Etiyopya’nın Sidama bölgesine seyahat eden fotoğrafçı Rosi Hallam, eğitim imkânından mahrum bırakılan çocukların okula dönmesine yardım eden bir girişim keşfetti.

Etiyopya’nın Sidama bölgesi dünyanın en fakir yerlerinden biridir. İnsanların çoğu ayda 2 dolardan az kazanıyor ve geçimlerini sürdürmek için tarımsal ürünlere güveniyor. Mevsimsel olarak yetişen ürünler ve az miktardan undan elde ettikleri satışlarla, önem sırasına göre tuz, şeker gibi şeyleri satın alıyorlar.

Etiyopya’da eğitim ücretsiz olmasına rağmen, aileler çocuklarının okula gidebilmesi için gereken kalem, kitap gibi küçük ihtiyaçları gidermekte bile zorlanıyorlar. Ailelerin binlercesi için eğitim erişilemez halde.

Afrika’nın Sahra altı bölgesinde, eğitim alamayan ve okul dışında kalan çocukların sayısı son 5 yılda 30 milyonu buldu. Eğitimden mahrum olan kırsal alandaki çocukların sayısı kentsel alandakilerden iki kat daha fazla.

2011 yılında çocukların sadece %41’i ilkokulu bitirebildi. Oysa yüksek eğitimli yetişkinlerin oranı hala çok yüksek… Bölgesel şiddetin periyodik isyanları ve su baskını gibi doğal afetler aşırı yoksullukla birleştiğinde sonuçlar çok ağır oluyor. Bu da demek oluyor ki bölgede hala yapacak çok fazla iş var ve Etiyopya gibi bir ülkede tüm zorluklara karşın bu durumu tersine çevirmek için çalışanlar da var. Özgürlüğün ve mutluluğun sadece eğitimle gelebileceğine inanan çeşitli inisiyatifler bu soruna el atmış durumda.

The Speed School adlı inisiyatif de, sadece 10 aylık bir döneme 3 yıllık eğitimi sıkıştırarak çocukların kaybettiği zamanı telafi ediyor. Daha önce hiçbir eğitim alma imkânı olmayanlar, temin edilen kitap, kalem vb. eğitim araçlarıyla hızlandırılmış bir eğitime tabii tutularak, kendi yaşıtlarının düzeyine getirilip okula geri dönmelerini sağlanıyor.

Her sınıfta sadece 25 öğrenci eğitim alıyor ve sınıflar daha sonra beşerli olarak gruplara ayrılıyor. Çocuklar bir odanın etrafına yayılarak şarkılar, oyunlar ve grup aktiviteleriyle müfredatı hızlıca öğreniyorlar. Akılda tutma ve kavramaya odaklı bir eğitimle duyularına tam anlamıyla harekete geçiriliyor. Üç dilde hazırlanmış öğrenme teknikleri uygulanıyor: Lokal bir fil olan Amharic, Etiyopya’nın ulusal dili ve İngilizce.

Çocuklar eğitimlerini alırken, anneler de her iki haftada bir buluşuyor, dışarıda bir ağacın altında toplanıyor ve sağlık sorunlarından, iş planlarına kadar her şeyi tartışıyorlar.

Köy mağazasında çalışan Amarech kendi işini başlatmadan önce alışveriş yapmak için köye en yakın alışveriş merkezine 15 dakika kadar yürüyordu. Amarech gibi kadınlara, kendi işlerini başlatmak ve ailelerine ve topluluklarına destek olabilmek için nispeten çabuk bir büyüme sağlayabilmek için yaklaşık 10-15 poundluk çok küçük bir tohum fonu gerekiyor sadece.

Ethiopia: Day 04 Aleta ChukoPhotograph: Rosie Hallam