Boğaç Gökmen

90’lı yılların başlarında iflah olmaz, azılı metal tutkunu bir müzikseverseniz, büyük ihtimalle Benediction kasetleri ve tişörtleri peşinde koşmuş olma ihtimaliniz de hayli yüksektir.

Benediction, 30 yıllık kariyerinde, irili ufaklı fasılalarla yayımladığı metal sahnesinin aşırı uçlarını bileyleyen referans albümleriyle, türün ustalar liginin, ağırbaşlı ve saygın topluluklarının başında gelir.

Napalm Death solisti Mark “Barney” Greenway’in mikrofon başında yer aldığı ilk albümü “Subconscious Terror” ile death metal sahnesini inşa eden gruplar arasında sağlam bir yerin sahibi olan İngiltere, Birmingham bandıralı ekip, on iki yıl sonra, kariyerinin yeni mahsulü ile yüzümüzdeki sinsi tebessümün müsebbibi oluyor.

1990 tarihli çıkış albümünün ardından hemen ertesi yıl “The Grand Leveller” ile rüzgarı şiddetlenen grup, 1993 yılına da “Transcend the Rubicon” albümü ile parmak izini bırakıyordu. İşte buradan sonra mevzubahis uzun araların başladığı süreçte, 1998’in ilk çeyreğinde “Grind Bastard” albümü devreye giriyor, oradan 2001’in “Organised Chaos”u ve sonrasında ise grubu 2008’in son demlerine ışınlayacak “Killing Music” geliyordu.

Bu defa grup arayı iyiden iyiye açmıştı ki imdada yeni albüm duyurusu geldi ancak pandemi şartları ağırlığını göstermiş yayın tarihinin sarkmasına neden olmuştu. Başlangıçta Mayıs ayı olarak işaret edilen albümün yayını nihayet Ekim ayı ortasında gerçekleşti.

İngiltere’de Grindstone Studio’da yapımcı Scott Atkins ile kaydedilen “Scriptures”, ilk intiba olarak 90’lar kıvamında, eski usul death sularına dalmak isteyenler için beklentileri karşılayan sıkı bir kucaklaşma vadediyor.

İkinci albüm “The Grand Leveler”ın hemen öncesinde ekibe katılan ve Mayıs 1998’de ayrılan Dave Ingram geçen yaz, yirmi yılı aşkındır grubun mühim bir parçası olan şarkıcısı Dave Hunt’ın ayrılmasından iki ay sonra yeniden topluluğa dönmüş, mikrofon başı komutasını ele almıştı.

Grubun yaşam kaynağı, kurucu gitaristler Peter Rew ve Darren Brookes’in, 90’ların başındaki körpe metal enerjisi sahibi iflah olmaz metal tutkunu gençleri, saçı sakalı beyaza çalan, metal ritmi düşmeyen bünyelere taşıyan yolculuğun yapı taşı riff ve tonları eşliğinde “Scriptures” bu işin nasıl yapılacağının püf noktalarını da aktarıyor.

Death metal evreninin olmazsa olmaz ezici kudreti, bütüne hâkim yoğun kıvamlı death metal tadı, grubun çıplak gerçekleri yüze vuran destansı sözel üslubu, soğuk terler hissettiren patlayıcı ve ritmik normlarıyla albüm, dinlemeye başlayanı avcuna almakta gecikmeyen her şeye sahip.

Dolayısıyla bu 30 senelik mevzu ve Benediction kataloğuyla ilgili düşüncelerinizle birlikte arkanıza yaslanın, sese omuz atın ve İngiliz death işçiliğinin bu hünerli dokunuşlarının sizi zamanda bir yerlere bildiği gibi sürüklemesine izin verin.