Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye bir göz atabilirsiniz.

KAN BAĞI – PAUL JOSEPH FRONCZAK, ALEX TRESNİOWSKİ

Bir Kaçırılma Hikâyesi: Kan Bağı

Paul Joseph Fronczak ve Alex Tresniowski’nin birlikte yazdığı, Fronczak’ın gerçek hayat hikâyesini anlatan Kan Bağı, hep kitap etiketiyle 19 Ocak’ta raflarda yerini alacak.

Engin Süren’in İngilizce aslından dilimize çevirdiği kitap, Paul’ün biyolojik ailesini bulmak için verdiği mücadeleyi; bir kaçırılma ve gerçek kimliğini arama hikâyesini anlatıyor.

1964 yılında kendini hemşire olarak tanıtan bir kadın Paul Fronczak adlı bir oğlan çocuğunu Chicago’daki bir hastaneden kaçırır. Bu olaydan iki yıl sonra New Jersey’deki bir mağazanın dışında terk edilmiş bir oğlan çocuğu bulunur. Onun hastaneden kaçırılan çocuk olduğunu düşünen polis annesine ulaşır, kadın da bulunan çocuğun kendi çocuğu olduğunu doğrular. Aile on beş yıl boyunca oğullarıyla bir araya geldiklerine inanarak yaşar ama Paul gerçekten onların oğlu olduğundan hiç emin değildir.

​Yıllar sonra ilk çocuğu doğan Paul, DNA testi yaptırır. Test sonuçları onun Paul Fronczak olmadığını doğrulamaktadır. Bunun üzerine Paul hastaneden kaçırılan gerçek Paul’ü aramak ve kendisini kimin, neden bıraktığını bulmak için araştırmalara başlar.

ADAM SMİTH’İN YEMEĞİNİ PİŞİREN KİMDİ?: EKONOMİDE KADININ GÖRÜNMEZ ELİ – KATRİNE MARÇAL

Ekonomide Kadının Görünmez Eli

İsveçli gazeteci ve yazar Katrine Marçal’ın yazdığı kitap, Ali Arda’nın dilimize çevirdiği Adam Smith’in Yemeğini Pişiren Kimdi?: Ekonomide Kadının Görünmez Eli kitabı, Koç Üniversitesi Yayınları’nın (KÜY) Ekonomi kategorisinde yayımladı.

Görünmez el, iktisatta en çok bilinen ifade; temel iktisat anlatısına göre her şeye dokunur, her şeyi yönetir, her şeye karar verir ama ne görünür ne de hissedilir. Yukarıdan, dışarıdan müdahale etmez, şeyleri kurcalayıp yerlerini değiştirmez; bireylerin eylem ve seçimlerinin içinde ve arasında ortaya çıkar. Sistemi çekip çevirir.

​Katrine Marçal, var olmak için bağımlı olduğu kadını “öteki” olarak tanımlayan erkek üzerine kurgulanan standart iktisat anlatılarını sorgulayarak, bir de görünmez cins olduğunu hatırlatıyor. Tıpkı “ikinci cins” gibi bir “ikinci iktisat” da olduğunu gözler önüne sererek, hesaba katılmayan “kadın”ı denkleme dâhil ediyor.

DİRENİŞ – ERNESTO SABATO

Latin Amerika edebiyatının son büyük klasik yazarlarından Ernesto Sabato’nun ölmeden önce yazdığı son kitabı!

Direniş, insanoğlunun yaşadığı dünyaya ve çevresindeki diğer bireylere karşı yabancılaşmasını ve yozlaşmasını konu ediniyor.

Arjantinli ünlü yazar, hızlı yaşayan ve sürekli üretmek zorunda kalan insanlara artık biraz soluklanmaları gerektiğini anımsatarak haklı bir direniş çağrısında bulunuyor.

