EpsilonAğustos 2021’de paranormal aksiyon macerasından kişisel gelişime, ilham veren yaşam öykülerinden sürükleyici polisiye gerilimlere, sevgi dolu ve iyileştirici romanlardan çocuklar için eğlenceli maceralara kadar, yerli ve yabancı yazarların kaleminden çıkan geniş bir seçkiyi okurlarla buluşturdu.

Ahali 2

İrem Demirbaş

İKİ KIZ ARKADAŞ, BEŞ ERKEK KARDEŞ, BİR ÜNİVERSİTE… BUNLARIN HEPSİ BİR ARAYA GELİNCE NE OLUR? UNUTULMAZ BİR İLK YIL!

Aleyna’nın amcasının evinde yarım kalan macera, Melis’in de aralarına katılmasıyla birlikte Çamkıran Üniversitesi’nde olanca hızıyla devam ediyor.

Merakla beklenen sona yaklaşırken isyancı prenses Aleyna, dans partneri Hakan sayesinde mi yoksa zorba kral İlker sayesinde mi kanatlanıp uçmayı öğrenecek?

Bir Hiç İçin

Betty Smith

“Bir araya geldiler, birbirlerini sevdiler ve evlendiler. Masumca ve ne kadar cesur olduklarını hiç düşünmeden birlikte yeni bir hayata başladılar.”

Brooklyn’in yoksul bir mahallesinde dünyaya gözlerini açan ve yaptığı yaramazlıklarla Maggie-Now olarak bilinen bir genç kızın umut, bekleyiş, mütevazılık ve sevgi dolu hikâyesi…

Annesinin erken ölümünün ardından küçük elleriyle büyük bir kadının sorumluluklarını taşıyan Maggie-Now’ın içinizi ısıtacak yaşamı ve tutku dolu aşkını anlatan bu kitap; aile, bağlılık, sevgi ve özgürlük hakkında çok şey anlatıyor.

“Kitap öyle göze batmayan bir beceriyle yazılmış ki, neredeyse hayatın kendisi kadar doğal bir şekilde akıyor… Brooklyn’deki İrlandalı göçmenlerin yaşantısı, tek başına okuyucuyu ikna edebilecek ve ilgilerini çekmeye yetecek ayrıntılarla dolu. Ve Bayan Smith bir sanatçı olduğu için bu ayrıntılar kitaba sağduyulu bir şekilde dağıtılmış, böylece Maggie-Now kentsel gecekondularla ilgili birçok roman gibi sosyal belgelerle dolup taşmıyor.”

New York Times

“Betty Smith, Bir Hiç İçinile sağlam ve samimi bir kitap ortaya koydu. Bir Genç Kız Yetişiyor kitabında olduğu gibi, bize bir kez daha kendi hayatının zengin, yaratıcı hatıralarından ve hayallerinden oluşan güzel bir karakter ve olay derlemesi sunuyor.”

– Paul Green, In Abraham’s Bosom kitabının Pulitzer ödüllü yazarı

Bizimle Başladı Bizimle Bitti

Colleen Hoover

“GELECEKTE BİR MUCİZE OLUR DA KENDİNİ YENİDEN ÂŞIK OLACAK DURUMDA BULURSAN, BANA ÂŞIK OL.”
 
Ailesinden ona miras kalan öğrenilmiş çaresizliğe başkaldıran Lily’nin tüm acılara rağmen yeniden doğuşunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi…
 
İçine doğdukları aileyi seçememenin yarattığı acının üstesinden beraber gelmeye çalışan Lily ile Atlas’ın hayatlarındaki ve hayallerindeki dönüşüm hayranlık uyandırıyor. İlginç tesadüflerle bezeli bu romanı okurken kendinizden bir parça bulacaksınız.

