ABD merkezli start-up SE Aeronautics, düşük karbon ayak izi teknolojisiyle ticari havacılıkta devrim yaratabileceğini iddia ettiği fütüristik, altı kanatlı SE200 uçağının tasarımını açıkladı.

SE Aeronautics, “süper verimli” subsonik SE200 jetinin 264 yolcuyu Mach 0.9 hızında (Mach 1’deki ses hızının hemen altında) 16.994 kilometre (Londra’dan Sidney’ye yaklaşık uzaklık) taşıyabileceğini söylüyor. Geniş gövdeli SE200 tasarımının en göze çarpan özelliği, gövdesinin her iki yanında üçerli “üç kanatlı” konfigürasyonda altı kanadı olmasıyla tamamen kompozit bir uçak olması. Ancak en önemlisi, benzer geleneksel uçaklardan çok daha düşük karbon ayak izi ile uçabileceği iddiası. Patent bekleyen SE200, CO2 üretimini koltuk kilometresi başına tahmini yüzde 80 oranında ve yakıt kullanımını da tahmini yüzde 70 oranında azaltacak. SE Aeronautics’in iddiası şu: “Bu, uçak gövdelerimiz tamamen uygulandığında 100 milyar galon yakıt (2019) kullanmaktan 30 milyar galon yakıt kullanmaya geçeceğimiz anlamına geliyor.”

Bunun yanı sıra elektrikli ya da hidrojenli motor sistemlerinin “tasarladıkları gövdeyi kullanırken mutlak verimli” çalışacağını söylüyorlar. Peki SE Aeronautics bu mühendislik başarılarını nasıl elde edecek? Bir uçak, örneğin kalkış ve iniş sırasında ya da taşıdığı ağırlık açısından ne kadar çok çalışmak zorunda kalırsa o kadar fazla yakıt yakar. Yeni SE200’de bu durum, daha fazla yakıt verimliliğine ve daha kısa kalkışlara katkıda bulunan yüksek kaldırma kanatlarıyla ve minimum sürtünme ile oldukça akıcı bir genel tasarımla desteklenmiş.

SE200’ün ayrıca yolcular için daha güvenli olacağı iddiası da var. Gövdenin orta kısmındaki motorlara sahip diğer uçakların aksine, SE200’de motorlar arkaya monte edilecekler ve bu da kuşların içlerine girip arızaya neden olma olasılığının azalması anlamına geliyor. Tek parça gövdenin de ikiye ayrılma olasılığı daha düşük olacağı söyleniyor.

kaynak