Seda Açıkoğlu

Polly Jean Harvey’in en sevdiği fotoğrafçının Maria Mochnacz olması bir tesadüf değil.

Polly Harvey 1988’de John Parish’in grubu Automatic Dlamini’ye katılmış ve Parish’in o dönem sevgilisi olan Maria ile tanışıklıkları böyle başlamıştı. Maria ve Polly tanışmaları ile yakın arkadaş olur ve kısa bir süre sonra da birlikte çalışmaya başlarlar.

Polly Jean Harvey 1991’de bas, davul, gitar üçlüsünü kurar ve kariyerine PJ Harvey olarak devam eder. Polly’nin ilk single’ı “Dress”in fotoğraf ve videosunu Maria çeker. “Dress”, Polly’nin ilk çıkış şarkısı, Maria’nın da ilk videosudur. Polly’nin daha önce hiç video çekmemiş olan Maria’ya güvenmesi bu teşrikimesainin temelini sağlamlaştırmış ve ilişkilerinin uzun yıllar süreceğinin sinyallerini vermiştir.

Maria ile birlikte her zaman eğlendiklerini söylerken işin sırrını da veriyordur Polly aslında. Mochnacz, Harvey’in sayısız albüm ve turne fotoğraflarını çekecek, müzik videolarını tasarlayıp yönetecek, PJ Harvey imajında ve stilinde çok önemli katkılarda bulunacaktır.

Maria, üniversitede görsel sanat okuduğu dönemde kadınların tasvir edilme biçimlerinden pek hoşlanmamış ve bu görüntülerden oldukça etkilenmiştir. Sonraki dönemlerde Bristol’da bir kulüpte çalışırken sürekli açık olan kanal MTV’de izlediği tüm videoların çılgın ritimleri ve hız takıntılarıyla birbirinin benzeri olduğunu fark eder ve “hepsi aynı şeyi yapıyor!” diye düşünür. Maria için yapılmış şeylerin bir benzerini yapmamak hep çok önemli olur, âşina olduğumuz renkli dünyanın tam tersine bir gerçeklik yaratmayı amaçlar özellikle de Polly Harvey ile yaptığı çalışmalarda. “Dünyada o kadar çok görüntü vardı ki zaten orada olanı anlamlandırmak istedim.” der ve bu anlam izleyiciye ulaşır.

Kariyerinin başından itibaren Harvey’in çalışmaları hep dikkat çekici olmuştur, bunda Maria’nın etkisini, Polly’nin kamera karşısında özgür ve rahat hissettiğini ve kamerayı ona doğrultan kişiye tamamen güvendiğini hissederiz.

PJ Harvey’in ilk stüdyo albümü “Dry” 1992’de yayınlanır.

PJ Harvey’in ikinci stüdyo albümü “Rid of Me” ilk albümün yayınlanmasından yaklaşık bir yıl sonra piyasaya sürülür. Maria, kapak fotoğrafını Bristol’daki evinin zifiri karanlık ve daracık banyosunda küçük bir flaşla çeker. Kamerasını duvara sıfırlar, Polly sırılsıklam saçlarını havaya savururken vizörden bakabileceği bir mesafesi bile yoktur. Polly’e bakışlarını nereye yönlendireceğini tahmini olarak  söylemek zorunda kalır. Tek amacı saçların ve suyun görüntüsünü bir heykel gibi tek parça halinde çekmektir. İçerideki tüm bu uğraşlar sırasında, dışarda ev arkadaşı Mark tuvaleti kullanmak için çaresizce kapıya vuruyor ve Maria ona dayanması için bağırıyordur: “Canın cehenneme! Sanat yapıyoruz!” Tabii ki dostça bir tavırla söylediğini de ekliyor.

Fotoğraf, yapım şirketi Island Records’a teslim edildiğinde, Mochnacz’a fotoğraftaki kusurları (duvardaki lekeler, su damlaları, bitki gibi detayları) temizleyebilecekleri söylenir. Buna itirazını şöyle anlatıyor: “Hayır demek zorundaydım. Öyle olması gerekiyordu – bu fotoğrafın bir parçası.

PJ Harvey’in “Rid of Me” albümünden çıkardığı single “Man-Size” 1993 yılında piyasaya sürülür.