 
Bizimle Başladı Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve “yüzmeye devam etmek” isteyenlerin kitabı; başkaldırının ve empatinin yazıya dökülmüş hâli…
 
“Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaşlarıyla inşa ettiğimiz aşkın kırılganlığını hatırlatıyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabı okumalı.”
– Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazarı
 
“Gerçekten muhteşem, çok dokunaklı ve etkisini her zaman hissedeceğiniz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarılacak bir kitap.”
– USA Today
 
“Colleen Hoover’ın en cesur ve cüretkâr romanı. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye.”
– New York Daily News


Bunca Zamandır

Rachael Lippincott, Mikki Daughtry

New York Times çoksatan romanı Üç Adım Uzakta’nın yazar takımından, bu sefer hayalperestlere ithaf edilmiş, iyileştirici bir roman: Bunca Zamandır.

Kimberly ve Kyle, her liselinin hayal ettiği türden, mükemmel bir ilişkiye sahipti. Mezuniyet gecesine kadar her şey fazlasıyla yolunda görünüyordu. Kimberly, ilişkilerini bitirme kararı aldığında Kyle’ın dünyası başına yıkılmıştı. Gerçek aşkı bulup kaybettiğine inanırken yeni hayatında Kyle’ı büyük sorular karşılayacaktı: Aşk bir kez yitirildiğinde yeniden bulunabilir mi? Rüyalar gerçek olabilir mi?

Bulmak ve yitirmek, yaralanmak ve iyileşmek… Kyle’ın kendisi ve hayat hakkında keşfettikleri, bizzat aşkın kendisi gibi, karşıtlıklarla anlamlanıyor. Genç kalplerin zamanı ve mekânı aşan, hayal ve gerçeklik arasında salınan dünyasını konu alan Bunca Zamandır; aşkın en nihayetinde kendimize ve diğerlerine anlattığımız hikâyeler olduğunu hatırlatan bir roman.

Buz Kırağı
Berna Ilgın

Ruhuna ben bulaştım. Artık kurtulamazsın…
 
Şu an tam olarak neredesiniz? Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da işyerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü, ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin, buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken, ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa…
 
Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse!
 
Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu…
 
Bahar Saygın: İstanbul’un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu…

Büyü Dükkânı Üçüncü Bahar
Yeşim Türköz
 
“Kâşifler tek başlarına anılır ama bu,  onlara eşlik eden onlarca, yüzlerce insana ve keşif yolculuğunda sürülen izleri bırakmış olan geçmiştekilere haksızlıktır. Kâşifler yoktan var etmezler, yalnızca var olanı keşfederler; belki de daha önce zaten keşfedilmiş, unutulmuş, gizlenmiş ya da yok edilmiş olanı… Belki de birilerinin çoktan bildiklerini…”
 
Büyü Dükkânı alışveriş geleneği, istekler ve bedellerin zorlu denklemlerinin çözülmeye çalışıldığı pazarlıklarla devam ediyor. Yaşlı bilge de onun bilge müşterileri de iç dünyalarının labirentlerinde gezinirlerken bu kez sanki daha cesur adımlarla ilerliyor, daha alt katmanlara inmeyi deniyorlar… Ve galiba artık insanın her şeyi bildiğini iddia ettiği bir dünyada, sorulması gereken şu soruyu soruyorlar bize:
 
O çok istediğiniz şey midir gerçekten istediğiniz?

Captain Tsubasa: Altın İkili

Yoiçi Takahaşi

Uyarlayan: Ersin Kamburoğlu

YETENEK, AZİM, GELİŞİM ve ARKADAŞLIK: EFSANE OLMAK KOLAY DEĞİL!

Ulusal Turnuva’nın final aşaması tüm oyuncuların müthiş heyecanıyla başlar. Nankatsu takımı ilk maçını Naniva kasabasının takımına karşı oynayacaktır. Vakabayaşi’nin sakatlığı sürerken Naniva’nın dev kalecisi Nakanişi turnuva boyunca hiç gol yememekte kararlıdır. Gol krallığına koşan Tsubasa ise bu maçta mutlaka gol atmalıdır. Yenilen takım turnuvaya veda etmek zorundadır.

