Kadının öteki olmasına, ataerkil düzende baskı altında tutulmasına önyargılara, varoluş sıkıntısı çeken bireyler olmasına imgesel bir dille, zaman zaman felsefi bir söylemle başkaldıran cesur kadındır Leylâ Erbil, ama hep tuhaf olarak adlandırılmıştır.

Kadınların toplumda varoluş mücadelesini anlatan yazarların başında gelen ve Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterilen ilk Türk kadın yazar olan Leylâ Erbil’deki kadın söylemini anlamak için bakmamız gereken kitapların başında artık Elmas Şahin’in Leylâ Erbil kitabı yer alıyor.

Değerli hocam Elmas Şahin’in geçtiğimiz aylarda Yitik Ülke Yayınları’ndan çıkan Ahmet Hamdi Tanpınar ve Virginia Woolf üzerine karşılaştırmalı bir çalışma olan Zamana Vuran Dalgalar’ın ardından Leylâ Erbil Kitabı da nihayet okuyucuyla buluştu. Kitap bizi Leylâ Erbil’in eserleri arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Uzun yıllar egemen olan erkek söylemine son veren Leylâ Erbil’in ilk öyküsü ‘Uğraşsız’dan itibaren toplumun baskısı altında ezilen kadının özgürlüğe doğru bata çıka yalın kılıç koşuşu son eseri Tuhaf Bir Erkek’i de içine alan Leylâ Erbil Kitabı ile Erbil severlerin ilgisine sunuluyor.

Elmas Şahin’in 2009 yılında yapmış olduğu doktora tezine bazı değişiklikler ve eklemeler yaparak hazırladığı eseri beş bölümden oluşuyor. Birinci bölümde hayatını okuduğumuz Leylâ Erbil’in aslında eserlerinde hayatından kırıntılara yer verdiğini fark ediyoruz. İlk bölüm Leylâ Erbil’in aramızdan ayrılışıyla son buluyor. Elmas Şahin’in deyimiyle “Tuhaf bir kadın gidiyor geride Tuhaf bir Erkek kalıyor”… (s.35)

İkinci bölüm Feminist Edebiyat Kuramı ve Eleştirisi başlığını taşıyor Leylâ Erbil’in eserlerinin içinde rahatça dolaşabilmek için gerekli olan anahtar feminist edebiyat kuramı ve eleştirisidir. Feminist kuram ve eleştiri Leylâ Erbil’in kapalı simgelerle yoğurduğu eserlerindeki ıtır, fesleğen, balık, kuş, böcek, dibi yanmaktan kararmış “kutsal kâse” gibi sık kullandığı imgesel söylemlerini anlamlandırabilmek için gereklidir. Kuramın tarihsel gelişiminden feminizmin disiplinler arası boyutta gelişimine dek bir dizi feminist yaklaşımlara bu bölümde yer verilmiş. Eserin ilk iki bölümü bizi esas bölüme yani üçüncü bölüme hazırlıyor üçüncü bölümde Leylâ Erbil’in eserleri feminist bir yaklaşımla irdeleniyor. Cinsiyet ve cinsellik, aldatma, anne kız çatışması, bekâret, ataerkillik, ensest, iğdiş etme, özel ve kamusal alan, özgürlük ve eşitlik, sosyalizm, Marksizm, varoluş, kavram olarak kadın ve erkek başlıkları altında Leylâ Erbil’in kelimelerini, imgelerini hatta noktalarını ve virgüllerini anlamlandırıyoruz. Kelimelere nasıl farklı anlamlar yüklediğini onları derin ve farklı bir boyuta taşıdığını görüyoruz.

Leylâ Erbil’de cinsellik, kadının toplumdaki yeri ve var olma mücadelesi sorgulanıyor. Kadın toplum tarafından ona biçilen değerlerle yaşamak zorundadır toplumun gözleri daima kadının üzerindedir kadın toplumun onu kıstırdığı kutudan çıkmak ister peki Leylâ Erbil’in kadınları nasıldır? Bu sorunun cevabını da Elmas Şahin’in eserinde buluyoruz.

Dördüncü bölüm Leylâ Erbil’in Şiir ve Romanları Beşinci Bölüm ise Kitaplaşmamış Öyküleridir. Leylâ Erbil’in son iki romanının daha önce yazılan manzum romanlardan farkları üzerinde durulur. Postmodern şiir tarzını romanda nasıl uyguladığı ayrıntılı şekilde anlatılır. Leylâ Erbil’in kendine özgü dili, noktalama işaretlerini kullanımı bir başkaldırıdır. Erbil, kadını sıkıştırıldığı fanustan çıkartır birey olduğunu hatırlatır. Elmas Şahin bir bakıma bize Leylâ Erbil’i anlama kılavuzu sunmuş bu kitapla. Leylâ Erbil’in eserlerinde çıktığımız yolculuk kitabın sonunda Elmas Şahin’in yaptığı değerlendirmeyle son buluyor ama Elmas Şahinin de dediği gibi “daha keşfedilmeyi bekleyen o kadar çok şey var ki…” (s.488)

Burcu Rabia Kaya
Leyla Erbil Kitabı
Elmas Şahin
Türkçe
496 s. Yitik Ülke Yayınları