Boğaç Gökmen

Günün albüm önerisinde Rufus Wainwright’ın yeni albümünü açıp, şöyle bir arkamıza yaslanıyor, bir albüm süresince de olsa gezegendeki deli saçması gidişat içinde bir tur nefeslenelim istiyoruz. Üstelik bu seçimin Rufus’un doğum gününe rastlaması da işin cabası.

Öyleyse, buyurunuz.

Öncelikle, Rufus bildiğimiz Rufus, güvenilir liman, dost sohbeti, ince mizah anlayışı ve sıcacık çocukluk anıları misali. Tam teşekküllü sanatçı ailenin ele avuca sığmaz, duygusal çocuğu.

Piyanosunun başında, bir tutam Beatles, kıvamında Fransız chanson geleneği ve arka plandaki nefis koro eşlikleri. Orkestra dokunuşları zaten ezelden bizim işimiz dercesine geniş, ilahi alan hissi yaratan hacimli ve doğal akışında düzenlemeler. Kısacası, bir Rufus albümünde bulmak istediğiniz her detay mevcut “Unfollow the Rules” isimli yeni albümde.

Kayıt, dokuzuncu stüdyo albümü olarak dinleyiciyle buluşsa da 2012 tarihli ‘Out of the Game’ den bu yana geçen sekiz yıllık arayı göz önüne aldığımızda bir yeniden kucaklaşma, aradaki zamanı telafi etme albümü olarak da kabul görebilir. Tabii ki arada Shakespeare sonelerine yoğunlaştığı yapımları saymazsak.

Geçen Nisan sonu kulaklarımıza ulaşması planlansa da pandemiye takılıp geciken yapımlardan da biri. Mitchell Froom yapımcılığında 2018’in sonlarından 2019’un başlarına kadarki süreçte Los Angeles’ta kaydedilen albümün, diğer iş birlikçileri arasında ise davullarda Matt Chamberlain ile Jim Keltner gitarda da Blake Mills’i görüyoruz.

Oturaklı, derin beste yapıları ve sözel içeriğin gücü ile ayine dönüşen bir atmosferin kollarında korunaklı sularda kulaç atmanın, duygu yoğun hissiyatı ciğerlere doldurmanın verdiği huzur. Sarıp sarmalayan piyano dinginliği ve kadim folklorik ninnilere dönüşen usul usul yükselip zirvesini bulan melodik zenginlik. Başından sonuna bir müzikal sahneliyor disipliniyle her şey yerli yerinde.

En iyisi mi bırakın kendinizi Rufus şarkılarının yumuşacık, kucaklayıcı, zamanda oradan oraya sürükleyen şifalı etkisine.