İki kusursuz futbolcu karşı karşıya geldiğinde kazananı ne belirler? Tabii ki arkadaşlık! Tsubasa maçı kazanmak için yeteneklerini sonuna kadar kullanırken yardımına arkadaşı Misaki yetişir. Tsubasa ve Misaki hem futbol yetenekleriyle eşsiz bir uyum yakalar hem de dostluklarıyla etkileyici bir dayanışma örneği gösterir. İşte Altın İkili! Peki, bu büyük dostluk onları şampiyonluğa, Tsubasa’yı Brezilya’ya taşıyacak mı?

Çürük Vişne 5 – Veda

Emine Tavuz

“Kalbinin atışını duyuyorum ve bu şarkının benim için çaldığını biliyorum. Mutluyum Asrın.”

Birbirlerini buldukları gece değişmeye başlayan hayatları, Asrın’ın Esila’ya sorduğu soruyla yol ayrımına sürüklenmişti. Sahip oldukları o derin aşkın ışığında geçen günler, bilinmezliğe doğru evrildiğinde ise hayat son kozunu oynamak için hazırlanmıştı.

Kurtulmak istediklerinde bile yakalarını bırakmayan anıları peşlerinden gelip ardı ardına felaketler yaşanmasına sebep olunca, kaçınılmaz son gerçekleşti; yaşanması hiç de sürpriz olmayan acılar sonrasında ödenen bedellere rağmen ruhlarında sönmeyen aşkın ateşiyle bir karar vermek zorunda kaldılar.

Ya onları rahatsız eden hayaletlere mahkûm olacaklar ya da sahip oldukları en değerli duyguların izinden giderek, kendi dünyalarında, kendi elleriyle ektikleri papatyalarla yaşayacaklardı.

“Bu şarkı senin sevgilim, dans et.”

Gizli Cevher

Jamie Catto

Çocukluğumuzdan itibaren diğerlerinin “uygun gördüğü” hâlimize ulaşmamız adına bize, kendimizi düzenlemek ve aslımıza müdahale etmek öğretildi. Peki ya ihtiyacımız olan hazineler; karanlığımızda, yüz çevirdiklerimizde, iblislerimizde saklıysa?

Gizli Cevher kendinize bakış açınızı tamamen değiştirecek başlıklar ve oyun teknikleriyle iblislerimizi birer ilham perisine dönüştürmenin sırlarını anlatıyor. Faithless ve 1 Giant Leap gibi projelerde imzası olan Jamie Catto’nun öğretileri herkesi öz potansiyeline ulaşmaya davet ediyor.

“Güçlü ve pozitif bir metin.”

Noam Chomsky

“Jamie; kararlılıktan sancağı, sevgiden motoruyla etrafımızdaki donmuş denizi yarıp geçmeye gelen bir buzkıran!”

Tom Robbins

Hepsi Benim Suçum
Annabel Pitcher
 
Edgar Ödülü En İyi Genç Yetişkin Romanı, 2014
Carnegie Madalyası Adayı, 2014
Leeds Kitap Ödülleri, 2014
Waterstones Gençlik Kitabı Ödülü, 2013
 
Zoe’nin tanıdığı kimseye itiraf edemeyeceği bir sırrı vardı. Karanlık ve korkunç bir sır… Bir gün, Stuart Harris adlı bir adamın Teksas’ta idam cezasına çarptırıldığını öğrendi. Zoe gibi Stuart da sırlara, yalanlara ve cinayetlere hiç yabancı değildi.

Zoe kırık kalbi ve sığındığı mizahla hikâyesini anlatmak için karşısına çıkan tek yolu denedi. Çok uzaklardaki bu idam mahkûmuna mektup yazacaktı. Böylece Zoe bir elinde kalemi, bir elinde sandviciyle derin bir nefes alıp aşk ve ihanet dolu hikâyesini anlatmaya başladı.
 
