Her Eylül ayında, Beakerhead’de (Calgary, Kanada) özünde bilimsellik ve mühendislik olan kültürel çalışmalarla Big Bang Residency adlı bir program, etkinlikleriyle Calgary meydanları ve sokakları hareketlenir. Bu program aracılığıyla yaratıcı çalışmalar üretmeleri için dünyanın her yerinden katılımcılara çağrı yapılır.

Bu sene Calgary’de acayip işler oluyor. Duyuruyu yaptılar, Hollanda, Amerika, Polonya, İngiltere, Fransa ve Kanada da dâhil olmak üzere dünyanın her yerinden 19 takım başvurdu ve sonunda ortaya uzaylı, müzikli bir proje çıktı. İşin içinde bir uzay gemisi inşa etmek de var.

cal2

Eğlence, bilim ve teknolojinin bir araya geldiği programda öyle bedava da çalışmıyorsunuz, kazanan takıma, malzemeler ve sanatçı ücretleri için bir fondan 50 bin dolar bütçe sağlanıyor.

Bu yılın kazananı Bass Ship oldu. Yani yukarıda bahsettiğimiz multi-interaktif uzay gemisi. Ve bu gemi konser, festival gibi etkinlik deneyimlerinde bir devrim sayılabilir.

cal1

Kazanan ekip, Kuzey Amerika genelinde Coachella ve Shambala gibi endüstrinin en üstünde bulunan müzik festivallerini hedefleyerek üretti bu çalışmayı.

Bass Ship 14 Eylül 2016’da açılacak ve dünya, en azından müzik dünyası artık eskisi gibi olmayacak.

Bu uçmayan ama uçuran uzak gemisinden biraz bahsedecek olursak; The Bass Ship tam olarak sözsüz iletişim fikrini keşfeden, interaktif görsel-işitsel bir sürücü olarak tanımlanabilir.

cal4

Aslında bir etkinlik alanı olan uzay gemisine bindiğiniz andan itibaren çok üst düzey ve ilginç bir teknolojiye kendinizi teslim ediyorsunuz. Geminin kontrol paneli, Uzay Yolu gibi dizilerden aşina olduğumuz o renkli, ışıklı düğmeler bu kez galaksiler arasından dolaşmak için değil etkinlik katılımcılarını yönlendirmek için var.

Bütün bu alet edevat katılımcılara görsel ipuçları vererek yönlendiriyor ve katılımcının her bir hareketi etkinlik içeriği ile ilgili başka bir şeyi tetikliyor. Yaptığınız herhangi bir şey bir anda bir ışık gösterisine, bir video içeriğinin başlamasına, müziğin değişmesine neden olabilir.

Elalem yapıyor diyelim ve 2016 Eylül’ü beklemeye devam edelim.

Bir Yorum Yazın