Geçtiğimiz aylarda saldırılarla sarsılan Paris’te hayatın yeniden normalleşmesi için sanat aracı olmaya devam ediyor. 

Sokakların tekrar yaşanabilir bir yer olması için çaba harcayan 10. Bölge sakinleri, sokak ve Graffiti sanatçılarını, saldırıya uğrayan iki kafenin yakınlarındaki bir blok uzunluğundan bir duvarı boyamaya davet etti.

“Gerçekten korkmuştum ve tamamen yalnız hissediyordum.”

Bunu söyleyen sanatçı Diana Kami 10. Sokak’ta kızı ile yaşıyor. Paris’teki 13 Kasım saldırıları birçoğu onun mahallesinden 130 kişinin ölümüne neden oldu. Önceki hafta başından kızını okula bıraktıktan sonra içine sanat yapma arzusu doğdu ve bunu “neredeyse içgüdüsel,” diye ifade etti. Ardından yerel sokak sanatçılarının sık sık tuval olarak kullandığı Alibert boyunca bir duvara resim yapmaya başladı – saldırıların hedefi olan Le Petit Cambodge ve Le Carillon’a sadece birkaç adım uzaklıkta…

Kızlarını, duvarın arka tarafında bulunan okuldan alan birkaç anne, Kami’nin çalışmalarını dikkate aldı ve tüm duvarı boyamak için yerel yönetimden izin istedi.

Boya maliyetini karşılamak için mahalleden 500 Euro toplayan ve o annelerden biri olan Gaelle Giffard, “ Biz bir şey yapmak istedik,” diye açıklıyor hissettiklerini.

Sonuç olarak,  “Dessine-Moi un Bouquet,” adında, saldırılara karşı duvarları boyayarak tepki gösterecek olan,  sokak ve grafiti sanatçılarını davet eden, yanı sıra çocukları ve bölgenin sakinlerini de kapsayan topluluk çapında girişim ortaya çıktı.

Annelerden bir Kami’ye duvarın adının Le Mur de l’Amour ya da Wall of Love olduğunu söyledi. Uzun süredir sokaklardan yürümeyen korkan kadın için bunun sakinleştirici bir etkisi olmuştu. Yaşlı bir adam onu çizim yaparken izlediğinde huzur bulduğunu söyledi. Onun kendi katkıları için, Kami dalları uzamış ağaçlardan oluşan bir orman çizdi ve çizimi ile ilgili duygularını da şu kelimelerle ifade etti.

“Doğada, avcı kendini ormanda korur ve ağaç yaşamdır. Bu mahalleyi koruyorlar”

Aşağıda anı duvarına çizilen bazı resimlerden örnekler bulunuyor. Daha geniş bilgi için tıklayınız.

Fotoğraflar: Dmitry Kostyukov