Üç saatlik gizemli bir sürüşle ulaşılan Ölüm Şehri’ne kendine yakışır şekilde gizli ve tehlike bir yoldan gidiliyor.

Dargavs Köyü ya da Ölüm Şehri, vadide yaşayan insanların sevdiklerini kendi eşyaları ve elbiseleriyle gömdüğü antik bir mezarlığa sahip. Vadi 17 kilometre boyunca uzanıyor ve yaklaşık yüz adet kritp içeriyor (kilisenin mezarlık olarak kullanılan mahzeni.)

Şehre girdikten sonra göreceğiniz birçok küçük ev aslında tarihi 16. Yüzyıla kadar dayanan taş kilise mezar evleri. Her birinin önünde kişinin cennete gidip gitmediğini söyleyen bir de kuyu bulunuyor. Ziyaretçiler kuyuya bir demir para atar ve eğer para kuyunun dibinde bir taşa çarparsa bu iyiye işarettir.

Osetler, mezarlığın 400 yıl önce insanların nasıl yaşadığını anlamamıza yardım ettiğini söylüyor. Orada bulunan bazıları bilimsel olarak cezbedici ilginç ögeler arkeologların siteyi tamamen keşfetmesi için onu daha ilgi çekici kılıyor. Site birçok efsane ve mitlerle fazlasıyla mistik bir yer. Bir zamanlar eğer birileri şehri almaya çalışırsa onların bir daha asla canlı olarak gün ışığına çıkamayacağına inanılırdı.

Osetya’nın 18. Yüzyılda vebanın pençesine düştüğü hakkında yerel efsaneler var. Klanlar, hasta aile üyelerinin ölene kadar yaşamaları için, yiyecek temin edilen ama hareket özgürlüğü olmayan karantina evleri inşa etmiş. Yanlarında onları gömebilecek bir aile üyesi olmadan, ölene kadar dev mezarların içinde bekliyorlardı. Ölümleri çok yavaş ve acılı oluyor ve onlar Ölüm Şehri’nde kalıyorlardı.

Yakın çevresinin yanı sıra tüm dünyadan turist çeken site, ulaşım ve bulunması zor bir lokasyonda olması sebebiyle hiçbir zaman bir insan akınına uğramıyor.  Yerliler, parlak şehirlerin gençlerin üzerindeki cazibesinde ve gençleri birçoğunun gitmesinden şikâyetçiler. Rusya dünyaya böyle eşsiz yerler sunarken, bu tarihi mekânlara olan ilgili nedense pek azdır. Bununla birlikte, şayet Kuzey Osetya’da biraz zaman geçirirseniz, şehirde ve civarındaki o antik etkiyi hissetmenizin mümkün olduğunu söylüyorlar.

atlasobscura