Green Parkta uyuyan adamlar

Amerikalı yazar Jack London, 1902’de, kendi adını taşıyan şehri ziyaret etti. The People of the Abyss adlı bir kitapta Whitechapel semtinde yaşadığını, düşkünler evinde, ucuz pansiyonlarda ve hatta sokaklarda uyuduğu zamanı anlattı.

Spitalfields, Commercial Street ve Brushfield Street kavşağında. Sağdaki bina Spitalfields Market. Solda Pearce & Plenty kafe zincirinin bir şubesi ve General Gordon Temperance Hotel tabelası var.

Britanya’nın başkentinde yaklaşık yarım milyon insanın bu korkunç ve dayanılmaz koşullarda yaşadığı söyleniyor. London, olağanüstü kitabını destekleyen fotoğraflar çekti. (1900-1916 yılları arasında Amerikalı yazar 12 binden fazla fotoğraf çekti).

Düşkünler evinin sıradan koğuşunda çalışan, meşe toplayan erkekler

Londra’nın en büyük meselesi sokakta uyumaktan başka seçeceği olmayan sayısız yaşlı adamın, genç adamın, her türden erkek ve erkek çocuğuydu. “Bazıları ayakta uyurdu; En acı verici pozisyonlarda, bunların yarısı taş basamaklarda boylu boyunca uzanmıştı. Paçavralarındaki delikler ve yırtıklar arasından görünen derileri kızarmıştı.”

Salvation Army kışlasının avlusunda pazar sabahı
Doğu yakasında bir hizmetçi
Bank Holiday, Whitechapel.
Wapping’de bir sokak
“Devasa evsizler evi” Rowton House, Fieldgate Caddesi, Whitechapel
Bir polis, kaldırımda uyuyan genç bir adama bir el feneri tutuyor. Soldaki pencerede görüntülenen tabelada “Truth” The Weekly Newspaper.
Evsiz Kadınlar, Spitalfields Bahçesi (Christ Church kilisesinin bahçesi)
Evsiz erkekler ve kadınlar Spitifield Gardens (Christ Church kilisesinin avlusu).
Frying Pan Sokağı. (Middlesex Caddesi ve Petticoat Lane pazarına yakın) Spitalfields
Kaldırımda birkaç kadın ve çocuk yürürken, bir grup erkek, dört katlı tuğla bir binanın önünde göze çarpıyor
Stratford manzarası
Yol boyunca çalıştırılan erkekler. Bir evsizler evinin yatakları boşaltılıncaya kadar kapıda bekliyor.
Thames nehri üzerindeki köprülerin kemerlerinin altında
Whitechapel düşkünler evinin koğuşu

flashbakbuy prints