Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye bir göz atabilirsiniz.

TAVŞAN YILI – ARTO PAASİLİNNA

İskandinav Edebiyatının Kült Eseri: Tavşan Yılı

Arto Paasilinna’nın 41 dile çevrilen ve iki kez beyazperdeye uyarlanan romanı Tavşan Yılı, Domingo Yayınevi etiketiyle ve Cenk Pamay’ın çevirisiyle yeniden yayımlandı.

İskandinav edebiyatının kült eserlerinden biri haline gelen ve devam romanlarıyla birlikte 7 milyon gibi bir satış rakamına ulaşan ve 41 dile çevrilen Tavşan Yılı, absürde uzanan bir değişme ve değiştirme öyküsü.

​Kitap ilk olarak 1991 yılında Simavi Yayınevi etiketiyle yayımlanmış ama yayınevinin kapanmasından sonra baskısız kalmıştı. Mizahi ama bir o kadar özgürleştirici öyküsüyle Tavşan Yılı şimdi yeniden raflarda.

DEMİRDENİZİ – CHINA MIEVILLE

Gelecekte veya geçmişte, hiç alışık olmadığınız karanlık bölgelerde, hiç de tekin olmayan tuhaf yolculuklara çıkıp hayal gücünüzün sınırlarını zorlamak ister misiniz? Yanıtınız evet ise Demirdenizi tam size göre.

Gerçekten de bambaşka, fantastik bir dünya bu. Toprağın derinliklerinden gümbürtüyle gelen devasa kralköstebekleriyle, gökyüzünde tehditkâr bir biçimde uçup duran ray martıları ve kahraman yarasalarıyla, raylarda aniden beliriveren tren melekleriyle, Melville’in Moby Dick’inden Defoe’nun Robinson Crusoe’suna edebî göndermeleriyle, sınırlara ve “öteki âlemler”e ulaşma azmiyle, avlarının ve felsefelerinin peşinde her tür maceraya atılan tutkulu kaptanlarıyla, yeni dünyaların ve algıların kapısını aralarken maceranın tam ortasına yerleşen genç dehalarıyla… Bambaşka!

Miéville, hiç şüphesiz, günümüzün en esaslı, en fantastik, hayal gücünü en çok kışkırtan hikâye anlatıcılarından biri. Demirdenizi de yine şüphesiz onun en güzel, en çarpıcı anlatılarından biri.

Demirdenizi’nin açıklarında masalsı bir dünyaya kaptırıp gitmişken para/kredi/borç ilişkilerini, doğa ve teknoloji arasındaki çelişkileri, hurdaya dönüştürdüğümüz çevreyi, iktidarı ve bürokrasiyi, bir felsefenin peşinde her şeyi göze alıp çılgınca koşturabilmeyi, insanın saflığını ve acımasızlığını ve benzeri olgu ve gerçekleri önüne boyuna sorgulamak/sorgulatmak kolay mı?

China Miéville’in diğer bilim kurgu ve fantastik edebiyat yazarlarından farkı tam da burada. Eşsiz bir macera, tuhaf bir kurgu, günümüzü ve geleceğimizi sorgulayan düşünsel birikim Demirdenizi’nde bir arada!

ARTIK FARK ETMEDİĞİNDE – JUAN CARLOS ONETTİ

Juan Carlos Onetti'nin Üç Eseri İlk Kez Türkçede!

Latin Amerika edebiyatının önde gelen yazarlarından Juan Carlos Onetti’nin Artık Fark EtmediğindeVeda Ederken ve Yarın Başka Bir Gün Olacak adlı üç eseri Alakarga Yayınları etiketiyle yayımlandı.

OnettiArtık Fark Etmediğinde’de karısı tarafından terk edilen, hayatla çok da bağı kalmamış bir adamın, gazetede gördüğü “İhtirasları hiçbir sınır tanımayan ve seyahat etmeye hazır bir adam için iş telifi” ilanıyla hayatının yönü bir anda değişmesini anlatıyor.

Veda Ederken’de olayın kahramanı, son günlerini geçirmek için bir sayfiye kasabasına gelmiş, orta yaşın üstünde bir adamdır. Ama onu neredeyse hiç görmeyiz; öyküsünü kasabanın sakinlerinin gözünden bölük pörçük izleriz.

