Haftanın kitaplığı – 19 Mart 2018

Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye bir göz atabilirsiniz.

BABALAR VE KIZLARI – MARY TALBOT 

Bütün Kadınların Manifestosu: Babalar ve Kızları

Cinsiyet çalışmaları ile bilinen bir akademisyen olan Mary Talbot tarafından yazılan ve Bryan Talbot tarafından resimlenen Costa Biyografi Ödüllü Babalar ve Kızları, Desen Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.

Babası tanınan bir James Joyce uzmanı olan yazar Mary M. Talbot, kendi çocukluğu ile James Joyce’un kızı Lucia Joyce’un çocukluğunu eşzamanlı akıp giden özel bir anlatıda buluşturuyor. Yaşadıkları toplumsal dönemler arasında zaman farkı olsa da Babalar ve Kızları, paralel kurgusu sayesinde iki ayrı kadının baskıya ve toplumsal cinsiyet hiyerarşisine maruz kalmaları gibi ortak noktaları tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.

​Babaların kızlarıyla olan inişli çıkışlı ilişkilerine odaklanan bu dikkat çekici grafik roman, toplumda baskı gören kadınların gönüllü elçiliğini üstleniyor. Dönemler ve toplumlar farklı olsa da kadınların yaşadıkları zorlukların hiçbir zaman değişmediğine vurgu yapan Babalar ve Kızları, “ötekileştirildiği” için hayallerinin peşinden koşamayan bütün kadınların manifestosuna dönüşüyor.

VEDA EDERKEN – JUAN CARLOS ONETTİ

Kadın kafasında kurduğu tüm imgeleri unuttu, genç kızı tam karşısında durduğu gibi düşlediğini anımsadı, kızın yaşını, geçici güzelliğini, dürüst ve temiz yürekli ifadesinin sahteliğinin gücünü kabullendi. Yeniden, kendini hiç zorlamadan, eski bir alışkanlığın getirdiği kolaylıkla hayatı boyunca ona karşı kin duyduğu inancıyla genç kızdan nefret etmeye başladı.

Juan Carlos Onetti, bu kısa romanında ele aldığı konuya son derece farklı bir yönden yaklaşmış. Veda Ederken’de olayın kahramanı, son günlerini geçirmek için bir sayfiye kasabasına gelmiş, orta yaşın üstünde bir adamdır. Ama onu neredeyse hiç görmeyiz; öyküsünü kasabanın sakinlerinin gözünden bölük pörçük izleriz. Onetti’nin hınzır, çetin ama olağanüstü dünyasına hoş geldiniz.

Y – CEM AKAŞ

Dünyada Yapayalnız Kalmak Üzerine Bir Roman

Cem Akaş’ın kadınlar ve erkekler üzerine, arada sıkışmalar ve geçişler üzerine, toplum üzerine, ama en çok da koca dünyada yapayalnız kalmak üzerine kaleme aldığı Y adlı romanı Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Y kromozomunun yeryüzünden silinmiş olduğu, yüz elli yıldır yalnızca kadınların yaşadığı bir dünya. Geçmişin siyasetinden, ekonomisinden, toplum yapısından, kültürel birikiminden, ilişki biçimlerinden nefret edilen bir dünya bu, çünkü hepsi erkek yapımı. Artık yeni kurallar var, çünkü eski insanlar yok.

​Constantine, böyle bir dünyaya doğan bir erkek çocuk. Nasıl olduğu bilinmiyor. Onu kapılarının önünde bulup evlat edinen iki kadın, oğullarını tam bir kız gibi yetiştiriyor ve cinsiyetini herkesten –özellikle de devletten– gizlemeyi başarıyorsa da, bu yolun sonunun kısa sürede gelmesinden korkuyorlar.

BEYAZ GÜRÜLTÜ – DON DELİLLO

Çağdaş edebiyatın devi Don DeLillo’dan dehasıyla sarsan bir başyapıt: Beyaz Gürültü. Zamanımızın panoramasına dönük kara bir ayna, tüketime ve tükenişe odaklı yaşamlarımıza atılan acımasız ve esprili bir bakış. DeLillo’nun kahramanı bir Amerikan üniversitesinde, siyah güneş gözlüğüyle kendi icadı Hitler Çalışmaları bölümünde ders veren bir profesör: Jack Gladney.

Gladney, tutkuyla sevdiği dördüncü eşi Babette ve çocuklarıyla, sakin bir kasabada yaşıyor ve Hitler imgesiyle sağlamlaştırdığını sandığı yaşamının az çok güvenli olduğunu sanıyor. Ne ki günün birinde gökyüzünde kara bir bulut beliriyor ve durgun görünümlü, ideal yaşam en korkunç kâbusları aratmayacak bir hale geliyor.

Bir adamın tek kişilik medeniyeti, temellerinden sarsılıyor. Bir kadın, yakasına yapışan korkudan tuhaf bir anlaşma yaparak kurtulmayı deniyor. Kitleler, diktatörlerin önünde tek sıra olup diziliyor ve kalabalıklar Rock yıldızlarının önünde eğiliyor. Bütün bunlar fena  halde tanıdık geliyor ve bu ânı daha önce yaşamış olduğunuza dair tuhaf bir duygu sizi esir alıveriyor. Hayat bildiklerinizi hatırlamaktan, hatırladıklarınızı unutmaktan ibaret… Beyaz Gürültü: Ahir zamanlarda yaşama dair sarsıcı bir metin, dehşetli bir kehanet.

KÜÇÜK AMA BÜYÜK YALANLAR – LİANE MORİARTY

Küçük Ama Büyük Yalanlar

Liane Moriarty’nin dünya çapında altı milyondan fazla okura ulaşan kitabı Küçük Ama Büyük Yalanlar, hep kitap etiketiyle 16 Mart’ta İstem Erdener’in çevirisiyle dilimizde yayımlandı.

New York Times Çok Satanlar Listesi’nde 1 numaraya yerleşen roman aynı zamanda, başrollerinde Nicole Kidman ile Reese Witherspoon’un oynadığı bir televizyon dizisine uyarlandı. Küçük Ama Büyük Yalanlar (Big Little Lies), üç kadının çocuklarının karıştığı küçük bir olayın nasıl kontrolden çıktığını anlatan, soluksuz okunacak gerilim dolu bir roman.

​Yalnız bir anne olan ve şehre yeni taşınan Jane’in küçük bir oğlu ve beş yıldır sakladığı bir sırrı var. Diğer iki anne; her şeyi hatırlayan ve hiçbir şeyi affetmeyen Madeline ve herkesin durup bir kez daha bakacağı kadar güzel ama huzursuz Celeste, okulun ilk günü Jane’i kanatları altına alıyorlar. Elbette onların da kendilerine göre sırları var. Ancak bu üç kadının çocuklarının karıştığı küçük bir olay çabucak büyüyecek, okul bahçesindeki fısıltılar kötü niyetli dedikodulara dönüşecek ve artık kimse neyin doğru, neyin yalan olduğunu bilemez hale gelecek.

 

What's your reaction?

tr_TRTurkish