Birleşmiş Milletler bünyesindeki Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu’nun yayınladığı rapora göre doğa ciddi anlamda krizde.

Raporla, yerkürenin havası, suyu, karası isan eliyle yapılan faaliyetler nedeniyle büyük zarar gördüğü bir kez daha gözler önüne serildi.

Platformun üç yılda hazırlanan 1800 sayfalık raporu, bu alanda politika üretenler, karar verici konumunda olanlar için 40 sayfaya indirilerek özetlendi. 15 bin referans gösterilerek yazılan rapora göre insanoğlu evine iyi bakmıyor!

İnsanlığın yerküreye verdiği zararın son 50 yılda arttığına dikkat çekilen rapora göre bunun başlıca nedenleri 1970’den beri iki katına çıkan dünya nüfusu, dört kat büyüyen küresel ekonomi ve 10 kat büyüyen uluslararası ticaret. Kentleşen alanların 1992’den beri iki katına çıkması da etkenlerden biri.

“Zararlar ince birer çizikken son 50 yılda derin yarıklara dönüştü” denilen raporu hazırlayan isimlerden biri olan ABD’deki Minnesota Üniversitesi’nden Dr. Kate Brauman şunları söyledi: “Doğada ve biyo çeşitlilikte tahmin etmediğimiz kadar önemli düşüş ve zarar gözlemledik. Doğal yaşam insalık tarihinin hiç görmediği kadar büyük bir tehdit altında.”

Brauman, 2050’ye kadar olumsuz tablonun süreceğinin altını çizdi.

Raporda öne çıkan ve doğanın ne derece tehdit altında olduğunun somut göstergesi olan bazı veriler şöyle:

  • 1 milyondan fazla hayvan ve bitki türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
  • 1980-2000 yılları arasında 100 milyon hektarlık tropikal orman ağırlıklı olarak Güney Amerika’daki hayvan çiftlikleri ve Güneydoğu Asya’daki palm yağı üretimi nedeniyle yok oldu.
  • 1700’deki sulak alanların sadece yüzde 13’ü 2000 yılına kadar varlığını koruyabildi.
  • Günümüzde hayvan ve bitkilerin yüzde 25’i tehdit altında.
  • Plastikten kaynakalanan çevre kirliliği 1980’e oranla 10 katına çıktı.
  • Her yıl 300-400 milyon ton ağır metal ve eritici madde ve başka atıkları su kaynaklarımıza atıyoruz.
  • 2014 yılında okyanusların sadece yüzde 3’ü insanlığın baskısından özgürdü.
    Balıklar hiç olmadığı kadar tehdit altında. 2015’te balıkların yüzde 33’ü türlerini sürdüremeyecek ölçütte üredi.
  • Doğal ekosistemler yüzde 47 oranında kan kaybetti.
  • Vahşi hayvanların biyokütlesi (bir ekosistemde belirli bir zamanda yetişen canlı sayısı) yüzde 82 oranında düştü.
  • Resiflerdeki mercanlar son 150 yılda yarıya indi.

diken