“Gerilim dolu bir gizem ve duygusal bir ilk aşk hikâyesi. Mizahi bir dille kaleme alınan bu romana bayılacaksınız.”
-The Sunday Times
 
“Pitcher’ın zorlu aile hayatı üzerine yazdığı bu hikâye çok başarılı. Dokunaklı ve şefkatli bir roman. Sonuçta insan olmak, hata yapmayı gerektirir.”
-The Daily Telegraph
 
“Her şeyi tam dozunda bir roman. Şefkat, mizah ve kederle dolu. Aile hayatının ufak ve güzel detayları bu dramatik hikâyeye somut bir gerçekçilik katıyor.”
-Marie Claire
 
“Hepsi Benim Suçum çarpıcı ve muhteşem. Beklenmedik olay örgüsü sayesinde kitabı elinizden bırakamayacaksınız.”
-Cosmopolitan
 
“Tutku ve aldatmaca, canlı ve keskin bir şekilde resmedilmiş. Karakterlerin ilişkileri ve düşünceleri de muhteşem bir şekilde gerçekçi.”

-The Daily Mail

İşaret

Steve Cavanagh

“Dâhice kurgulanmış bir yapboz, sürprizlerle dolu, muhteşem bir kitap. Steve Cavanagh, gösterişiyle gıpta ettiren bir altyapı kurmayı başarmış.”

—Ruth Ware, 10 Numaralı Kamara’nın çoksatan yazarı

“Büyüleyici bir altyapı, gerilim içinde akıp giden sayfalar ve harikulade bir son… Olağanüstü! Bu adam işini biliyor. Güvenin bana.”

—Lee Child, Jack Reacher serisinin çoksatan yazarı

AMERİKA’YI EKRAN BAŞINA KİLİTLEYEN BİR DAVA…

ÇOK ÜNLÜ BİR SANIK: AKTÖR BOBBY SOLOMON…

AMA BİR AKTÖR DE JÜRİ ÜYESİ ROLÜNDE: KATİLİN TA KENDİSİ.

Hollywood’un en çok konuşulan çifti Ariella Bloom ile Bobby Solomon hayatlarını milyonların gözü önünde yaşar. Ta ki Ariella yanında başka bir adamla ölü bulunana dek. Katil zanlısıysa Bobby’den başkası değildir.

Sanığın temsilcileri, “asrın cinayet davası” için çok özel birinden yardım ister: Eski dolandırıcı, kurnaz avukat Eddie Flynn. Bobby’yi dinleyince masum bulan ve bazı sağlam kanıtları kıvrak zekâsıyla çürüten Eddie’nin davayı kazanma ihtimali yine de çok zayıftır. Fakat duruşmalar sürerken yaşanan aşırı tuhaf olaylar manzarayı değiştirir, araştırma çapı genişler ve FBI’dan gelen destek, ABD’nin kuzeydoğusunda yıllardır dehşet saçan bir seri katili işaret eder. Üstelik bu cani, hiç kimsenin beklemediği kadar yakındadır: Mahkeme salonunda.

“Yazarın hukuki uzmanlığını heyecan dolu, muhteşem bir serüvenle sergilediği, canavar gibi bir kitap. Böyle dâhiyane işlere pek sık rastlanmıyor.”

—Michael Connelly, Güneşin Karanlığında’nın çoksatan yazarı

Kara Miras

Chris d’Lacey

New York Times çoksatan yazarı Chris d’Lacey’nin yeni paranormal aksiyon macera serisi!

Telekinezi, hücresel hafıza, geçmiş hayatları tekrar yaşama ve çoklu gerçekliğin doğası gibi konuları keşfederken aksiyon dolu bir macera yaşamaya hazır mısınız?

