Fransız fotoğrafçı Séverine Sajous kamerasını, bir günlük yaşamlarını belgelemek için Calais kampındaki mültecilere çevirdi. Mültecilerin hazırladıkları kartpostallar, hem onların deneyimlerinin aracısız bir görüntüsünü hem de kaçış hayallerini sunuyor.

Calais_Postcard

Onların kendi kelimelerinde ve resimlerinde…. The Jungleye projesi… “Jungle” yerleşiminden yazılan bu kartpostaldaki mesaj için aşağıya bakın.  

Karşıtları tarafından “bir grup göçmen” olarak etiketlenseler veya onların destekçileri tarafından yardım edilemeyen kurbanlar olarak tanımlansalar da, mülteciler diğer insanların sözleri ve resimleri aracılığıyla bir çerçeveye sokuldular. Genellikle Calais ve çevresindeki mülteci gecekondu şehrinden okuduğumuz harekât raporu, hemen hemen her zaman yabancılar tarafından yazılmıştır.

Fransız fotoğrafçı Séverine Sajous tarafından başlatılan yeni bir proje; normalde gazetecilere sunulan kalem ve kameraları onların kullanımına sunara, mültecilere anlatı aracını geri vermeyi amaçlıyor.

Sonuç telgrafın farklı bir türü gibi: Jungleye, kampların sakinleri tarafından bir dizi kartpostal fotoğraflandı. Fotoğraf serisi, bize bakmaya ve yargılamaya alıştığımız insanların gözlerinden gecekondu şehrini gösteriyor.

Katılımcılardan biri, İngiltere’ye bir kamyona binmeye çalışırken kartpostalının arkasına “İnsan olmak için izin bekliyoruz.” yazıp gösterdi. Bir çocuk kampının tabelası altında “İnsanın insanlığı nerede?” , diye sordu bir başkası.

Sonuç; Calais kampında hem insani hem de insanlık dışı ironik bir seridir.  Aynı zamanda, mültecilerin yalnızlık ve izolasyonlarını gizlemeye kalkışmayan…

Bir başka mülteci Arapça “Herkese iyi mutlu seneler,” yazmış, sığınmacıların isimsiz gölgeleri su birikintilerinin üzerine yansırken… “Suriye acı çekiyor. Suriyeliler öksüz ve onları dinleyen kimse yok. Biz bir diktatörlüğün ve radikal bir militan grubun avı olduk. Yine de İngiltere’ye geçmemizi durdurmak için önümüzde duruyorsunuz.”

Calais_Postcard1

“İnsanların nasıl insanlar olduğumuzu ve bir çocuğun çocuk olduğunu görmesini isterdim. – bir kişi bir kişidir. Babam bir mülteciydi ve şimdi o bir profesör. O Hintli ama Katolik. Kimin ne olacağı belli olmaz- sen birine bakarken adil davranmayabiliyorsun. ” Bu güzel bir proje ve kampta birçok güzel insan var.

Calais_Postcard2

“Kamera Fransız hükümetinden istediğimiz şeyi almamız için tek yol. Biz İngiltere’ye gitmek istiyoruz.”

Calais_Postcard3

“Bu kapılardan nefret ediyorum. Mültecilere daha iyi bir yaşam istiyorum. Yardım etmeliyiz.”

Calais_Postcard4

Bir başka mülteci Arapça “Herkese iyi mutlu seneler,” yazmış, sığınmacıların isimsiz gölgeleri su birikintilerinin üzerine yansıyor. “Suriye acı çekiyor. Suriyeliler öksüz ve onları dinleyen kimse yok. Biz bir diktatörlüğün ve radikal bir militan grubun avı olduk. Yine de İngiltere’ye geçmemizi durdurmak için önümüzde duruyorsunuz.

Calais_Postcard5

“Benim sesim yok…  daha fazla söylenecek şey yok. Böyle devam etmeyeceğini umut etmeye devam.”

Fotoğraflar: Jungleye