Lewis Carroll hayal dünyası geniş bir yazardı. Edebi saçmalık türünün öncüsü sayılan İngiliz yazarın kelimelerle tuhaf bir ilişkisi vardı ve hikaye anlatımı konusunda çok yetenekliydi. Mükemmele ulaşmak için birer şans olan bu yetenekler, modern tarihin en değerli masallarından birinin doğumunu sağladı: Alice Harikalar Diyarında.

Genç bir kızın bir tavşan deliğinden yer altına giden yolculuğunun bu hayali hikayesi artık pop kültürünün temellerinden biri. İlginç karakter kadrosunu ezbere bilir ve muhtemelen birkaç alıntı cümleyi de hatırımız da tutabilirken Harikalar Diyarı’nın arkasındaki yazar hakkında çok fazla şey bilmeyiz. Aşağıda yer alan Carroll’ın hayatından bazı başlıkları okuyarak onu biraz daha yakından tanıyabilirsiniz.

O BİR MATEMATİKÇİYDİ

Alice's Adventures in Wonderland Illustration

Lewis Carroll, 1832’de İngiltere’nin Cheshire, Daresbury kentinde bir Anglikan ailesine doğdu. Babası bir papazdı ve Carroll yatılı okula kaydolmadan önce evde eğitim gördü. Her iki eğitim ortamında da başarılı oldu. Genç yaşta şiir ve kısa öyküler yazmanın yanı sıra matematikte de başarılıydı. Sayılara olan bu yeteneği sayesinde onur derecesi ile mezun oldu ve daha sonra 26 yıl boyunca öğretmenlik yapacağı Oxford Üniversitesi’nden ders verdi.

Matematik Carroll’un sadece akademik çalışmalarında değil, yazısında da önemli bir rol oynadı. “Bakayım, eskiden bildiğim şeyleri şimdi de bilebilecek miyim? Dur bakalım: Dört kere beş on iki, dört kere altı on üç, dört kere yedi – Aman Tanrım!” diyor kahramanı Alice. “Bu gidişle yirmiye asla ulaşmayacağım!”

EDEBİ OLMAYAN TÜRLERİN ÖNCÜSÜ OLDU

Original Manuscript of "'Alice's Adventures Under Ground

Carroll, Alice Harikalar Diyarında kitabını 1864’te tamamladı. Kitap, Oxford’un başkan yardımcısı Henry Liddell’in kızlarına (Lorina, Edith ve Alice) anlattığı bir hikayeden uyarlandı. Yaşları 8 ila 13 arasında değişen kızlar, Carroll’ın yazdıklarını o kadar sevdi ki Alice’in isteği üzerine hikaye bir el yazmasına dönüştü. Caroll, 1864’te el yazması kitabını Alice’e verdi ve sadece bir yıl sonra hikayeyi yayınladı. Ünlü karikatürist Sir John Tenniel’in çizimlerine ek olarak, Mad Hatter ve March Hare gibi karakterlerin eklenmesiyle hikayede yeni katmanlar oluştu. Bu ince ayarlar başarılı oldu ve hikaye gerçeği çarpıtmasıyla ve dille oynayan bir kurgu türü olmasıyla “edebi saçmalık” adını alan türle yazın haritasına yerleşti.

“Bilmiyorum,” diye yazdı Carol 1889’da, “Alice Harikalar Diyarında orijinal bir hikaye olsaydı – en azından ben yazılı olarak bilinçli bir taklitçi olmadım. – Ama biliyorum ki, ortaya çıktığından beri bir düzine benzer hikaye kitabı da aynı şekilde ortaya çıktı. ”

ROMANIN KARAKTERLERİ GERÇEK İNSANLAR VE PEYNİRDEN İLHAM ALIYORDU

Illustration of the Cheshire Cat

Kitabı bu kadar başarılı yapan neydi? Carroll’ın baş döndürücü dili ve hikaye anlatma becerilerinin yanı sıra her yaştan okuyucular karakterlerin tuhaflığından keyif aldılar. Hikaye bir fantezi dünyasını keşfederken figürleri takip etse de birçoğu gerçek hayattan ilham aldı.

Her zaman merak edilen Alice karakteri Alice Liddell’e dayanıyordu; efsaneye göre Dodo kuşu, kekemelikten dolayı soyadını “Do-do-dodgson” olarak telaffuz eden Carroll’un kendisinden ilhamla ortaya çıktı; ve en önemlisi ise sırıtan Cheshire Kedisinin arkasındaki fikir: Büyük olasılıkla ilham kaynağı peynirdi.

Robert Allen Palmatier, “Food: A Dictionary of Literal and Nonliteral Terms” de şöyle açıklıyor: “Alice’te, Cheshire Kedisi bir ağacın gövdesinde yavaş yavaş kaybolana kadar sırıtarak oturdu ve gözden kaybolan son parçası o sırıtıştı.”

Kedinin ve sırıtışını kaynağına gelirsek; Sırıtan bir kedinin yüz şeklinin verilmesiyle ünlü Ceshire peyniri olduğuna inanılıyor. Peynir dıştan içe doğru yenilirken ağıza en son sırıtış girermiş.

 FOTOĞRAFA TUTKUSU VARDI

Portrait of Alice Liddell

Carroll’ın yetenekleri matematik ve “edebi saçmalık” ile sınırlı değildi. Aynı zamanda amatör bir fotoğrafçıydı ve çoğunlukla arkadaşlarını, ailesini ve en sevdiği küçük ilham perisi Alice Liddell’i fotoğraflardı. Carroll fotoğraflarını çekmek için karmaşık bir yöntem olan ıslak kolodyon yöntemini kullandı. “Hiawatha’s Photographing” şiirinde fotoğraf çekmenin zorluklarını detaylandıran Carroll, bunun aynı zamanda mistik olduğunu da söylüyordu.

GECE YAZABİLMEK İÇİN BİR ALET İCAT ETTİ

Carroll uyumakta zorluk çeken biriydi ve gece aklına bir fikir geldiğinde rahatça yazamamaktan dolayı mutsuzdu. Bu yüzden de bir icat geliştirdi: karanlıkta yazı yazmayı sağlayan Nyctograph. Bu alet sayesinde uyandığında yataktan çıkmadan ve bir ışığa ihtiyacı olmadan yazabiliyordu. Cihaz, on altı kareli deliği olan karttı ve steno benzeri noktalar ve çizgilerle yazmaya elverişliydi.