Michael Malone, sıradan bir günde tamamen sıradışı bir olay yaşar: Uçurumdan atlamak üzere kayalıklarda dolaşan bir Sibirya kurdunun hayatını kurtarır. Ancak bu, hayatını değiştirecek olağanüstü olayların sadece ilkidir. Michael, gerçekliği değiştirebilme gücü olduğunu keşfeder. Gizemli ve garip vakaları araştıran UNICORNE adında gizli bir örgüt, ona hemen bir anlaşma teklif eder: Kurtardığı Sibirya kurdunun gizemli vakasını çözebilirse, mor gözleriyle bulutları izlemeyi çok seven Amadeus Klimt, üç yıl önce kaybolmuş babasını bulmasına yardım edecektir. Bir UNICORNE ajanı olan babasını…

Araştırmaları, Michael’ın yolunu hiç ummayacağı kişilerle kesiştirir: Garip ve her zaman hasta gibi görünen sınıf arkadaşı Freya ve bir kazada ölmüş genç kız Rafferty. Ancak araştırmalarını ne kadar derinleştirirse tehlikeye de o kadar yaklaşıyor gibidir. Michael, yeni keşfettiği yeteneğinde ustalaşarak UNICORNE tarafından ona verilen görevleri tamamlayıp babasını bulabilecek mi?

“Sizi ilk sayfadan içine çekecek bu macera dolu kitaptan, şaşırtıcı sonuna kadar başınızı kaldıramayacaksınız. D’Lacey, sizi beklenmedik olayların yaşanabileceğine ikna ediyor.”

-School Library Journal

“Chris d’Lacey, hızlı akan bu hikâyede şaşırtmacaların ve gerçeklerin ne zaman karşınıza çıkacağını çok iyi ayarlamış. Ayrıca Michael’ın yaşadığı garip olayları; ev ödevleri, kızlarla ilişkileri ve ailesiyle yaşadığı anlaşmazlıklarla dengeleyerek komik ve heyecanlı bir roman yazmış.”

-Financial Times

Korsika Uçurumu

Michel Bussi

“MASUM DEDİĞİN, YALNIZCA AVUKATI İYİ OLAN BİR SUÇLUDUR.”

Clotilde İdrissi, annesi, babası ve abisinin öldüğü kazada arabanın içindeydi. Ailesinin Korsika’nın sipsivri kayalarında parçalara ayrılışını saniye saniye izlemişti. On beş yaşındaydı. Tatil yapmaya gelmişlerdi. Korsika’nın en itibarlı adamı olan dedesi ve büyükannesinin cennet gibi çiftliğinden dönüyorlardı.

Clotilde, yirmi yedi yıl sonra Korsika’ya kocası ve on beş yaşındaki kızıyla döndüğünde ailesinin ölümüyle gecikmiş bir hesaplaşmaya hazırdı. Korsika’nın yakıcı güneşi, ailesini kaybettiği kazanın üzerindeki sis perdesini kaldıramamıştı. Plajda kokteyllerini yudumlayarak güneşlenen, alışveriş caddelerini tıkabasa dolduran tatilcilerin arasında, karşısında annesinin hayaletini bulmayı ise hiç beklemiyordu. Yirmi yedi yıl sonra annesinden gelen mektubu…

Michel Bussi, sizi Akdeniz’in ışıltılı dalgalarında ve altın plajlarında bir tatile davet ediyor. Ancak arabasıyla Akdeniz koylarında tatil yapmaya giden herkesin bileceği gibi virajlar keskin ve uçurum bir metre ötenizde. Korsika Uçurumu’nun virajlarını ustalıkla alabilmek için tüm kıvraklığınızı kullanmanız gerekecek.

“Korsika’ya özgü kokular ve tatlarla bezeli bu roman, 2016 ve seksenler arasında mekik dokuyarak hafif nostaljik bir okuma deneyimi sunuyor. Aileyle beraber çıkılan tatilleri, güneş yanıklarını ve plajda doğan yaz aşklarını hatırımıza getiriyor. Gençliğin coşkulu, vahşi ve derin duygularıyla titreşen bir gerilim. Son viraja kadar hipnotize olarak okuyacaksınız.”

