İngiliz bir anne ve Sudanlı tiyatro danışmanı bir babanın dünyanın en uzun isimlerinden birine sahip oğlu. Siddig El Tahir El Fadil El Siddig El Abderahman El Mohammed Ahmed El Abdel Karim El Mahdi.  Bildiğimiz adıyla Alexander Siddig.

Sidding, son olarak Game of Thrones’da karşımıza Doran Martell olarak çıktığında, daha uygunu olamazdı dedik.

Başarılı oyunculuğunun yanında, onu farklı kılan fiziksel özellikleri ve ailesi sebebiyle farklı kültürlere yakınlığı onun kariyerinin şekillenmesinde çok etkili oldu.

Ortadoğu’da ya da benzer bir coğrafya bir film çekilecekse oyuncu seçiminde herhalde ilk akla gelen isimler biri Alexander Siddig. Doğulu, gizemli ve bir o kadar da çekici karakterleri beyaz perdede o kadar iyi canlandırdı ki bütün o filmleri izleyenlerin aklına kazıdı.

Bu filmlerin müziklerinin de pek lezzetli olduğu notunu düşerek küçük bir liste hazırladık. Buyrun, Alexander Siddig’in başarıyla boy gösterdiği, doğunun gizemli ve karanlık sokaklarında geçen birbirinden güzel 5 film.

Miral

Filistin’in hüzünlü çocukları her gün yas ve keder ile baş başa kalmaktadır. “Miral” filminin ana karakteri de işte bu Arab-İsrail çekişmesi arasında kalan masum çocukları eğitmek ve onlara umut aşılamak gayesi taşıyan, idealist bir kadının mücadelesini beyazperdeye aktarıyor. Julian Schnabel’in yönettiği bu film, intifada hareketine katılan genç bir kızın dramının dokunaklı hikayesini içeriyor. Doğumu, küçüklüğü ve ilk gençliği savaş koşullarında geçen Miral, öfkesine hakim olup duygularını kontrol altına almayı başarabilecek midir?

Cairo Time

Filmde Juliette, kocasını ziyaret etmek amacıyla Kahire’ye gelir. Ancak kocasının beklenmedik işleri dolayısıyla, bir süre tek başına şehirde zaman geçirmek zorunda kalır. Kocasının arkadaşı Tareq, kocası tarafından Juliette ile ilgilenmesi için görevlendirilmiştir. Hemen hemen tüm zamanını Tareq ile geçiren Juliette, elinde olmadan Tareq’dan hoşlanmaya başlar.

Inescapable

Filmde sıradan bir gün geçirmekte olan Adib, büyük kızının ortadan kaybolduğunu öğrenmesiyle büyük bir yıkıma uğrar. Gazetecilik yapan Muna, ardında hiçbir iz bırakmadan Damascus bölgesinde kayıplara karışmıştır. Adib, kızını bulabilmek için yirmi yıldır gitmediği memleketi Suriye’ye dönmek ve karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. Ortadoğunun kaotik atmosferinin üzerinde bıraktığı anılarla yüzleşirken Muna’nın izini sürmeye çalışacaktır.

May in the Summer

Filmde May’ın hayatında her şey kusursuz ilerlemektedir. Yazarlık yapan zeki ve güzel bir genç kadın olan May, hayatının erkeğiyle nişanlıdır. Yazdığı kitap ile büyük ilgi ve beğeni toplayan May, yakında akademisyen nişanlısıyla evlenecektir. Düğünü memleketi Ürdün’de ypılacaktır. Evi başkent Amman’a varır varmaz sorunlar, çatışmalar ve çelişkiler üzeirne yağmur misali yağacaktır. O zamana kadar kendince bir hayat sürmüş olan genç kadın ailesinin yanına geldiğinde uzun süredir birbirinden ayrı olan annesiyle babasının arasında bitmek bilmeyen husumetle, bıraktığı kültüre geri döndüğünde yaşadığı uyum sorunu ona yeniden kendisine dönüp bakması için bir fırsat yaratacaktır. Bunu değerlendirirken de May, geçmişinde yaşadığı hayatla şimdiki hali arasında bağlantı kurmaya çalışırken, gelecek için aldığı bu önemli kararı da sorgulamaya başlayacaktır.

Kingdom of Heaven

Film, Ortaçağ’da Kudüs’te geçen bir tarihi aksiyon olarak nitelendirilmektedir. Balian adında genç bir adam aslen demircilik yapmaktadır. Ailesini kaybetmiştir ve kader onun için bambaşka bir plan hazırlamaktadır. O yakında şövalye olacaktır. Ardından aşk kapıyı çalacak ve yüreğine ateş düşecektir. Bir prensese gönül verecektir. Yüz yıl önce Kudüs’ü kuşatan Haçlılar’ın kaderini ise en baştan bu şövalye belirleyecektir. Kader kusursuz bir biçimde işlemektedir. Genelde epik filmlere imza atan Ridley Scott, iddialı bir oyuncu kadrosu ile tarihi bir olaya ışık tutuyor.