Kashan, geleneksek gülsuyu festivali, gül bahçeleri ve enfes tarihi evleriyle ünlüdür. Ancak bu çöl şehrinin sınırlarına doğru, daha güzel rakiplerine gözdağı vermek üzere arkeoloji meraklılarını heyecanlandıran bir site yer alıyor: Tepe Sialk. İran’ın tarih öncesi arkeolojik alanlarından birini keşfetmek için okumaya devam edin.

İlk olarak 1933 yılında Roman Ghirshman’ın liderliğinde Avrupalı bir arkeolog ekibi tarafından kazılan Tepe Sialk, İran’daki Elamite uygarlığının inşa ettiği dört zigguratın en eskisidir. Tarihi 7.500 yıl öncesine dayanan bu yapı, zamanın da ötesinde sofistike eski bir medeniyetin gerçek kanıtıdır.

Akademisyenler, kuzey ve güney tepeleri arasında ikamet eden altı faz yerleşim belirlediler. İlk üç grup basit kulübelerde düzensiz biçimli kerpiç tuğlalı evlerde ikamet ederken, daha sonra kemerli çatıları olan dikdörtgen biçimli kerpiç tuğlalı evler yaparak İran mimarisinin en eski örneklerini yarattılar. M.Ö. 3000 ve 2500 yılları arasındaki dördüncü yerleşim dalgasında, ticari işaretler, proto-Elamit çivi yazısı okuryazarlığı ve bronz işleme yeteneğinin görüldüğü çanak-çömlek ve aletlerde belirgin ilerleme kaydedildiği keşfedildi. Ziggurat’ın inşası, gelişimin bir başka kanıtıydı. 13 asrın bitmesinin ardından, ziggurat kalıntıları demir eritme kapasitesine sahip beşinci grup yerleşimciler tarafından tekrar işgal edildi. Son grup, M.Ö. 900’de geldi ve Tepe Sialk’i ünlü ibrikleriyle ödüllendirildi. Site M.Ö. 8. yüzyılda yıkılmıştır.

Ziyaretçilere sergilenen, kazılan eserlerden oluşan küçük bir koleksiyon, bu antik kişilerin sanatsal yaratıcılığını bir ölçüde gözler önüne seriyor; ancak, eserlerin çoğu Louvre, British Museum, New York Metropolitan Museum of Art ve İran Ulusal Müzesi’ne gönderildi. Daha sonraki medeniyetlerden kalan kadeh, bardak, sürahi ve diğer aletlerin üzerinden insan ve hayvanların güzel resimlerini tasviri bulunur.

Tepe Sialk’tan köhne tahta yol üzerinde gezinen ziyaretçiler, duvarları ve odaların varlığını anlayabilir ancak bunun ötesinde her şey büyük ölçüde hayal gücüne bağlı. Burada ortaya çıkarılan ve cam bölmelerde görülebilen iki adet 5.500 yıllık iskelet,  toz yığınları arasında geçmişi hayal etmeyi kolaylaştırıyor.

fotoğraflar: orujtravel.com sitesinden alınmıştır.