— MARIE CLAIRE

“Becerikli eller tarafından inşa edilmiş ve her detayı maharetle işlenmiş usta işi bir roman. Okur, hikâyenin izlediği yanlış patikalardan, güzel manzaralı tekinsiz yollardan ilerlerken romanın sonunda kendini uçurumun dibinde buluyor.”

— L’AVENIR (BELÇİKA)

“Michel Bussi’nin her romanı gibi elinizden bırakamayacağınız bir polisiye. Bu yaz iştahla okuyacağınız kitap!”

— NORMANDIE PASSION

“Bussi’nin yeni yazlık gerilim romanı Korsika Uçurumu büyük bir gizemle açılıyor. Bundan sonraysa okuru bol virajlı, soluk soluğa okunacak bir hikâye bekliyor. Gerilim ve bulmaca seven binlerce okuru kesinlikle memnun edecek.”

— L’INDEPENDENT

Uçmasına İzin Ver

Eşitlik İçin Mücadele Eden Bir Babanın Hikâyesi

Ziyaüddin Yusufzay, Louise Carpenter

Taliban’ın suikast girişiminden kurtulan, günümüzün en etkili kadın aktivistlerinden Nobel Barış Ödüllü Malala’nın babası tarafından yazılmış samimi bir aile portresi.

“Bana yalnızca bir kişiye yardım etsem bile bunun küçük bir katkı olduğunu düşünmemem gerektiğini öğretti. (…) Bana bir gelecek verdi, sesimi verdi ve uçmama izin verdi!”

-Malala Yusufzay

Uçmasına İzin Ver, Ziyaüddin Yusufzay’ın Şangla şehrinde yaşayan küçük bir oğlandan gelenekleri bozan ve feminizmin birçok yönü olduğunu kanıtlayan bir babaya dönüşümünün ilham verici hikâyesi.

Yıllar sonra geçmişine eleştirel bir gözle bakan Ziyaüddin Yusufzay, Mingora’nın Talibanlaşmasından önceki hayatı detaylarıyla gözler önüne seriyor. Oğulları Huşal ve Atal Han’ın özgürce uçurtma uçurduğu zamanlardan Birleşik Krallık’ta her şeye yeniden başlamak zorunda kaldıkları günlere kadar tüm yaşadıklarını mizahi ve samimi bir dille anlatıyor.

Okudukça Ziyaüddin ve eşi Tor Pakai’nin, çocuklarını güçlü bireyler hâline getirmeyi uman ebeveynler için benzersiz birer örnek olduğunu fark edeceksiniz. Ziyaüddin Yusufzay’ın çocuklarından öğrendiklerini tüm dünyaya yaymayı umarak kaleme aldığı Uçmasına İzin Ver, çocuk yetiştiren herkesin yüreğine dokunacak bir kitap.

Zorbalar Okulu

Bruno Vincent

Tumblewater’ın yeraltı dünyasında diğerlerinden oldukça sıra dışı bir okul. Tekrardan (gayet sıradan görünen) kapıya baktım ve üzerinde kötü yazısı olan birisinin tüm elini çamura batırıp yazdığı mesajı gördüm:

RIDLEY GARNET’IN ZORBALAR OKULU

Çocukların severek takip edeceği muhteşem hikâye anlatıcısı Daniel Dorey geri döndü. Kayıp kız kardeşini bulmak için zorbaların azılı ismi Hazarlı Prye’nin peşine düşüyor. Fakat bu yolculuk Londra’nın karanlık yeraltı tünellerinde hayatta kalmaya çalışan kimsesiz çocuklarla kesişiyor. Sizler de bu çocukları zorbaların dünyasına hazırlayan sıra dışı Zorbalar Okulu ile tanışmaya hazır mısınız?

Bilgi için:        epsilonyayinevi.com

            instagram.com/epsilonyayinevi

facebook.com/EpsilonYayinevi

            twitter.com/epsilonYayinevi

            youtube.com/channel