Yeni koronavirüs ile mücadelede her birimizin uygulayabileceği basit bir önlem var ama bu çoğumuza neredeyse imkânsız görünebilir: Yüzümüze dokunmayı bırakmak!

Uzmanlar, koronavirüse yakalanma ihtimalinizi azaltmak için yüzünüze dokunmayı bırakmanızı söylüyor. Bu konudaki taktikler arasında yünlü eldivenler ve eliniz yüzünüze doğru hareket ettiğinde uyarı sesi veren bir uygulama da var.

Ne yazık ki yüze dokunmak strese verdiğimiz içgüdüsel bir yanıt ve kırılması zor bir alışkanlık.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hastalığın yayılmasını durdurmanın etkili bir yolu olabileceğinden bilhassa gözlere, buruna ve ağzına dokunmaktan kaçınmamız gerektiğini söylüyor.

Virüsler masaüstlerinden kapı kollarına kadar çeşitli yüzeylerde günlerce yaşayabilir ve ellerimiz aracılığıyla giriş noktalarından vücudumuza geçebilir.

Dokunma! Yüzünüze dokunmayı nasıl durdurabilirsiniz? Bu alışkanlığı bırakmak için yapabileceğimiz bir şey var mı?

İnternet tabanlı yeni bir uygulama olan “donottouchyourface.com” insanların yüzlerine dokunmaktan kaçınmasına yardım etmek için yapay zekâ teknolojisini kullanıyor. Bir internet kamerası aracılığıyla, kullanıcının davranış kalıplarını öğrenen yapay zekâ ve kullanıcı ellerini yüzüne götürürse bir uyarı sesi çıkarıyor.

Ohio’dan bir aile doktoru olan Dr. Will Sawyer da vücudun mukoza zarlarının enfeksiyona karşı savunmasız olduğu T bölgesinden (gözler, burun ve ağız) dokunmayı engelleyerek çocukları güvende tutmaya teşvik eden Henry the Hand’i yarattı.

Bazı uzmanlar, yüz dokunma istediğini azaltmak için rahatsızlık veren yünlü eldivenler giymeyi önerdiler, ancak eldivenler de kolaylıklar virüsü barındırabilir.

Düzenli el yıkama ve % 70 alkollü el dezenfektanı kullanmak, virüsün parmaklarınıza yerleşme ihtimalini azaltmaya yardımcı olabilir.

Muhtemelen yüzünüze ne sıklıkla dokunduğunuzun farkında değilsiniz.

Çoğumuz için, ellerimizi yüzlerimizden uzak tutmak büyük bir irade gerektirir.

Bir konferans sırasında fotoğraf makinesi yetiştiren Yeni Güney Galler’den akademisyenler, öğrencilerin ellerini saatte ortalama 23 kez bilinçsizce yüzlerine götürdüğünü buldular.

Ofis çalışanları üzerinde yapılan bir başka çalışma sonucunda kişilerin saatte ortalama 15,7 kez yüzlerine dokunduğunu gösterdi. Araştırmacılar, her bir kişinin elinde ne kadar virüs olabileceğini hesaplayarak dokunmanın ciddi bir hastalık bulaşma riski taşıdığını doğruladılar.

Son zamanlarda yapılan başka bir araştırma gösterdi ki, çoğu insan için yüze dokunmak stresle başa çıkmanın, duyguları düzenlemenin ve hafızayı canlandırmanın bir yolu. Araştırmacılar bunun maymunlarla paylaştığımız bir içgüdü olduğunu belirlediler. Goriller, orangutanlar ve şempanzelerin hepsi benzer yüz dokunma davranışları sergiler.

big think