Yaklaşan Burgazada Garage Fest öncesi sahne alacak gruplarla yaptığımız röportaj serisi sürüyor.

Bu bölümde konuğumuz 2019 yılının başlarında gitar, bas gitar ve vokalde Ali Murat Akozan ile davul ve vokalde Akad Büke tarafından İstanbul’da temelleri atılan Stoner/Hard Rock, Garage ikilisi The Dirty Duo.

Bize The Dirty Duo’nun geçmişinden bahseder misiniz? Ne zaman nasıl kuruldu?

2018 Aralık ayında daha önce çaldığımız grupta yeteri kadar üretken olamadığımızı, fakat ortak bir müzik anlayışımız olduğunu ve ikimiz beraber çalarken oluşan enerjiyi farkettik. 2019 Ocak ayında ise çalışmalara başladık. İki kişi olarak devam etmeye karar verince sounda yoğunlaşmaya ve evrilmeye başladık.

Etkilendiğiniz gruplar neler?

Ali Murat: Blues kökenim her zaman var. Metallica, All them Witches, Reignwolf, The White Stripes, Josh Homme diye birkaç örnek verebilirim onun dışında.

Akad: Ortaokulun sonlarında Metallica ile tanışınca müzik yapmak istediğime karar vermiştim. Genre olarak genellikle metal, hard rock ve progressive rock ağırlıklı dinliyorum. Müziğime etki eden birçok gruptan örnek olarak özellikle Metallica, Red Fang, The Sword, Mastodon ve Soen’i seçebilirim.

Bugüne kadar yayınladığınız EP’lerden bahseder misiniz?

2019’da The Mirror Quest’i yayınladık. The Mirror Quest aslında toplumsal düzensizliği fark eden bir adamın kaçmak istediği fakat aslında kendisinin de hataları olduğunu fark ettiği bir konsept EP oldu.

2020’de ise Behind the Door’u yayınladık. Şarkıları tamamladığımızda daha karanlık olduğunu fark etmiştik. Bunun sebebi sanırım şarkıda anlattıklarımızdı. Çılgına dönmüş tüketim bağımlısı ekonomik düzen, kadın cinayetleri ve istismarları, çocuk istismarları. Maalesef şarkıların yazım süreçlerinde onların çok etkisi oldu.

Kayıt süreçleri nasıl geçti?

Kayıt sürecinde genel olarak şarkının temelini ikimiz aynı anda çalarak kaydetmeyi tercih ediyoruz. The Mirror Quest’i, Yağmur Kerestecioğlu ve Mehmet Dilşad Peker’in stüdyosunda kaydettik. Mix ve Mastering’i ise Emre Eldem yapmıştı.

Behind the Door’u ise Ege Semercioğlu ve Gencay Kıymaz’ın stüdyosunda kaydettik. Mix’i Ege Semercioğlu, Mastering’i ise Burak Atas (Maven Mastering) yaptı. Hepsiyle çalışmak ayrı bir keyifti.

Konserlerinizde sound ve performans oldukça yüksek, iki kişilik bir grup olmanın sahnede, canlı performanslarda yarattığı dezavantajı nasıl bir ekipman seçimiyle dengeliyorsunuz?

İki kişilik grup olmak bizim için sahnede dezavantajdan ziyade bir meydan okuma gibi oluyor. Gitar açısından konuşacak olursak çeşitli oktav pedallarıyla birlikte istediğimiz güçlü soundu elde edebiliyoruz.   Bu oktavlardan çıkan tonu da hem gitar hep de bas amfilerine bağlıyoruz. Gitar soundu olarak grubun demirbaşı Big muff. Ona çok şey borçluyuz. Davulda ise genellikle yüksek hacimli, low tune bir setup tercih ediyoruz. Parça kompozisyonlarımızı da bu sete uygun bir şekilde oluşturuyoruz.

Garage Fest Burgazada’da ne gibi sürprizler bizi bekliyor?

Belki daha önce çalmadığımız bir coverı bu etkinlikte çalabiliriz. Belki sahnede bir arkadaşımız bize eşlik de edebilir, bilemeyiz 🙂

Yakın gelecekte The Dirty Duo’dan neler duyacağız? Planlarınız neler?

Arkadaşımız Murat Genç (Mazaai) The Mirror Quest’e mix ve mastering anlamında küçük dokunuşlar yaptı. Ayrıca birkaç şarkımızın stüdyoda daha demo aşamasındaki hallerinin kayıtlarını da bulduk. Bu kaynaklar çok hoşumuza gidince Hexe Music etiketiyle yayınlamak istedik. Temmuz sonundan itibaren yayınlamaya başlayacağız. Ayrıca pandemi sürecinde üzerinde yoğunlaştığımız 3 adet şarkıyı bitirdik sayılır. 2021 yılı sonuna doğru onları da yayınlamayı planlıyoruz.