Geçenlerde, çocuklarını yüksek dereceli başarılar peşinde koşmaya zorlayan katı ve baskıcı ebeveynlere gönderme yapan “kaplan tarzı” terimini öğrendim.

Güya, bunu rekabetçi küresel ekonomide çocuklarının başarısını sağlamak için yapıyorlar ve bu durum en çok Asya Amerikan topluluklarında görülüyor. Ancak, bence bu ebeveynlik tarzı dünyanın çoğu için geçerli: eğer bir “Kaplan Halkı” üyesiysen, medyanın bazı kilometre taşlarını elde etmen ve materyalist başarılar için görünmez baskısı vardır.

Ben bir gerçeği biliyorum ki, o da belirli önemli başarılar elde edemeyen birçok batılı kadının otuzuna geldiğinde kendini başarısız olarak kabul etmesidir. HuffingtonPost’da yayınlanan yeni bir makalede,  Çin’de çekilmiş, evlenme zamanı geçmiş kadınların “artık kadınlar” olarak görüldüğünü anlatan bir video yer alıyor – ve genellikle ebeveynlerinin gözünde saygısız ve başarısız olarak görülüyorlar. Maalesef, ben bunun dünyadaki birçok ülkede ve kültürde oldukça yaygın olduğunu düşünüyorum.

Benim açımdan, bunlar hakkında özellikle ebeveynlerim veya okul tarafından bilgilendirildiğimi hatırlamadığım gibi, ben bu baskıların nereden geldiklerini de hatırlamıyorum ve anne ve babamı kesinlikle hiçbir yönden “kaplan ebeveynler” olarak düşünmüyorum.Bilakis, sanırım benim ebeveynlerim yaratıcılığımı keşfetmede bana birçok yol gösteren hippilerdi ve eğer bir şeyi beğenmezsem veya onda iyi değilsem bu genelde onun sonu olurdu.

Yirmili yaşlarımın ortasındayken ben de bu Kaplan Toplumu’nun sözde baskılarının kurbanıydım. Sık sık bir listeyi okur gibiydim ve bu liste üniversite derecesine sahip olmak, nişanlanmak, evlenmek, bir ev satın almak, bir kariyer yapmak, çocuk sahibi olmak gibi şeyleri içerirdi.

Çünkü insanlar, çevrelerinde bulunan ve genellikle listesindeki hedefleri daha hızlı bir tempoda elde eder gibi görünen diğerleriyle aynı hedeflere sahip olduğunda ve rekabet etmek zorunda kaldığında kendilerine bir zaman sınırı koyarlar, böyle olunca da yarışta geride bırakılmış gibi hissetmen kolaydır.

Başarıya endeksli bir kültür ve toplum tarafından aklına sokulan bütün bu şeylerle etrafını görmemiz zor, özellikle de onlara sahip olamadığınızda.

Büyüdükçe, pek çok kitap okuduktan sonra, –kuantum fiziği, inançlar, kültürler ve psikolojik çalışmalar hakkında– listenizde ne varsa aslında gerçekleşebileceğini fark etmeye başladım. İstediğiniz ne varsa sahip olabilirsiniz, bir zaman sınırı var olabilir ya da olmayabilir.

Toplum, bu aşamaları normalliğe bir geçiş olarak gösterdiğinden beri –güzellik ölçüleri, vücut normlar, toplumsal cinsiyet normları, vb. ile– bir şey hissetmek genellikle kolaydır aynı zamanda normaldir, tabii eğer seçilen bu yoldan şaşmazsan. Bu normallik durumuna karşı gelmeyi başarmak söylemekten kolaydır.

Eğer oluşturduğunuz listeyi gerçekleştirebilirseniz, eski kalıpların ve düşünme şekillerinin içine yeniden düşmemeyi hatırlamanız bazen zor olabilir, özellikle sosyal medya hesaplarınızın evlilik ve bebek fotoğrafları tarafından ele geçirilmesi gibi şeylerde…

Toplum sanki kendi listeni oluşturabileceğini ilan etmen gerektiği ni gösteriyor; listeniz, dünya seyahatini, başka bir ülkede kariyer yapmayı, bir müzik grubuyla turne, bir trapez sanatçısı olmak, yüksek dağlara tırmanmak, kendi giyim tarzını tasarlamak, bir kitap yazmak ya da her ne istiyorsan onu içerebilir. Sadece belirli bir yaşta evli olmaman, belirli bir yaşta çocuk sahibi olmaman veya senden beklenen bir şeyi yapmaman, hiçbir şekilde seni bir başarısız yapmaz.

Bana gelince, birkaç yıl önce kendimi içen içe nefret ettiğim, bana böyle olmam gerekirmiş gibi hissettiren bir iş için sıkıcı kıyafetler giyerken buldum. Bir sonraki adımım evlenip çocuk yapmaktı ve böylece listemi tamamlayacaktım. Ancak içimdeki çingene punk rock anarşist en çok ihtiyacım olduğu anda geri döndü ve bana toplumun listesini hatırlattı ve de zaman çizelgesinin benimle uyuşmadığını – ve yapmak zorunda olmadığımı.

Ben hala evlenmeyi ve bir gün çocuk sahibi olmayı umuyorum. Ama bu tamamen kendi listeme göre olacak ve muhtemelen sıkıcı elbiseler içinde değilken. Sonuç olarak, toplumun listesindeki her şeyi elde etmek ve listeyi tamamlamak istemediğinin farkında mısın?

ANGIE PICCIRILLO