Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye göz atabilirsiniz.

KURTARMA MESAFESİ – SAMANTA SCHWEBLIN

Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum, Nina birden havuza düşerse arabadan çıkıp koşarak ona ulaşmamın ne kadar süreceğini hesaplıyorum. Kızımla aramdaki değişken mesafeye verdiğim isim “kurtarma mesafesi”, günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum, yine de hep gereksiz riskler alıyorum.

Arjantin taşrasında, tarlalar arasında bir kasaba… Kasabanın kıyısında yeşil renkli, gizemli bir ev… Huzurlu bir tatil hayaliyle kasabaya gelen Amanda ve küçük kızı Nina… Tek amacı kızını korumak olan Amanda’nın önce ona ulaşması lazım, ulaşmak içinse olayları tetikleyen o ânı bulması.

Latin Amerika edebiyatının yükselen temsilcilerinden Samanta Schweblin’in bu ilk romanı 2017 Man Booker Ödülü finalistleri arasındaydı. Kurtarma Mesafesi’ndeki gerilimler ruh ve bireyle olduğu kadar toplum ve çevreyle de alakalı.

GÖZLERİ TANRI’YI SEYREDİYORDU – ZORA NEALE HURSTON

Toni Morrison’ın zamanımızın en büyük yazarlarından saydığı, antropolog, sinemacı, tiyatro oyunu yazarı, öykücü ve romancı Zora Neale Hurston ateizmiyle, siyah-beyaz toplumsal bütünleşmesine dair görüşleriyle ayrıksı bir isimdi. Yaşadığı dönemde Harlem Rönesansı’nın kilit yazarlarından olsa da yapıtları görmezden gelindi. Ancak Alice Walker’ın 70’lerdeki bir makalesinden sonra ilgi görmeye başladı. Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu günümüzde Afro-Amerikan edebiyatının en çok okunan eserlerinden.

Güzeller güzeli, başına buyruk Janie Crawford büyüklerinin yolundan gitmek istemiyor. Gönlüne göre sevecek, aklına eseni yapacak, istediği biçimde yaşayacak o. Janie tam üç kere evlenecek ve yokluktan zenginliğe, sevgisizlikten aşka yolculuğunda bazen gerçekten zor olsa da burnunun dikine gitmekten asla vazgeçmeyecek.

Zora Neale Hurston’dan Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu, uzun süre kıymeti bilinmeyen bir yazarın başyapıtı, kimsenin merhametine ihtiyacı olmayan bağımsız kadınların romanı.

“Zora Neale Hurston yaşamında tam bir afetti, harika bir yazar, muhteşem bir insandı. Muzip bir mizahı ve akademik bir sağlamlığı vardı: Lezzetli bir karışım.”

Maya Angelou

“Benim için bundan daha önemli bir kitap yok… Geçmişte ya da günümüzde hiçbir romanın yapamadığı şekilde hitap ediyor bana.”
Alice Walker

HASSAS DÜĞMELER – GERTRUDE STEIN

“Her gülümseme serttir ve her ceket bir örnektir. Komiteler varken daha fazla kapıyı değiştirmenin herhangi bir faydası var mı. Bu soru o kadar sık sorulur ki, dörtgenler bunların kurutma kâğıdı olduğunu gösterir. Bir ses duymak ve bu ifadenin tüm işaretlerini görmek ne de hoş.”

Hassas Düğmeler üç bölümden oluşuyor. Nesneler, Gıda ve Odalar. Stein üç bölümde de dikkatli adımlarla geziniyor; karşısına çıkan nesneleri, mekânları hem ilk halleriyle hem de yaşanmışlıklarıyla işliyor. Böylece bir ceket, ceket olmanın ötesine geçip bambaşka bir hal alabiliyor mesela; bazen bir kaçış oluyor, bazen bir özlem…

Stein bu şiirsel metninde en güvenli alanları bile tekinsiz bir evrene dönüştürmeyi başarıyor.

Hassas Düğmeler eşyalarınızla aranızı bozmak istiyor!

TIRIŞKADAN İŞLER – DAVID GRAEBER

Dürüst olun, yapmakta olduğunuz iş aniden yok olsa, hayattan bir şey eksilir mi? 

London School of Economics’te öğretim üyeliği yapmış olan, antropolog ve anarşist aktivist David Graeber (1961-2020), Tırışkadan İşler’de, kimseye faydası dokunmayan, hiçbir anlamı olmayan, hatta belki varlığıyla topluma zarar veren işleri didik didik ediyor ve bunların kuşaklar boyunca nasıl katlanarak çoğaldığını, cesurca ve sağlam değerlendirmelerle ortaya koyuyor.

David Graeber’in, bu kitabın temelini oluşturan “Tırışkadan İşler Üzerine” başlıklı makalesi, 2013’te, yayınlandığı an milyonların dikkatini çekmişti. Bankacılardan avukatlara, iletişimcilerden sivil toplum çalışanlarına hemen her sektörden birçok insan, yazara içinde bulunduğu durumu anlatmak için e-postalar göndermişti. Makalenin bu denli büyük bir sarsıntı yaratmasının nedeni, yapmakta olduğu işin tırışkadan olduğunu aslında herkesin bilmesi, dile dökülemese de bunun içten içe hissedilmesiydi.

“Occupy Wall Street” hareketinin de öncülerinden olan David Graeber, açık ofislerin kuytularında, plazaların koridorlarında, etrafında olup bitenle biraz olsun ilgilenen çalışanların birbirlerine fısıldadıkları malumu, Tırışkadan İşler’de yüksek sesle ilan ediyor. Bununla da kalmayarak topluma, kamu kurumlarına, şirketlere ve bireylere, içine sıkıştıkları bu sistemden kurtulmanın şaşılacak kadar basit bir yolunu da anlatıyor… İnsanlık, tırışkadan işlere mahkûm değil…

TUHAF KUŞ – ROCIO BONILLA

Sözcüklerin gizemi, çocukların yaratıcılığında saklı!

Öpücük Ne Renktir?’in yaratıcısı, sevilen sanatçı Rocio Bonilla, bir benzetme nedeniyle kuşlarla arasında bağ kurmaya çabalayan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Küçük okurlarını kavramların ve sözcüklerin gizemli dünyasına davet ediyor.

Yetişkinlerin kalıplaşmış benzetmelerine, dilin kullanım olanaklarına, meraklı bir çocuğun gözünden yaklaşıyor.

Komşunun yaptığı bir benzetmeyle kafası karışan bir çocuk, kuşların ve çağrışımların evreninde komik bir maceraya çıkıyor. Soruların, hayal gücünün ve yaratıcılığın değerini yücelten neşeli resimli öykü, her yaştan okura görsel bir şölen sunuyor.

Alvaro, araştırmayı, öğrenmeyi seven, çok meraklı bir çocuktur. 

Bir gün, komşu Bayan Manolita onu kuşa benzettiğini söyleyince kafası karışır ve hemen kuşları araştırmaya başlar.

Bir kuş gibi görünmeyi, davranmayı dener.

Ama bir türlü kendini kuşa benzetemez. Yoksa komşu kadın başka bir şeyi mi kastetmiştir?..