Aynur Kulak yazdı: “Alacakaranlığın Esrarengiz Gizemleri”

Başından sonuna gizemli olan öyküleri seviyoruz. En çok da galiba gizemin kendisini değil de; bizi o gizeme doğru götüren yolu seviyoruz.

Tradicionales de los 50: Küba Müziğinin Altın Çağına Can Verenler

Havana’da geçirilen bir gecenin genellikle yurttaşlarına ve ziyaretçilerine yaşattığı birçok sürpriz ve doyum arasında Tradicionales de los 50’nin (50lerin müziğini çalan bir grup) ayrıcalıklı bir yeri vardır. Gösterileri her gece Sociedad Rosalia de Castro’da 21.30’da başlar ve iki saat sürer.

Aynur Kulak yazdı: “Sadeleş Rahatla/Japon Minimalizmin Rahatlık Veren Hazları”

Yüklerinden kurtulmak. Modern insanın bir girdabın içine düşer gibi düştüğü ve bir türlü (‘asla’ demeye dilim varmadı) kurtulamadığı yükleri döne dolaşa onu mutsuz eder.

Savaşlar ve Sokak Hayvanları

Sokaklar, evler yıkıntı halindeyken, beraberinde açlık ve soğuk gibi etkenler de üstüne binmişken insanların dışında o evleri ve sokakları paylaşan bir sürü hayvan da insanoğlunun bu kavgasında can veriyor ya da sakat kalıyor.

Bir Tutam Saç: Golshifteh Farahani

Golshifteh kendi ifadesiyle hep inandığı şey için mücadele etti. Daha küçük yaşlarda kadına karşı uygulanan ayrımcılığın karşısında saf tuttu. Kadının bir şehvet unsuru olarak görülmesine karşı çıktı.

“Kanada, Sana da, Bana da.” Aynı Rüzgar Aynı Deniz

Filmlerin kültürel ve ekonomik etki ve değerine sonradan tam uyanan memleketler (başta Fransa) bu işe sıkı sıkı asılınca sinema Avrupa’da güç kazanmaya, ivme almaya başlar.

Çikolata Hakkında Şaşırtıcı Yeni Gerçekler

"Çikolata çoğu kez duygudurum geliştirme ile bağlantılıdır. Bu klinik çalışma belki de ruh halinde kakao polifenollerinin olumlu etkilerinin delillendirebilmiş ilk bilimsel çalışmalardan biri."

“Ağırlıksız Yük” performansının sahibi Eda Sütunç’la söyleştik

Derin Övgü Öğün, kadınlara başından beri yüklenmiş olan duygusal iş yükünün değerini sorgular nitelikte olan, ve tüm gün süren “Ağırlıksız Yük” performansının sahibi Eda Sütunç'la söyleşti.

Aynur Kulak yazdı: “Asla Asla Diyebiliriz”

Kitaplar hafızaya tabiidir. Unutmamak, hatırlamak adına yazar ve okuruz.

Bizim Büyük Engelliliğimiz

Bırakınız ülkemizde kabul edilmeyen bir edebi tür olarak engelliliği bir “gerçek” olarak engelliliğimizi bile kabul edemiyoruz. İşte bizim büyük engelliliğimiz bu.