​Onetti, Yarın Başka Bir Gün Olacak’ta bazen yaşlı bir kadının torununa benzettiği çocuklardan gördüğü vefasızlığı bazen yakınları ölen insanların kederli hallerinden faydalanıp zengin olan bir adamı bazen de arzu ve tutku dolu bir aşkın ufacık bir şeyden bitişini anlatıyor okuruna.

DÜNYADAN AŞAĞI – GAYE BORALIOĞLU

“Önümde belki bir dakika var, belki bin dakika. Belki bir gün var, belki bin gün… Geride ise yüzlerce hatayla, çok eksiklerle, dile gelmemiş suçlarla, telafi edilmemiş ihmallerle dolu bir hayat. Hangisini, ne ara düzelteceğim? Nereden başlayacağım kendi cennetimin yolunu döşemeye? Zamanla yarıştan galip çıkan var mıdır? Kader, insanın başına gelen değil midir? Bu sonsuz ihtimalli dünyada, Allah katında mükemmel bir düzenek kurmak mümkün müdür? Çok zor. İşim çok zor. En iyisi, çekyatta derin bir uyku.”
Kıpırtılar, yanılgılar, yalanlar… Haliç’te olmayan dalgalar… Tek tek düşen harfler… Döke saça, döne döne dağılan Hilmi Aydın… İnsan dediğin yaralı bir hayvandır zaten. “Dünyadan Aşağı”; babalar ve oğulları, sesleri ve susuşları, riyakârlığı, şimdiyi ve geçmişi, parantezin içini anlatıyor. Kaç yalan bir cehennem eder? Gaye Boralıoğlu, su gibi akan berrak bir dille seneler sonra dahi konuşulacak yeni bir roman karakteri resmediyor. Sıradışı ve yanıbaşımızda.

BİR YAZAR NASIL OKUNUR? – JOHN FREEMAN

Bir Yazar Nasıl Okunur?

Dünyaca ünlü eleştirmen John Freeman’ın bugüne kadar yazarlarla yaptığı 55 söyleşisinden oluşan Bir Yazar Nasıl Okunur?: Çağdaş Dünya Edebiyatından Yazarlarla Söyleşiler kitabı hep kitap’ın Atölye serisinde Viki Çiprut’un İngilizce aslından dilimize çevirisiyle yayımlandı.

​Freeman bu kitabıyla Doris Lessing, Haruki Murakami, Kazuo Ishiguro, Elif Şafak, Salman Rushdie, Mo Yan, Toni Morrison, John Updike, Jonathan Franzen, Paul Auster gibi çok sevilen yazarların dünyasına büyüleyici bir kapı açıyor. Dünya çapında iki yüzden fazla dergi ve gazetede kitap eleştirileri yayımlanan John Freeman, ne zaman yeni bir kitap çıksa elinde kayıt cihazı ve not defteriyle yazarın yanında belirmesiyle meşhur bir eleştirmen. Freeman, Bir Yazar Nasıl Okunur? kitabında çağdaş dünya edebiyatından elli beş yazarla yaptığı en iyi söyleşilerini derleyip onlardan öğrendiklerini okurlarla paylaşıyor.

YAPRAKLAR EVİ – MARK DANİELEWSKİ

Edebiyata Bir Başkaldırı: Yapraklar Evi

Mark Danielewski’nin yayımladığında devrim yaratan kitabı Yapraklar Evi, ilk kez Gökhan Sarı’nın çevirisiyle dilimizde MonoKL Türkçe tarafından yayımlandı.

Yıllar önce Yapraklar Evi elden ele dolaşmaya başladığında, acemice bağlanmış bir tomar kâğıttan ibaretti, bu kâğıtların bir kısmı ise ara sıra internette dolaşıyordu. 2000 yılında, Yapraklar Evi kitap olarak yayımlandığında edebiyatta bir devrim yarattı aynı Çavdar Tarlasında Çocuklar ve Ulysses gibi.

Yapraklar Evi hem bir korku romanı hem de bir aşk romanı; hem hiçbir şeye hem de her şeye dair bir roman; içinde kaybolduğunuz ve kurtulabilmek için bütün şifrelerini çözmeniz gereken bir labirent. Bu kitap EV’in ta kendisidir ve çıkış yolu dipnotlarda, mektuplarda, fotoğraflarda ve kelime oyunlarında saklıdır.

​Navidson ailesinin yeni taşındıkları bu EV’de başlarına gelenleri okurken, siz de metne dahil olacak ve gözünüzü dört açmak zorunda kalacaksınız.