Fransız illüstratör ve yazar Isabelle Simler, dünyanın en nadide renginin şiirsel bir keşfi aracılığıyla alacakaranlığı çevreleyen sınır zamanını ustaca işler. The Blue Hour, buzla kaplı dallarda dinlenen bir mavi kuştan narbülbülü yumurtalarına, gece yarısı gökyüzüne ve okyanus derinliklerine kadar pigmenti tespit etme yolculuğunda doğal dünyada dolanıyor. Simler anı, “Gündüz hayvanlarının gece hayvanları uyanmadan önceki son anlarının tadını çıkardığı günün bu saatinde. Seslerin ve kokuların daha yoğun olduğu ve mavimsi ışığın manzaralara derinlik verdiği bu zaman aralığında,” diye ifade ediyor.

Bir renk şeması gibi düzenlenmiş olan Simler’in zengin çapraz çizgili çizimleri, okyanusla örtülü gezegenimizin zaman, tür ve manzara bakımından sayısız nüansını sergiliyor. Pigment doğal olarak oluşmadığından – mavi görünen bitkiler, böcekler ve hayvanlar, spektrumun onu yaymak yerine sadece bu bölümünü yansıtıyor – resimler, dünyayı indigo, turkuaz ve masmavi ile dolduran nadir örnekleri ön plana çıkarıyor.

Simler’i Instagram’da takip edebilirsiniz.

eserler @ Isabella Simler

thisiscolossal.com