Bir ülkenin politikası bireyleri ve dolayısıyla toplumsal yapıyı ne derece etkilemelidir? Kederimizle başkalarının oluşturduğu onayladığımız veya onaylamadığımız politikalar tarafından ne derece oynanmalıdır? Ne kadarına izin vermeliyiz? Böylece uzayıp gidecek politika üzerine cevaplanmamış sorular silsilesine boğabilirim bu yazıyı fakat konumuz tek başına politika değil. Politikanın ve çok renkli, karizmatik bir liderin rutin bir düzende, normal hayatları olan kişilerin yaşamını nasıl etkilediği.

Comandante’nin Son Günleri içinde politikayı, üstelik güncel politikayı barındırdığı konusuyla çıka geldi. İyi de oldu. Çünkü genelde romanlarda dönemsel politikalara ilişkin konular hikayenin birer yan unsuru  olarak işlenirken Comandante’nin Son Günleri güncel haberlerde şahit olduğumuz bir devletin, Venezuela Devleti’nin ve bu devletin başında bulunan Hugo Chavez’i hikayesine taşıyor. Çok sıcak, çok güncel bir romanla karşı karşıyayız diyebilirim bu yüzden.

Bir Alberto Barrera Tyszka romanı olan Comandante’nin Son Günleri  emekli bir Onkolog olan Miguel Sanabria’nın evindeki telefonun çalma sesiyle başlıyor. Bu haberci telefon sesi ile beraber politik gerçekliğin içine dalıyoruz. Tam da devlet başkanı  Hugo Chavez’in ölümü arifesindeki Venezuela toplumunun üzerine bir büyüteç gibi tutulan romanda baş karakterimiz Sanabria şüpheci  kişiliğiyle dikkat çekmekte. Bu anlamda ne eşi gibi Chavez karşıtı ne de ağabeyi kadar Chavez yanlısı olan Sanabria, Comandante’nin sağlık durumunu aydınlatacak video kayıtlarını saklamak zorunda kalır. Bu arada gazeteci olan komşusu da tüm bu olaylara dahil olunca Comandante’nin sağlık sorunları için bulunduğu Küba’ya gitmek isteyince olaylar başka bir yöne doğru akmaya başlar. Bu arada şehrin başka bir köşesinde yaşayan 9 yaşındaki Maria ve nevrotik annesi toplumda baş gösteren şiddet içerikli eylemlerden dolayı deliliğin sınırına yaklaşmaktadır.

Ülke liderinin beklenen ölümü yaklaşırken toplumu oluşturan insanların kaderleri de her geçen gün birbirlerine benzemeye başlayacaktır. Güçlü karizmatik bir liderin bir gün gelip ülkeyi bir belirsizlik ve kaosun içine sürükleyeceği kimin aklına gelebilir? İşte bu belirsizlik içindeki karakterler oradan oraya savrulup bir şeyleri kurtarmak isterken daha da büyük kaoslara sebebiyet verecek yaşam ve ölüm arasında politik söylemi nasıl yönlendirebileceklerini düşünürken bu süreçte ödeyecekleri bedelleri hiç hesaba katamayacaklardı.      

Comandante’nin Son Günleri günceli anlatan politik gerçekçi bir roman olması açısında önemli bir kitap. Günümüz toplumlarının politik bir kriz esnasında veya belirsizliklerde nasıl hareket ettiğine dair karakterler ve olay silsilesi üzerinden vermeye çalışan 2015 Tusquets Roman Ödülü sahibi Comandante’nin Son Günleri’ni okuyun lütfen.

Comandante’nin Son Günleri

  • Yazar: Alberto Barrera Tyszka
  • Yayınevi: Kafka Yayınları
  • Çeviri: Bengi De Sa Matos Paixao
  • Yayın Tarihi: Ocak 2020
  • Sayfa Sayısı: 215