ise sadece kendi içinize yaptığınız hayali bir yolculuk türü.

Lobes

Bir çalışma, birinin sağ frontal ve temporal lobunun etrafında olağandışı ince dış katmanı veya korteksi varsa, müzikle bağlantılı bu alanlarda kulak kurtlarına karşı daha büyük bir duyarlık oluşacağını ve daha özgür hareket edebileceklerini öngörüyor. İngiltere’deki Reading Üniversitesi’nden araştırmacılar ise bize şunu öneriyor; eğer beynine takılıp kalan bir melodi varsa sakız çiğneyerek ondan kurtulabilirsin. Peki, bu sayede gerçekten kulak kurdundan kurtulabiliyorsak ne ala!

Sheffield Üniversitesi’nden Victoria Williamason tarafından yapılan araştırma, bu iğrenç takıntılardan bizi kurtarmak için kullanabileceğimiz iki teknik olduğunu söylüyor. Birincisi, aklımıza takılan lanet olasınca şarkıyı bir yerlerden bulup sonuna kadar öğrenme. Diğeri ise bu şarkıdan kurtulmak ve şeytani büyüyü bozmak için gereken “anti şarkıyı” bulma.

Hiçbir sayıyı tekrar etmeden, saniyede yaklaşık bir tane olmak üzere zihinsel olarak rastgele numaralar oluşturmaya ne dersiniz? Scientific American’a göre mükemmel bir çözüm bulan Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları, bu işlemin kulak kurdunu öldürmek için tam olarak yeterli beyin gücünü kullandığını iddia ediyor.

Kapak Fotoğrafı: Kaspars Grinvalds