Modern orkestranın oturma düzeni insan kulağının dinleme önyargısının aynasıdır…

Bir konser salonunda sahnedeki senfoni orkestrasına baktığınızı hayal edin. Pes sesli yaylıların tiz sesli yaylıların solunda oturduğunu hiç fark ettiniz mi? Soldan sağa doğru ilerledikçe genellikle kemanlar, viyolalar, çellolar ve kontrbaslar görülür. Bu, soldaki tiz seslerden sağdaki pes seslere bir ilerleyiştir. Neden mi? Orkestranın düzenlemesi, yolun sağ tarafından gidilmesi gibi kültürel bir özellik değildir. Bilakis, kendi biyolojik yaradılışımızdan kaynaklanmaktadır.

Tiz sesler beynin sol yarısında daha iyi işlenebilme eğiliminde iken, pes sesler de aynı şekilde beynin sağ yarısında daha iyi işlenebilme eğilimindedir. Bu organizasyonun müziğin çok ötesinde etkilere sahip olduğu düşünülmektedir, hatta belki de dilin daha çok beynin sol yarım küresinde işlenmesini açıklamaya da yardım eder. Yani, beynimin tiz sesleri daha iyi işleyen parçası, daha tiz perdeli enstrümanların oturduğu yerde bulunur: Solda

Ama hikâyenin sonu bu değil.

Şaşırtıcı şekilde, beynin dışındaki sağ-sol farklılıkları genellikle çaprazdır ve beyinde sağ-sol işlemi haline gelmiştir. Örneğin, sahnede gördüğünüz çellist yayını beyninin sol yarım küresinin kontrol ettiği sağ elinde tutar. O, müzik notalarına baktığında, sağdaki sayfa beyninin sol yarısındaki görsel kortekse yansıtılacaktır. Bir keresinde, diğer tarafta hareket başlatmak için işaret parmağından kaynaklanan manyetik dalgalarla motor korteksimin bir tarafı uyarıldığında, beynin bu ilginç gerçeğiyle ilgili deneyimi canlı şekilde yaşadım.

İnsanların böyle kafa karıştırıcı bir beyin organizasyonu ile nasıl geliştiği büyük ölçüde belirsizdir. Diğer omurgalı türlerle sağ-sol geçişini paylaşmamız nedeniyle insanın benzersiz bir şey olması ile bağlantılı değildir (dil üretme yeteneği gibi). Bunun yerine, geçiş muhtemelen denizde birkaç milyon yıl önce yaşamış bir ataya kadar geri gider. Her nasılsa, bu ata başını bir yöne 90 derece döndürecek ve vücudunu diğer bir yöne 90 derece döndürecek şekilde gelişti. Sonuç tam olarak 180 derecelik bir dönüş: sağdan sola ve soldan sağa olacak şekilde.

Sağ-sol geçişinin bir orkestra dinleyen modern insan için garip bir sonucu vardır. Sağ kulak sol işitme korteksine düşen tiz sesleri daha iyi duyar. Genellikle sol tarafta oturan dinleyici için bu optimal tiz enstrümanları duymak için yanlış tarafta yer almak demektir.

Orkestranın oturma planı, sağ taraftan tiz sesleri tercih eden izleyicilerin beyinlerini hesaba katmaz. Bunun gerçekten önemli olmadığını düşünebilirsiniz. Tiz sesleri duymak için sağ kulağınızın avantajlı olduğuna ne kadar sıklıkla dikkat ediyorsunuz? Belki de hiç. California Üniversitesi’nden psikolog Diana Deutsch bunu göstermek için; San Diego perdenin nasıl işitsel korteksinin arasında bölündüğünü tecrübe ermeni sağlayana çarpıcı bir illüzyon yayınlamıştır Aşağıdaki ses kaydını dikkatle dinleyin (yanılsamayı algılamak için stereo bir kulaklığa ihtiyacınız olacak):

Deutsch’s Scale Illusion

Hangi kulağınızda yüksek melodiyi duydunuz? Şimdi, kulaklığınızın yerini değiştirin ve aynı kaydı tekrar dinleyin. Yüksek melodi bu kez hangi kulağınızda? Eğer yüksek tonlar için gerçekten bir sağ kulak avantajı varsa, iki sorunun da cevabı sağ kulak olmalıydı. Son olarak, aynı kaydı yeniden çalım ama bu kez kulaklardan sadece birini takın.

İllüzyon sırasında, tiz ve pes sesleri hem sağ hem de sol kulakta gerçekten duyabiliyordunuz. Ama beyin organizasyonun getirdiği önyargılar sebebiyle beyniniz konumu yeniden düzenler.  Eğer sağ kulak tiz sesleri daha iyi duyuyorsa, neden tiz sesli enstrümanlar sol tarafta konumlanır? Bu müzisyenlerin kendileri için faydalıdır. Birlikte düzenli bir şekilde çalmak için birbirilerini dikkatlice dinlemeleri gerekir.  Bu nedenle, vücudun tiz sesleri daha iyi duyan tarafında olacak şekilde en uygun pozisyonda otururlar.

İlginçtir ki bu az miktarda da olsa dinleyicinin zararınadır. Modern orkestranın oturma düzeni insan kulağının dinleme önyargısının aynasıdır. Kulaklar, dinleme önyargısının oluştuğu beynin ters hemisferin işitsel korteksini korur.

Böylece, bir orkestranın oturuşundaki görünüşte kültürel gariplik gerçekte beyin organizasyonunun bir biyolojik tuhaflığının sonucu olabilir. Bu sadece sağ ya da sol tarafta araç sürmeye benzer bir tarihi bir rastlantı değildir. Konser salonunda, kültür ve biyoloji iç içe geçer.

Aeon sitesinden, Richard Kunert‘in makalesinden alınmıştır. 
Fotoğraf, Charlie Nguyen