Yüzü siyah beyaz bir maske ile gizlenmiş olan sokak sanatçısı CK1, “Renklerin İsyanı” (Mutiny of Colors) fragmanında “Graffiti mutlak bir suçtur”, diyor.

IndieGogo üzerinden destek almaya devam eden belgesel hala yapım aşamasında ve görsel olarak çarpıcı, politika yüklü grafik resimlerle özgürlük ve sevgi yayan İranlı sokak sanatçılarının izini sürüyor. Yönetmenliğini Zeinab Tabrizy ve  Paliz Khoshdel’in yaptığı film çoğunlukla sokak sanatçılarını kendi perspektiflerden anlatımına dayalı. Her paylaşım sokak sanatçılarının sanat üretme deneyimleri ve sonuçlarıyla başetmeye çalışmakla ilgili.

“Burası İran”, diyor maskeli bir sokak sanatçısı. “Eğer duvardaki resmi bitirdiğinde tutuklanırsan, onlar senin Satanizm ya da Batı kültürü destekçisi olduğunu varsayacaklar! Yaptığımız şey tamamen farklı. Temalarımız çocuk hakları, barış ve dostluk içeriyor. Devletin düşündüğü şeyi değil.”

Film beş sanatçı üzerine odaklanıyor, her birine benzersiz bir bakış açısı getirirken, şehrin duvarlarına ve caddelerine dokunuyor. CK1, savaş karşıtı bir tavırla çalışıyor ve İran edebiyatının unsurlarını içeren işler yapıyor. OMET, nostaljiyi dâhil ediyor ve çocukluk teması üzerinde duruyor. BrotherIcy ve Sot, İran sokak sanatı oyununun en ikonik isimlerinden ikisi, barış ve dostluğu ön plana çıkaran resimler yaratıyorlar. Filmin final bölümünde Lady Green var, hükümetin yasal duvar resimleriyle illegal graffitileri karşılaştırıyorlar, İran 1979 devrimi ve 2009 yeşil hareketinde grafitinin etkisini de analiz ediyorlar.

İran İstihbarat Güçlerinin onları bulup tutuklamasını engellemek için, sanatçıların hepsi kameraya maskelerini takmış şekilde konuşuyor. “Sokak sanatı yaparken sakin kalamazsın” diyerek CK1 devam ediyor, “Hatta evden dışarı rahat çıkamazsın. Birileri daima seni izler. Ya da biri seni kontrol eder. Paranoyak olursun.”

Beş sanatçının konuşmalarından ayrı olarak, film anonim sanatçıların İran’ın duvarlarında yaşayan bir dizi çalışmasına da değiniyor. İran’ın Banksy’si olarak anılan Black Hand, cinsiyetçilik ve Ortadoğu’da organ kaçakçılığı üzerine çalışmalar yapıyor.

Sanatçı Guardian’a verdiği röportajda sokak sanatıyla ilişkisini şöyle ifade ediyor: “Ben sokak sanatını seçtim, çünkü galerilerin tekeline karşı korunmak istiyorum… Bizim entelektüel ve sanatsal toplumumuz küçümsüyor ve sıradan insanın gücünü görmezden geliyor… Ben çalışmamın, ciddiye almayan bazı insanlardan çok halk tarafından görülebilmesini tercih ediyorum… Şehirdeki duvarların benim tuvalim olduğunu hissediyorum. En büyük izleyicisiyle, şehir en büyük galeri…”

The Joker olarak bilinen bir diğer sanatçı, varolan graffiti görüntüsünü bozuyor ve Joker’in korkunç gülümsemesini bir imza şeklinde stencil tekniği ile üzerine uyguluyor. – evet, Heath Ledger olanı –ve bir kararmış imza… Bu kurnaz sanatçı,  nasıl o kadar çabuk hareket ettiği konusunda da  çoklarını şaşkınlığa uğratıyor.

Filmin yapımının ilerleyişi ve içerdiği artistlerin tümü hakkında yapımcı Tabrizy ile konuşulduğunda; O, çalıştıkları koşullar nedeniyle haklarında çok az şey bilindiğini vurguladı ve ardından İran sokak sanatı dünyasının önemli 12 sanatçısının çalışmalarının görüntülerini dünya ile paylaştı.

Nitekim, fotoğraflar, sanatçılar hakkında güçlü, parlak, meydan okuma ve umut dolu şeyler söylüyor…

12 İranlı Sokak sanatçısı ve kolektiflerin çalışmalarına aşağıda göz atabilirsiniz. Ve IndieGogo sayfasında “Mutiny of Colors” başlığından daha fazla şey öğrenip bağış yapabilirsiniz.

1 – Geo & Mr. Killuminati

2 – Black Hand

3 – Everythingbyenosh

4 – Ghalamdar

5 – Ill

İran_Graffiti

 

6 – Joker

7 – Mad

8 – PST

9 – Ront

10 – Taha

11 – Wormbrain & Blind

12 – Nafir

Bir Yorum Yazın