Arkeologlar, Han Hanedanlığı imparatorunun mezarında dünyanın en eski çayını buldular. 

Çin’in Han Hanedanı imparatorlarından birinin yaklaşık 2200 yıllık mezarını inceleyen arkeologlar bir defineye rast geldiler:  Bulunan en eski çay. Bu yeni buluş,  Çin imparatorları ve ailelerinin çay içtiğine dair kanıt sunmakla beraber, İpek Yolu’nun tarihi hakkında yeni ayrıntılar da ortaya çıkarabilir.

Antik çay,  Han Hanedanlığı imparatorlarından Jing Di için Çin’in batısındaki günümüz şehirlerinden Xi’an yakınlarında inşa edilen bir mezar olan Han Yang Lin Mozolesi’nde keşfedildi.  1990’larda mezar kazıldığında, arkeologlar; çömlek figürler, silahlar ve hatta atlarla birlikte savaş arabaları gibi bir çok hazine buldular.

Araştırmacılar, bu kalıntıların yanı sıra, kısmen çürümüş bir bitki kütlesi keşfettiler. 2150 yıllık bu kalıntıların bazıları o kadar iyi korunmuş durumdaydı ki, araştırmacılar pirinç ve darı gibi tahılları saptayabildiler. Ancak bu gizemli bitki kütlesinin gerçekte antik çay olduğunu anlayabilmek, özel ekipmanlarla donanmış bilim insanlarından oluşan bir ekibin on yıllarını aldı.

Londra’daki Uluslararası Çin Mirası ve Arkeolojisi Merkezi başkanı Dorian Fuller, Independent’dan David Keys’e şöyle konuştu: “Bu keşif, modern bilimin antik Çin hakkında önceden bilinmeyen önemli detayları ortaya çıkarabileceğini gösterdi. İmparatorun mezar kompleksinde saptanan çay, dünyanın favori içeceklerinden birinin kökenlerine ışık tutan antik geleneklere nadide bir göz atma fırsatı veriyor.

Nature’ın erişime açık Scientific Reports dergisinde yayınlanan çalışmada; araştırmacılar, çayla ilgili yazılı ve kesin ilk referans M.Ö 59 yılına dayansa da, dünyanın en popüler içeceğinin tam kökenleri  hala bir sır.

Çayın Batı Uygurlular ve kuzey Çinlilerdeki popülerliği, genellikle  7. ve 8. yüzyılda hüküm sürmüş Tang hanedanı ile ilişkilendiriliyor ve daha önceki en eski çay numunesi yaklaşık 1000 yıl öncesine aitti.

Çalışmaya göre; araştırmacılar, yüzeyindeki küçük kristalleri inceleyerek kalıntıların çay yaprakları olduğunu saptadı. Buna göre bu çay, muhtemelen, özellikle genç ve açılmamış tomurcuklardan elde edildi ve yaklaşık olarak imparator Jing Di’nin öldüğü ve mezarına yerleştirildiği M.Ö 141 tarihine ait.

Bu keşif; Jing Di’nin büyük bir çaykolik olduğunu göstermekle kalmıyor, aynı zamanda çayın halihazırda Tibet’e,  Xi’an’da başlayan İpek Yolu’na öncülük etmiş olabilecek ticaret rotaları üzerinden ihraç edildiğini de gösteriyor. Bu detaylar çayın nasıl bu kadar popüler olduğu hakkında daha net bir resim ortaya koyuyor fakat şimdilik, çayın kökenleri hala gizemle örtülü.