Bahman Ghobadi, 1969’da Iran-Irak sınırındaki, İran Kürtlerinin yaşadığı yer olan Baneh’te doğdu. Ghobadi, öğrenimi sırasında bir radyoda çalıştı. Daha sonra Senendec’de genç bir amatör olarak film yönetmenleri grubuna katıldı ve onlarla kısa metrajlı filmler yapmaya başladı. Ghobadi’nin ilk kısa filmi olan “Siste Yaşam” şimdiye kadar İran’da yapılan en ünlü/favori kısa film olarak kabul edilir.

Bu başarı, Bahman Ghobadi uzun metrajlı film yapması için cesaretlendirdi ve en bilinen filmi olan  “Sarhoş Atlar Zamanı” ile İran tarihinin ilk Kürt filmini yaptı. Bu film ve Ghobadi’nin yaptığı diğer filmler festivallerin hit filmleri olup onlarca ödül toplasalar da ülkesinde ya çok az gösterildi yada gösterime sokulmadılar.

İranlı başarılı yönetmenin imzası olan seçtiğimiz 5 film;

Sarhoş Atlar Zamanı

2000 yılında çekilen ve Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera ödülüyle onurlandırılan “Sarhoş Atlar Zamanı”nda Ayoub Ahmadi ve Madi Ekhtiar-Dini rol aldı.

Bahman Ghobadi’nin ilk filmi olan Sarhoş Atlar Zamanı’nda, İran-Irak sınırındaki bir Kürt köyünde anne ve babasını kaybeden kardeşlerin yoksulluk içinde geçen hayat mücadelesini anlatılır. Yaşamlarını sürdürebilmek ve engelli küçük kardeşleri Madi’yi tedavi ettirmek amacıyla sınır kaçakçılığı yapan ağabey Eyüp’ün önderliğinde var olma mücadelesi veren kardeşlerin hikâyesini anlatan bu film Orta Doğu halklarının, insanının toplumsal gerçekliğini de ortaya koymaktadır.

Kara Tahta

İran kırsalını belgeselvari bir tonda ele alan ve Bahman Ghobadi’nin de oyuncu olarak karşımıza çıktığı filmde  Behnaz Jafari ve Said Mohamadi gibi isimler de rol aldı.

Filmde öğretmenler, bir savaş sonrası yıkımının yaşandığı bir toplumda, sırtlarına yükledikleri kara tahtalarla eğitim için seyahat etmektedirler. Bu tahtalar sadece savaş çocuklarına bir şeyler katmak için değil; onları bir şeylerden korumak için de öğretmenlerin sırtlarında duruyorlar. Bir tarafta karmaşanın yarattığı dev bir enkaz dururken, diğer tarafta bilinmeyeni öğrenmenin ve öğretmenin gururu yaşanıyor.

Kaplumbağalar Da Uçar

Berlin, Rotterdam, Chicago, Tokyo ve San Sebastian Film Festivallerinde çeşitli ödüller kazanarak uluslararası başarılara imza atan filmde Soran Ebrahim ve Avaz Latif rol aldı.

Ghobadi’nin bir diğer filmi “Kaplumbağalar da Uçar” tıpkı “Sarhoş Atlar Zamanı” filminde olduğu gibi Orta Doğu’nun birçoklarınca görmezden gelinen gerçekliği mayın toplayarak hayatını idame ettirenlerin ve savaşın acımasız yüzünü hüzünlü bir hikâyeyle anlatmakta. Irak’ın Amerika tarafından işgaline günler kala Türkiye sınırına yakın bir Kürt mülteci kampında mayın toplayarak geçinen çocukların hayatına Halepçe’de Saddam rejiminin zulmüne uğramış bir ailenin geride kalan çocuklarının katılmasıyla gelişen hikâyede Ghobadi, mayın toplayıcılık, sakatlanan insanlar, ailesiz çocuklar, savaşın insan psikolojisini parçalaması ekseninde toplumsal mağduriyeti tüm çıplaklığıyla göstermekte.

Gergedan Mevsimi

Başroldeki Monica Belluci’nin yanı sıra Türk oyunculardan Beren Saat, Belçim Bilgin, Yılmaz Erdoğan ve Caner Cindoruk’un rol aldığı film, İranlı ve Türk oyuncuları bir araya getiriyor.

Filmde İranlı şair Sahel Farzan, 30 yıllık mahkûmiyet hayatından sonra serbest bırakılır. Fakat ailesini yaşadığı halde onun öldüğü haberini almış, sonrasında da ülkeyi terk ederek Türkiye’ye İstanbul’a yerleşmişlerdir. Bunun haberi alan Farzan, ne yapıp edip ailesini bulmak için İstanbul’un yolunu tutar. İkisi de hayatı allak bullak olmuş Sahel ve eşini bir araya getirmeye aşk yetecek midir? İran’da Şah’ın devrilmesiyle başlayan İslami rejim devriminin hemen öncesinde başlayan hikâye, bu politik değişimler ekseninde sancılı bir aşk öyküsünü beyazperdeye taşıyor.

Annemin Ülkesinin Şarkıları

Türkiye’de “Annemin Ülkesinin Şarkıları” adıyla gösterime giren Marooned in Iraq, tamamen amatör oyuncularla çekildi.

Eski eşi Hanareh’in çağrısı üzerine, kendisi gibi müzisyen olan oğulları Barat ve Audeh’i de alarak yola çıkan Hanareh Mirza’nın ve Körfez Savaşı sonrası Irak ve İran Kürtlerinin yol hikâyeleridir. Film, absürt sayılabilecek kahramanlarımızın trajikomik arayışlarını ve yolculuklarını anlatırken, arka planında da Körfez Savaşı’ndan yeni çıkmış bir halkın hikayesini de seyre sunar.