İran halılarının tarihi 2500 yıl öncesine dayanır. İranlılar antik uygarlıkların öncü halı dokumacıları arasındadır. Yaratıcılık ve ustalıkta yüzyıllar boyunca mükemmelliğin üstün bir derecesini elde ederek… Halı dokumacılığı becerisi, becerileri üzerine inşa ettikleri ve sırası gelen çocuklarına teslim ettikleri en yakınlarından korunan bir aile sırrı gibi babadan oğula geçmiştir. İran halıları tarihinin izini sürmek için dünyanın gördüğü en büyük medeniyetlerden birinin de kültürel büyümesinin izini de takip etmek gerekir.

Göçebe çadırını soğuk ve nemden korumak için zemin ve giriş kaplamaları olarak kullanılan basit bir eşya iken, halıların artan güzelliği onlara yeni sahipler buldu – Onlara zenginlik, prestij ve ayrım işareti olarak bakan krallar ve asilzadeler gibi.

Rus arkeologlar Rudenko ve Griaznov, 1949 yılında bilenen en eski “düğümlü” halıyı Sibirya’da, Altay Dağların’nın yaklaşık beş bin fit yüksekliğindeki Pazyryk vadisinde buldu. MÖ Beşinci Yüzyıla kadar dayanan Pazyryk halısı, nadir güzellikle ve büyük teknik beceriyle dokunmuştur. 2400, 2500 yaşlarındaki İskit şeflerinin donmuş mezarlarından bulunan halı, Leningrad Hermitage Müzesi’nde muhafaza edilmektedir. Aynı bölgede bulunan bir başka halı ise MÖ Birinci yüzyıla aittir.

MÖ 539 yılında Büyük Kiros Babil’i fethettiğinde, onların ihtişamıyla vuruldu ve muhtemelen Pers İmparatorluğu’nda halı dokuma sanatının yayılmasını sağlayan kişi oldu. Tarihi kayıtlar gösteriyor ki, muhteşem halılar 2500 yıldan fazla bir zaman önce Pers İmparatorluğunu kuran Büyük Kiros’un sarayını süslemiş. Aynı zamanda Persepolis yakınlarındaki Pasargadae’de gömülen Kiros’un mezarının da değerli halılarla kaplı olduğu söylenir. Hatta onun zamanından önce, düğümlü halıların kullanımıyla ilgili Persli göçebelerin bilmesi çok muhtemeldir. Onların koyun ve keçi sürüleri, bu amaçla onlara yüksek kaliteli ve dayanıklı yün sağlardı.

Halıların varlığına dair ilk belgelenmiş kanıt Sasani Hanedanlığı’dan kalma (M.S. 224 -641) kadar uzanan Çin kayıtlarındandır.

MS 628’de, İmparator Heraklius, Sasani başkenti Ktesifon’un fethinden çeşit çeşit halılarla döndü. MS 637’de Ktesifon’u Araplar fethettiğinde ve ganimetlerle geri döndüklerinde, yanlarında aralarından ünlü bahçe halısı “Khosro Baharı” da bulunan pek çok halı olduğu söyleniyor. Bu halı tüm zamanların en değerli halısı olarak tarihe geçti. 1. Khosro döneminde (MS 531 – 579) yapılan halı 8,3 metrekare büyüklüğündeydi.

Arap tarihçilerin bununla ilgili açıklamalarına gelirsek;
“Mavi, kırmızı, beyaz, sarıdan çiçek yatağı ve yeşil taşlardan muhteşem bir kenar süsü; arka planındaki toprak renginde altın taklit edildi; su hissi veren kristal gibi berrak taşlar; ipekten bitkiler ve renkli taşlarla şekillendirilmiş meyveler.” Ancak Araplar bu muhteşem halıyı parçalar halinde satmak için birçok parçaya bölerek kesti. Arap hilafetinin tahakküm döneminin ardından daha sonra bir Türk boyu, kurucularının adını alan Selçuklular İran’ı fethetti. Onların hâkimiyeti (MS 1038 – 1194) İran halılarının tarihinde çok büyük öneme sahiptir. Selçuklu kadınları arasında Türk düğümlerini kullanarak halı yapan çok yetenekli dokumacılar vardı. Selçuklu etkisindeki Azerbaycan ve Hamadan bölgelerinde etkisi güçlü olan ve uzun ömürlü olan Türk düğümü bugüne kadar kullanılmıştır.

Türk düğümünde ( ya da Gördes) iplik, bitişik iki çözgü düğümü etrafında iki kez döner ve uçları bu iki parçacık arasında dışarı çekilir. İran düğümünde (ya da Senneh) yün ipliği çözgü ipliğiyle tek bir döngü oluşturur. Bir ucu bu ipin üzerine çıkar ve diğeri de bir sonraki çözgü ipliği üzerine.

