Prof. Dr. Üstün Dökmen kişisel gelişim romanı Direksiyon’da, düşünen insanı en çok meşgul eden özgürlük, mutluluk ve aşk gibi konuları, zekice kurguladığı ve güçlü bir üslupla beslediği sürükleyici bir yol hikâyesiyle ele alıyor.

Usta yazar, Epsilon logosuyla yayımlanan romanında hem bireylerin hem de toplumların çizdiği daireleri ve çıkmazları direksiyon metaforuyla aktarıyor.

Aşk ya da iş hayatında sürekli kendi çemberimizi sağlamlaştırmak yerine, çemberin dışına çıkıp dünyadaki yerimizi sağlamlaştırmanın mümkün olduğunu gösteren Direksiyon, okuyan herkesi kendi hayatının direksiyonuna geçmeye davet ediyor.

TANITIM BÜLTENİNDEN:

Usta yazar Üstün Dökmen, Direksiyon adlı romanında, düşünen insanı en çok meşgul eden konuları, özgürlüğü, mutluluğu ve aşkı zekice kurguladığı ve güçlü bir üslupla beslediği sürükleyici bir yol hikâyesiyle ele alıyor.

“Ben niçin sürekli çember çiziyorum? Gittiğim yol direksiyonuma benziyor. Ben mi çiziyorum çemberi, yoksa birisi mi çizdiriyor? Direksiyonumun patronu kim?”

Ateş, Canbal’a,

“Kuyunun etrafında dönen beygirlerin gözlerini, günü, gece sansın diye mi bağlıyorlar?” diye sordu.

“Yok, gözlerini bağlamalarının asıl sebebi, ileriye gittiğini sanması içindir. Eğer gözleri bağlı olmazsa beygir, aynı noktanın etrafında dönüp durduğunu anlar, bir süre sonra da durur, dönmeyi bırakır. Gözleri bağlı olduğu için döndüğünü fark edemez, çevredeki manzaranın hep aynı kaldığını anlayamaz, sürekli ileriye doğru gittiğini zanneder,” dedi.

Dolap beygirinin çemberi zorunludur, ya sizinki?

Aşk ya da iş hayatınızda bazen sürekli kendi çemberinizi sağlamlaştırmak yerine, çemberinizin dışına çıkıp dünyadaki yerinizi sağlamlaştırabilirsiniz.