2016 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında, gökbilimciler Gaia uzay gözlemevinden gelen verilerde garip bir şey fark ettiler. Uzak bir yıldız tuhaf bir şekilde parladı, sonra karardı. Birkaç hafta bu olay tekrarlandı.

Bu yıldızın yaptığı hiçbir şey yüzünden değildi; daha ziyade, aramızdaki görünmez bir nesnenin yerçekimi, uzay-zaman dokusunu çarpıtıyordu, aradan geçtikçe yıldızın ışığını büyütüyordu.

Gökbilimciler sonunda bu görünmez nesnenin ne olduğunu anladılar: 2,544 ışıkyılı uzaklıkta, görmemizim imkansız olduğu bir ikili yıldızdı. Yıldızın yerçekiminin ışığı büyütme şekline dayanarak gökbilimciler sistemin kütlesini, mesafesini ve yörüngesini hesaplayabildiler ve bu tekniklerin, Samanyolu galaksisindeki diğer gizli büyük nesneleri bulmanın bir yolu olabileceğini söylüyorlar.

Bir gökbilimciler ekibine göre, sistemin doğasıyla ilgili büyük ipucu, kaynak nesnenin tekrarlanan parlaklığı ve kararmasıydı.

O zamandan beri sistem Gaia16aye olarak adlandırıldı.

fotoğraf: Maciej Rębisz

kaynak