Maria Mochnacz, “Rid of Me” albümünden çıkan üçüncü single ”50ft Queenie”nin fotoğraf çekimlerini Bristol’daki evinin salonunda yapar. Duvara bantla yapıştırdığı beyaz rulo fon kağıdı ile odayı geçici olarak fotoğraf stüdyosuna dönüştürür. Polly’nin üzerinde Maria’nın evdeki kıyafetlerinden seçtiği leopar desenli bir ceket, kırmızı bir elbise ve parlak, plastik bir güneş gözlüğü vardır. Arka fon üzerine şarkının açılış satırı boyanmıştır: “Hey I’m one big queen”

Fotoğraf, hem Polly’nin hem de Maria’nın çekim sırasında çok eğlendikleri izlenimini veriyor. Island Records bu fotoğrafla bir reklam kampanyası yapar ve fotoğrafı büyük sokak afişlerine ve reklam panosu görsellerine dönüştürür. Maria Mochnacz o dönemden çok heyecan verici bir süreç olarak bahseder, şehrin her yerinde karşısına çıkan afişlerle âdeta sokakta sergi açmış gibi hissettiğini söyler.

Mochnacz, Polly Jean’in konser turnelerinde de ona eşlik eder, konserlerini fotoğraf ve video çekerek belgeler. “4-Track Demos” kapağındaki fotoğrafı Haziran 1993’te “Harvey Rid of Me” albüm turnesi sırasında çeker. Washington DC, Watergate otelin bir odasında yaptığı çekimde Harvey, Maria’ya iç çamaşırı, güneş gözlüğü ve boynuna astığı fotoğraf makinesiyle poz verir. Albümün arka kapağındaki siyah beyaz fotoğrafta Harvey, şeffaf bir malzemeyle rulo halinde çıplak olarak paketlenmiştir. Mochnacz fotoğraf hakkında konuşurken “Polly’nin artık bir ürün olduğunu söyledim, bu yüzden onu bir ürün gibi sardık.” der.

‘4-Track Demos’ albüm kapağının fotoğraf çekimi Maria’nın turnede çektiği “Reeling With PJ Harvey” videosunda belgelenmiştir. Albüm kapağını gören her PJ hayranı otel odasındaki fotoğraf çekimi sahnesinin kısacık görüntülerini anımsar. (Reeling With PJ Harvey – 40:02)

Maria Mochnacz, 1995 yılında ‘To Bring You My Love’ albümünün kapağı için Polly ile bir fotoğraf çekimi yapar ancak yapım şirketi Island Records hiçbirinin kullanıma uygun olmadığına karar verir. Maria yeni fotoğraflar çekemeyecek kadar meşguldur ve yapım şirketi videodan görüntüler çekmeye karar verir. Bu fikir Maria’yı oldukça şaşırtır çünkü bir başka fotoğrafçı gelip onun yaptığı videonun görüntülerinin fotoğraflarını çekecektir. Maria, “ben olsam öyle yapmazdım” der ama günümüz teknolojisinde plak şirketleri farklı bir prodüksiyon masrafı yapmaya gerek duymadan ekrandaki  görüntülerden rahatlıkla fotoğraflar elde edilebiliyor, gerçi Maria burada etik, içerik, yaratıcılık, farklılık gibi pek çok konuyu ima etse de üzerinden geçen yıllar sadece teknolojiyi ilerletmiş gibi duruyor.

“To Bring You My Love”dan çıkan ilk single “Down by the Water”

“To Bring You My Love”dan çıkan bir diğer single “Send His Love to Me”

“Is This Desire?” PJ Harvey’in 28 Eylül 1998’de Island Records’tan çıkan dördüncü stüdyo albümüdür.

“Is This Desire?” dan çıkan ilk single “A Perfect Day Elise”

“Is This Desire?” dan çıkan ikinci single “The Wind”

Maria Mochnacz bir kez daha fotoğraf stüdyosu olarak Bristol’deki evinin salonunu kullanır. Bu, siyah arka fon ve beyaz elbisesiyle Polly’nin tıpkı erken dönem portre fotoğrafçılığında olduğu gibi yavaş perde hızından mütevellit hareketsiz kalması gereken uzun pozlama denemeleri ile “White Chalk” albümünün fotoğraf çekimleridir. Elbise, Maria’nın tasarımcı ikiz kardeşi Annie Mochnacz  tarafından tasarlanır. O dönem Annie, Polly’nin “Uh-Huh-Her” turnesi için kıyafet ve takılar tasarlar, kıyafetleri genellikle parlak renkli, kısa ve punk rock tarzındadır. Bazen ikinci el dükkanlardan alınan on sekizinci yüzyıl sonlarına ait uzun elbise modellerinden uyarlanmış, üzerine Polly’nin şarkılarının sözleri işlenmiş bazen kırık ayna parçaları yapıştırılmış kıyafetler tasarlar. Bu oldukça kişisel sahne kıyafetleri için Maria, “daha çok zırh gibiydi” diyor.

