Sömürü ülkelerde yeşeren edebiyatın niteliği, edebiyatın yapısını geliştirici bir özelliğe taşırken okuyucu dimağsında da kalıcı izler bırakır şüphesiz. Yıkımın, baskının, yasakların cenderesinde filizlenen, özgürlük ve bağımsızlık günlerinin hayaliyle taçlandırılan hikayeler aslında devasa sömürü sistemin en esaslı eleştirisi olarak ortaya çıkar. İlk önce kendini, sonra sömürüye maruz kalan toplumun içindeki ‘sömürü’ düzenini, yozlaşmış ilişkileri ve genelde dünyanın bütününe ulaşacak olan büyük çarkı eleştirirken ortaya çıkan edebiyat iyi ve özgün bir yerden yapıldığında okuyucusunu bulacaktır elbet. Chinua Achebe tüm bu yazdıklarımı başaran yazarlardan en önemlisi.

2007 yılında dünya edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Man Booker Uluslararası Ödülü’ne layık görülen şair, romancı, akademisyen, eleştirmen Chinua Achebe, 1930 yılında Nijerya’da doğdu. 1958 yılında yayımladığı ilk romanı Parçalanma (Things Fall Apart) Afrika’nın bağımsızlığını ilan ettikten sonra felakete giden yolun habercisi olarak kitapçı raflarındaki yerini aldı. Bir üçlemenin ilk kitabı olarak karşımıza çıkan Parçalanma romanını, Artık Huzur Yok ve Tanrı’nın Oku kitapları takip etti. İlk romanı Parçalanma’dan giriş yapsam da bu yazının konusu Chinua Achebe’nin Artık Huzur Yok kitabı. Aynen Parçalanma romanında olduğu gibi Nijerya’nın Büyük Britanya’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından yaşananları anlatan Artık Huzur Yok romanında bu sefer tek bir bireyi odağa alan Achebe, Afrika topraklarında olup biteni en iyi anlatan yazar olarak edebiyat tarihine geçti.

Artık Huzur Yok, İgbo kültürünün otoriter temsilcisi Okonkwo’nun torunu Obi’nin 1950’li yıllarda geçen hikayesini konu ediniyor. Obi Okonkwo’nun yaşantısının en önemli kesitine odaklanan roman bir bireyin hayatı üzerinden ilerlese de Nijerya’daki yozlaşmayı gözler önüne seriyor. Britanya’da eğitim almış, bu anlamda son derece düzgün yetişmiş, doğrular ve yanlışlar üzerine güçlü ahlaki inançları olan Obi Okonkwo asla yapmayacağı bazı şeyleri yaparak İgbo kültürüne ve beklentilerine ters düşüp halkı tarafından yargılanma pozisyonuna gelmiştir. Obi artık sömürüden çıkmış, geleceğin aydınlık yüzü olarak halkı tarafından hukuk adamı olarak yetiştirilmek üzere Britanya’ya gönderilmiş, ülkesine dönünce devletin yüksek kademelerinden birinde yaşıtlarının neredeyse on katı kadar fazla para kazanmaya başlayarak hayata atılmış genç bir adamken bir anda düşüşe geçmiştir. Çok iyi eğitilirken, kendi kültürüyle Britanya kültürü arasında kalan, üniversite eğitimini hukuktan yana değil de, edebiyattan yana kullanan, halkının onaylamayacağı şekilde bir kadına aşık olan, aslında silik kişiliğiyle başına gelenlerin üstesinden bir türlü gelemeyen Obi, ahlaki olarak yozlaşmış, rüşvet batağında çöküşe doğru giden toplum içinde bir piyondan farksız duruma gelmiştir.

Artık Huzur Yok için toplumsal, bireysel ve ilişkiler açısından değişimin en iyi görülebileceği roman diyebiliriz. Obi’nin Britanya, Avrupa kültürü ve beyaz insanlarla ilgili düşünceleri romanın ortalarına doğru değişime uğrar. Önce Britanya’da eğitimi sırasında sonra Nijerya’da devlet memurluğu görevini icra ederken şahit olduğu ve kendisinin de zamanla içine çekildiği ahlaksızlık, iki yüzlülük ve rüşvet onu büyük hayal kırıklığına uğratıp, değişmesine sebebiyet verecektir. Sömürü ve sömürü kültürüyle yetişmiş olan kuşakların kendi bağımsızlıklarına giden yolda zihniyet olarak bazı tuzaklardan kurtulamamış olmaları romanın değişimden sonra en dikkat çekici özelliği. Obi’nin Britanya ve Nijerya genelinde birbirine taban tabana zıt kültürler arasında kalıyor oluşu, bu anlamda bir türlü dengeyi yakalamayışının sancıları roman boyunca peşimizi bırakmazken, uzun vadede kendi halkının ona iyilik mi yoksa kötülük mü yaptığı nihayetinde tartışılır bir konu olarak okuyucuyu düşündürmekte.

Afrika üçlemesinin 2’inci kitabı olan Artık Huzur Yok, Afrika coğrafyasının kaderinin neden böyle olduğuna dair çarpıcı bir hikaye anlatıyor bizlere. Chinua Achebe’yi özel bir yazar olarak dünyaca tanınmasına sebebiyet veren en önemli tarafı hikaye anlatımını çok iyi yapabilmesi yanında Nijerya’nın bugün bile güncelliğini koruyan aynı sıkıntılarla uğraşıyor oluşundaki gerçekler. Aslında bölgesel değil, evrensel sorunları romanlarına taşıyan Achebe, romanın başından sonuna özgün kalabilmeyi de elden bırakmıyor elbet.

Artık Huzur Yok gözden kaçmaması gereken bir roman. Alıp okumanız dileğiyle.

Artık Huzur Yok
Yazar: Chinua Achebe
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: Nazan Arıbaş Erbil
Türü: Roman
Yayın Tarihi: Ağustos 2019
Sayfa Sayısı: 172