Arjantinli yazar Ernesto Sabato Direniş’te, artık unutulmaya yüz tutmuş insani değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini vurgularken, insanı sahte umutlara yönelten teknolojiye karşı çeşitli uyarılarda bulunuyor. Arjantin’in, özellikle de Buenos Aires’in hızlı modernleşmesinin getirdiği yabancılaşmaya, kentin temel değerlerini yitirişine vurgu yapan Sabato, modern hayatın insanı soluksuz bıraktığını, bu hız içinde insanın insanlığını kaybettiğini öne sürüyor.

Sabato sohbet havasında kaleme aldığı kitabında, çağımızın teknolojik ve ekonomik çılgınlığına karşı ahlâki ve vicdani bir direnişi savunuyor.

“Çevremizdeki küçük dünyada bir güzellik ortamı yaratamayacak hale gelip aklımızı sadece giderek daha fazla insanlıktan çıkan ve rekabetçi olan işle ilgili konulara verirsek nasıl direnebiliriz?”

AFORİZMALAR – TESLA  

Aforizmalar, Nikola Tesla’nın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçki olmasının yanında, Nikola Tesla’ya ait fotoğraflardan oluşan bir “fotoğraf albümü”nü, hayatı boyunca aldığı patentlerin çizimlerini de içermektedir. Bu yanıyla, Türkçede çıkmış en kapsamlı Nikola Tesla kitaplarından bir tanesidir.

“Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi, bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.”

“Bütün canlılar, evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir.”

BİR YAZARIN YOLCULUĞU – ELENA FERRANTE

Elena Ferrante’den Bir Yazarın Yolculuğu

Napoli dörtlemesiyle dünya çapında geniş bir okur kitlesine sahip olan Elena Ferrante’nin söyleşi ve denemelerinden oluşan Bir Yazarın Yolculuğu, Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Yazarın kariyerinin başından beri gerçekleştirdiği söyleşileri, deneme ve yazışmaları bir araya getiriyor. Ve Ferrante’nin iç dünyasına da edebiyatına da ışık tutuyor. Münzevi bir hayat süren takma isimli yazar, Bir Yazarın Yolculuğu’nda edebiyat-medya ilişkisi, erkek egemen kültür eleştirisi, kadın yazını, toplumsal şiddet, geçmişte ve günümüzde kadınlık deneyimi gibi konuları ele alıyor. Elena Ferrante bir benzeri olmayan samimi, sakınmasız hatta acımasız üslubunu denemelerinde de devam ettiriyor.

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım’la başlayan ve Kayıp Kızın Hikayesi’yle sonlanan dört ciltlik “Napoli Romanları” yayımlandığından bu yana son yılların en büyük edebiyat olayı olmayı sürdürüyor. HBO tarafından dizi filme uyarlanan ve çekim aşamasında olan romanlar ömür boyu süren bir kadın arkadaşlığını konu alıyor, yakın tarihte yaşanan dramatik değişimleri de sayfalarına taşıyordu. Özellikle erkek egemen toplum eleştirisi ve erkek şiddeti gibi temaları da alabildiğine gerçekçi ve çarpıcı bir üslupla aktaran Ferrante, son yılların tartışmasız en önemli kadın yazarı olarak görülüyor. Bir YazarınYolculuğu’nda, müstear isimle yazar Ferrante, üslubunu nasıl geliştirdiğini, hangi yazarlardan etkilendiğini, yazarken hangi aşamalardan geçtiğini ve kurgularının zaman içinde nasıl evrildiğini anlatıyor. Edebiyatta kadın ve erkek yazını konusundaki düşüncelerini de aktaran yazar, hem entelektüel gelişimini hem de kültür eleştirisini okurlarla paylaşıyor.

YERYÜZÜ MÜZESİ – BİLİMKURGU KULÜBÜ

“Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar. Her birimiz, dünyanın dört bir yanında, büyük bir karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz diyebilirim. Böyle eserler en ihtiyaç duyduğumuz vakitlerde yakılan, etrafımızdakileri ve gitmemiz gereken yolu aydınlatan lambalardır. Bu lambaların yakıtı da hayal gücüdür. Türkiyeli okurlarım, dostlarım ve yoldaş yazarlar, bu ışığın yanmasına vesile olduğunuz için size teşekkürü borç bilirim.”

Ursula K. Le Guin