Fotoğrafçı ve yönetmen Maria Mochnacz ağırlıklı olarak PJ ile yaptığı işleriyle tanınsa da Marianne Faithfull, Robert Miles, M People, Julie Feeney, Richard Ashcroft, Robert Plant, Nick Cave gibi önemli müzisyenlerle çalışmış, sinema, moda fotoğrafçılığı, sanat projeleri gibi farklı hareket alanlarında işler üretmiştir. 35mm kameralar, ıskalanmış komik plastik kameralar, analog kameralar kullandığını, dijital kullanmadığını ve bunun anlık bir süreç olmadığını söylüyor. Neyi, nasıl kullandığı tabii ki önemli ama esas olan nasıl yaptığı ve hep diyor ki “insanların fotoğraflarını çekerken eğlenceli hale getirmeyi seviyorum.” Sokakta PJ Harvey tişörtleri giyen insanları her gördüğünde heyecanlanarak onlara koşup “Hey, bu benim!” demek istemesi ve sokakta dolaşan bu tişörtlerle bir sokak sergisi açtığını düşünmesinin mutluluğunu bir fotoğrafçı olarak kalpten hissediyor ve sevgiyle kucaklıyorum.

“Stories from the City, Stories from the Sea”, Harvey’in Ekim 2000’de Island Records tarafından yayınlanan beşinci stüdyo albümüdür.

PJ Harvey son dönemde 1992’de yayınladığı ilk albümden itibaren demo albümler serisi başlattı. Kariyerinin erken dönem işlerinden itibaren tüm kataloğunun yeniden basımlarıyla, daha önce görülmemiş fotoğraflar ve ek materyallerle, kalitesi arttırılmış müzik videolarıyla yayınlanmayı planladığı özel serinin ilk albümü “Dry-Demos” olur.

Maria Mochnacz bu demo albüm serilerinin kapakları için arşivlerinden taze fotoğraflar ve kayıtlar çıkarır. Polly Harvey bu süreçteki heyecanını şöyle aktarıyor: “Demo albümlerin yayınlanmasına hazırlanırken ve 90’ların başından bu yana birlikte yaptığımız pek çok işi yeniden değerlendirirken, bu son haftalarda Maria Mochnacz ile yeniden yakın bir şekilde çalışmak çok güzeldi. Maria’nın tasarladığı ve ona ait tüm kıyafetler! O günlerde Maria’nın pek çok kıyafetini ödünç aldım!

Maria’ya işleri hakkında yorum yapması istenildiğinde kendisini şu cümleyle ifade eder: “Her zaman daha iyi nasıl yapabileceğine bakarsın.”

Bu cümlenin gerçekte ne ifade ettiğini “Is This Desire?”dan çıkan üçüncü single “Angelene” için çektiği ve o dönem piyasaya sürülmemiş videonun çekim detaylarını aktardığı zaman daha iyi anlarız. Videoda 16mm film, orta format Polaroidler ve bir fotoğraf kabini hissi vermesi için fonda perdeler kullanır, Polly için bir dizi kıyafet hazırlar. Bazı fotoğrafların soluk, lekeli ve renksiz görünmesini ister. Bunun için üzerlerine biraz çamaşır suyu serper, bazılarını katlayıp kot pantolonunun arka cebine koyar ve sonra kotlarını çamaşır makinesinde yıkar! Fotoğraflar demo albümler serisinin “Is This Desire? – Demos” albümünde kullanılır.

Ben bu yazıyı hazırlarken PJ Harvey, demo albümler serisinin yenilerini anons ediyordu, arşivdeki fotoğraflarla çıkan yeni seriler bu yazıya yetişmeyecek muhtemelen ama yazıyı okuduktan ve hikâyeyi öğrendikten sonra artık Polly ve Maria birlikteliğine vâkıf olacak ve her yeni albüm kapak fotoğrafını gördüğünüzde arka planda yıllara yayılan bir iş birliğinin öyküsünü hatırlayacaksınız.

Fotoğraf ve videolarını çekmekten öte, bir müzisyenin kariyerinin ve stilinin gelişimine yakından dahil olup giyim tarzından saç stiline, albüm kapağından canlı performanslarına kadar tüm kariyerine sirayet ederek benzersiz bir görsel estetik yaratmak muazzam bir iş. Fotoğraf ve müziğin kesiştiği evrenlerde işin doğası gereği kendiliğinden bir illüzyon oluşur ve fotoğrafçı ile müzisyen arasında kurulan uzun soluklu bağın arkadaşlığa, dostluğa, kardeşliğe, vs. bambaşka mertebelere ulaşması, birlikte büyümeyi, birlikte değişmeyi, üretilen işlerin kendiliğini yenileyen bir dinamizmi barındırması, kurulan bu özel bağ ile görsel ve işitsel bir sihrin oluşmasına da vesiledir şüphesiz. Onlar öyle çok eğleniyor ki coşkusu bize ulaşıyor.

Bazı Albüm Kapakları Instagram hesabı linki için tıklayınız.