Moğollar’ın İran’ı fethedip kontrolüne alması (1220 – 1449) başlangıçta çok acımasız oldu. Ancak kırsa sürede Pers etkisi altına girdiler. İlhanlı hükümdarı Gazan Han’a ait Tebriz sarayı (1295 – 1304) değerli halılarla döşeli zeminlere sahiptir. Moğol hükümdarı Shahrukh (1409 – 1446) Moğollar tarafından tahrip edilen çok yerin yeniden inşasına katkıda bulundu ve bölgedeki insanları tüm sanatsal aktivitelere teşvik etti. Ancak, bu dönemdeki halılar daha çok geometrik tarzda basit motiflerle süslendi.

İran halısı 16. Yüzyılda Safevi Hanedanlığı döneminde zirveye ulaştı. Nitekim bu zanaatla ilgili ilk somut deliller de bu döneme ait. Yaklaşık 1500 örnek dünya genelinde özel koleksiyonlarda ve çeşitli müzelerde koruma altındadır. Şah Abbas zamanında (1587 – 1629) İran’da ticaret ve dokuma başarıya ulaşmıştır. Şah Abbas, İran şehirlerinin en ünlülerinden birini, İsfahan’ı yeni başkenti dönüştürdü ve Avrupa’yla ilişki ve ticareti teşvik etti. Halılar için yetenekli tasarımcı ve dokumacıların görkemli örnekleri yaratacağı saray okulu da kurdu.

Bu halıların çoğu ipekten yapılır, daha da süslemek için altın ve gümüş iplikler kullanılırdı. Safevi döneminin bilinen en iyi iki halısı, 1539’da Erdebil Camiinden gelir. Birçok uzman bu halıların halı tasarımında başarılı birikimi temsil ettiğine inanır. Bu iki halıdan büyük olanı bugün Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde muhafaza edilirken, diğer Los Angeles Şehir Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

İran halısının saltanat dönemi 1722’deki Afgan işgaliyle sona erdi. Çok kısa süren bir egemenlik olmasına rağmen Afganlar İsfahan’ı yerle bir etti ve 1736’da Horasan’dan genç bir lider Nadir Han İran şahı oldu.

Onun saltanatı boyunca, tüm ülke güçleri Afganlar, Türkler ve Ruslara karşı kampanyalarda kullanıldı. Bu periyot süresince ve 1747’de onun ölümün ardından gelen çalkantılı yıllarda büyük değerde herhangi bir halı üretilmedi ve sadece göçebeler ve küçük köylerdeki zanaatkarlar bu geleneksel dokumalara devam etti.

19. yüzyılın son çeyreğinde ve Kaçar hanedanlığı döneminde ticaret ve zanaat önemini tekrar kazandı. Halı yapımı, İstanbul üzerinden Avrupa’ya halı ticareti yapan Tebrizli tüccarlarla bir kez daha gelişti. 19. yüzyılın sonunda bazı Avrupalı ve Amerikalı şirketler bile İran’da iş kurdu ve batı pazarına yönelik zanaat üretimini organize etti.

Bugün, halı dokuması açık ara İran’daki en yaygın el sanatıdır. İran halıları, renk zenginliği, muhteşem sanatsal desen çeşitliliği ve tasarım kalitesiyle ünlüdür. Dünyanın her yerindeki saraylarda, ünlü yapılarda, malikânelerde ve müzelerde, bir İran halısı sahip olunan en kıymetli hazineler arasındadır.

Başlıca Dokuma Merkezleri:
Arak, Ardebil, Bijar, Hamadan, Esfahan, Kashan, Kerman, Mashhad, Nain, Qom, Sanandaj, Shiraz, Tabriz, Tehran, Yazd, Zanjan.

Diğer Merkezler:
Abadeh, Afshar, Ghotloo, Ahar, Amol, AnjelasAradkan, Baft, Bakhtiar, Balouch, Bam, Bandar Turkman, Behbahan, Bidgol, Borcheloo, Broujerd, Chenar, Darab, Darjezin, Farahan, Firouzabad, Garavan, Ghotlog, Golkhar, Golpayegan, Gonbad, Haris, Hosseinabad, Jourqan, Kaboudar, Ahang, Kashmar, Koliai Khamseh, Khoie, Khosrowabad, Lorestan, Mahallat, Makou, Malayer, Mahabad, Moshkabad, Moghan, Mianeh, Najafabad, Natanz, Nahavand, Neiriz, Neishabour, Qashqaie, Qazvin, qouchan, Rafsanjan, Ravar, Roudbar, Saman, Sarmilaq, Sarouk, Semnan, Senneh, Sirjan, Shahre Kord, Shahreza, Shahr Babak, Shahroud, Shahsavan, Tabas, Torbat Heidarieh, Tousirkan, Tajabad, Tafresh, Turkaman Sahra, Varamin, Vis, Yasouj, Zarand.

iranchamber.com sitesinden alınmıştır.