Seda Açıkoğlu

“Rain Dogs”, Amerikalı şarkıcı, söz yazarı Tom Waits’in Eylül 1985’te çıkardığı sekizinci stüdyo albümü.

New York kentinin mülksüzleştirilmesi üzerine, bir konsept albüm olan “Rain Dogs”, “Swordfishtrombones” ve “Franks Wild Years”ı içeren bir üçlemenin ortancası.

Kapaktaki kişinin Waits’e ilginç bir benzerlik taşımasına rağmen fotoğraf aslında İsveçli fotoğrafçı Anders Petersen’in 1960’ların sonunda Café Lehmitz’de -Hamburg’un red-light bulvarı Reeperbahn yakınlarındaki bir kafe- çektiği seriden biri.

Anders Petersen, liman işçileri, denizciler, fahişeler, travestiler ve toplumun dışladığı müşterileriyle bir mahalle barı olan Café Lehmitz’de bir dizi karakterin, bir aile albümü samimiyetinde portrelerini belgeler. Petersen, Café Lehmitz’deki müdavimlerin sıcaklığından, bu kadar yoksulluğun arasında birbirlerine karşı hoşgörüsünden, dayanışmadan oldukça etkilenir ve yakınlık kurar.

Fotoğraflar, 60’ların sonlarında üç yıldan uzun bir sürede çekilir. Petersen, 1962’de Almanca okuyan bir gençken, St Pauli bölgesini ve onun kötü şöhretli Reeperbahn’ını ilk o dönem ziyaret eder. Beş yıl sonra, Stockholm’de fotoğraf öğrencisi olan Petersen, St Pauli’nin çekim gücüne karşı koyamaz ve o dönem tanıştığı arkadaşlarını bulmak ve fotoğraflarını çekmek için geri döner ama arkadaşlarının neredeyse hepsinin öldüğünü ya da oradan ayrıldığını öğrenir.

Sarsılmış ve şaşkın bir halde eski bir tanıdığı Gertrud ile karşılaşır. Gertrud, başlangıçta bu zorlu mahalledeki insanların fotoğraflarını çekme planında ona yardımcı olmakta isteksizdir ancak üç biradan sonra fikrini değiştirir ve gece saat 1’de Café Lehmitz adlı bir yerde buluşabileceklerini söyler.

Petersen, saat tam birde orada olur, bir masanın köşesinde bir yer bulur ve kamerasını kenara bırakır. Dolu barda konuşan, içen ve dans edenler arasında dikkati dağılır ve kamerasının birbirlerinin fotoğraflarını çeken müdavimler tarafından alındığını ilk anda fark edemez.

Kamerayı ona fırlatırlar ve Petersen çekime başlar, o anda Gertrud gelir, iki saat geç gelmiştir. ‘Bak! İşe yarıyor! Öyleyse burada kal ve biraz daha fotoğraf çek.” der.

Öyle de yapar, Stockholm’e dönmeden önce alt sınıf bir otelde bir ay kalır, sonraki iki buçuk yıl boyunca da Hamburg’a ve Café Lehmitz’e gelip birkaç ayda bir fotoğraf çekmeye devam eder.

1944 doğumlu Petersen, kendi kuşağının en önemli fotoğrafçılarından biri. İnsanlara yakın olmayı, fotoğraflarının soru sormasını önemsiyor. Petersen için hangi dine, ne tür bir geleneğe ya da kültüre sahip olduğunuz önemli değil, onun için nerede olursanız olun, her şey insanlarla ilgili.

“Sonuçta hepimiz bir aileyiz.” diyor Petersen.

Çevresiyle kurduğu bu yakın ilişki çektiği fotoğraftan daha önemli, kamera onun için sadece bir araç, insanlar ona güveniyor ve onu bir arkadaş olarak görüyor. Fotoğraflarına yansıyan bu güven ve dayanışma, röntgencilik hissini veya acıma duygusunu önlüyor, şefkat uyandırıyor. Café Lehmitz’in “öteki” dünyası, hayat dolu, eğlenceli, canlı bir topluluk olarak görünür hâle geliyor.

“Rain Dogs”, Café Lehmitz fotoğrafları eşliğinde dönsün o hâlde.

Anders Petersen’in web sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Bazı Albüm Kapakları Instagram hesabı linki için tıklayınız.

Anders Petersen, Fotoğraf : Koivisto