Ateş Edecek Misin?, Kendi Evimde Deplasmandayım, Takımdan Ayrı Düz Koşu gibi sloganlaşan ve yenilikçi söylemler eşliğinde akustik ev videoları sayesinde müzik dağarcığımıza katıldı Yüzyüzeyken Konuşuruz.

Geçen zaman içerisinde de görülüyor ki grubun en etkili silahı yine söylem ve kurguda saklı.

Kaan Boşnak, Engin Sevik, Can Tunaboylu ve Can Kalyoncu‘dan oluşan topluluğun 4 yıl aradan sonra yayımlanan albümü “Akustik Travma”. Albümdeki 9 parça Kaan Boşnak imzasını taşıyor. Esasen ekibin müziği kadar Kaan’ın ozan kişiliği ve yaşadıklarını çoğu zaman kara mizah noktasına vardırırcasına renkli aktarabilmesi de işin alametifarika boyutu.

Bir de her geçen gün kişilik özelliklerini korumaya devam ederken üzerine müzikal katmanların çeşitlendiği detaylar eklemeleri dikkat çekiyor. Anlatım bakımından sade olduğu kadar sürükleyici  düstur devam ederken günlük hayatın, sıradan hatta sıkıcı bir günün bile karikatürize edildiği öyküler üzerine oturuyor şarkıları.

“Yaramıyorsa içmiycen başgan”a bağlanan ve Bodrum’a varan hikâyenin bir bölümü “sen hangi eylül ben hangi başak” söyleminden hareketle çoktan kendi lisanının bağımsızlığını ilan etmiş durumda. Buradan hareketle rahatlıkla her defasında Yüzyüzeyken Konuşuruz süzgecinden geçip giden bir seyrüsefere kapılmak kaçınılmaz oluyor.

İlgili resim

“Akustik Travma” için her kafadan farklı ses çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Geçmişin, akustik yoğun sayfalarını karıştırmaya meyil edecek dinleyici kadar günümüzün müzikal eğilimlerini takip etmekten hoşlanan bir kesim de olacaktır. Herşey bir yana işin tamamına can kulağıyla ve alıcı gözle bakıldığında ortaya çıkan kurguyu içselleştirmek muhtemel.

Albüm genelinde alternatif tonlarla hoş bir uyum yakalanmış. Her defasında oyuna kattıkları ironi katsayısı da onları daha da keyifle dinlenir kılıyor. Örneğin “Gel vur beni unutursam” gibi birçok boyu uzun laf akla takılıp kalacaktır.

Efkâr da mevcut, kafaya isabet eden taşlara hedef olmak da var. Toplam hissiyat ve üzerine kafa patlatıldığı âşikar sözler bundan sonraki çalışmaları için takip edilecek ilk özellikler olacaktır Yüzyüzeyken Konuşuruz’un.

Müziklerine yeni tarifler katarlarken daha fazlasını görmek de mümkün olabilir, kim bilir?