Tığ işi dantel, bildiğiniz üzere Türkiye kültüründe de oldukça eski ve güçlü bir yere sahip. Aynı şekilde Polonya da danteller konusunda bizden çok farklı değil. Özellikle de Polonya’nın güney batısındaki Beskid dağ sırasında bulunan Koniaków köyünün bu konudaki ünü son dönemde dünyaya yayılmış durumda. Tığ işi dantellerdeki unsurlar etnografların da dikkatini çekmiş ki; bu el işlerini, “yetenekli eller aracılığıyla sunulan dünya” olarak nitelendirmişler. Bu yetenekli eller, bu tığ kancasını, hayal güçlerini ve güzellik anlayışlarını yansıtan 2200 model arasından seçtikleri motifler aracılığıyla, kendilerini çevreleyen dünyayı anlatmak için kullanıyor: Ördekler, ekmekler, küçük kanatlar, düğün çiçekleri, unutmabeni çiçekleri… Narin ve gösterişli mendiller, tığ işi takkeler, beyaz ve yumuşak küçük yuvarlak güller, ayinlerde kullanılan danteller ve şapkalar hep bu motiflerle hayat buluyor. Bunların yanı sıra, pazar talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılan çeşitleri de bulunuyor: Atkı, eldiven, büfe örtüleri, gelinlikler ve hatta küpeler, kol düğmeleri, abajur ve paravanlar…

Koniaków köyü, Polonya’nın Çek Cumhuriyeti ve Slovakya ile hemen sınırında yer alıyor. Çoğu kadın olan yerel sanatçılar, tığ işi ile uğraşmıyor olsalardı hiçbir hayatları olmayacağını söylüyor. Atölyeleri ise tüm gerekli aletlerinin bulunduğu kiśnicka adı verilen ve nesilden nesile geçen tahta bir kutu. Bu kutu içerisinde tığ, iplik, dekoratif hazır motifler ve tığ işi yapanlar için en önemli ihtiyaçlardan biri olan gözlük yer alıyor. Geriye kalan tüm donanım, yani binlerce tığ modeli, geleneksel motifler ve kompozisyonlar ise bu zanaatkarların hafızasında ve hayallerinde saklı.

Bu halk sanatçıları, sürekli olarak geleneksel süslemeleri moda ve modern formlara adapte edebilmenin yollarını arıyor. Bu arayış, bir keresinde dantel tanga iç çamaşırların yapılmasına kadar ilerlemiş ki; bu, zamanında fikre karşı çıkanlar ile sıcak bakanları karşı karşıya getiren bir meseleye dönüşmüş.

Łemko’nun Cam Boncuklu Yakaları

Krywulki, fot. Pracownia Miodosytnia
Krywulkas, fotoğraf: Pracownia Miodosytnia

Bu aksesuar, Polonya’nın güney doğusunda bulunan Karpat Dağları çevresindeki Hutsul bölgesinde bulunan Łemko adlı etnik azınlığa ait özgün bir takı. Küçük bir dokuma tezgahı ya da iğne aracılığıyla, 2 milimetrelik boncukların sağlam bir ip üzerine sabır ve özenle örülerek yapıldığı bu kolyelere Krywulki adı veriliyor. Savaştan önce, zengin genç kadınlar bu kolyelerin 15 cm. genişliğe kadar olan çeşitleri takarlardı; ki bu kadar genişlikte olan kolyeler daha çok yaka gibi görünüyordu. Daha az varlıklı olanların ise genellikle sadece dar bir parçayı karşılamaya gücü yetiyordu ve bu parçayı işlemeli bluz ve korse ile kullanıyorlardı.

Keçeden Yapılan Koyun Bukleler

İnsanoğlunun bildiği en eski örgü efsaneler içerisinde gömülü kalmış durumda. Gene de tüm izler, yolu Türkiye’ye yönlendiriyor gibi görünüyor. M.Ö. 6500 yıllarından bu yana, bu topraklarda keçeden halı, şapka ve derviş sarıklarının yapıldığı biliniyor.

Bugün tekrar moda hale gelen ve çeşitli aksesuar ve kıyafete malzeme olan keçe uzun zamandır Polonya’da da tercih edilen malzemelerden biri haline gelmiş durumda. Keçe işi aksesuarlara modern bir yaklaşımla form kazandıran Agnieszka Jackowiak, çalışmalarında Polonya ve Asya’daki motif ve tasarımlardan ilham alıyor. Jackowiak’ın koyun yünü ile sanat yapmaya olan ilgisi Song of the Goat tiyatrosuyla çalıştığı dönemde başlamış. Agnieszka, bu el işini Macaristan’da öğrenmiş.

Korale z filcowanej wełny, fot. Wojtek Pacewicz/Forum
Keçe yünden yapılmış boncuklar, fotoğraf: Wojtek Pacewicz/Forum

Polonya’da el işi keçe aksesuarlar yapan birkaç kişiden biri olan Jackowiak, başkalarını da bu tekniği denemeleri için teşvik ediyor ve bu işi yapmak isteyenlere eski teknikleri öğretiyor. Keçeden şallar, çantalar, takılar ve kıyafetler yapıyor.

Dokuma Sanatları Yeniden Canlandı

Koyun yününü ipliğe dönüştürme işi, adeta içerisinde bir sihir barındırıyor gibi… Yoksa eksi tekniklerle yün, keten, pamuk ve ipeğin bir parça kumaşa dönüşümü başka nasıl açıklanabilir? Tezgah dokuma ve iplik eğirme sanatı, medeniyetlerin en eski el sanatlarından birisi ve ne şanstır ki aynı zamanda kıtalar arası korunan bir gelenektir. Çeyrek asır kadar önce, kadınların büyük çoğunluğu iplik eğirmeyi biliyordu. Bugünlerde bu meşakkatli sanat Polonya’ya bir hobi olarak geri dönüyor gibi görünüyor.

Kołowrotek, fot. Forum
Małe Ciche bölgesinde çıkrığın başında bir köylü, 1977, fotoğraf:  Woody Ochnio/Forum 

Polonya’da sayıları gün be gün artan blog ve internet sitelerinde, kadınlar birbirlerine dokuma ve eğirme araçları, teknikleri ve el işleriyle ile ilgili bilgi veriyor ve kaybolmaya yüz tutmuş teknik terimleri birer birer gün ışığına çıkarıyor. Bu zanaate—veya sanata—özel hazırlanan bloglar arasında  Tkackie Historie (Dokumacı Tarihi) ve Stare narzędzia tkackie (Eski Dokuma Araçları) adlı Facebook grubu oldukça popüler durumdalar. Birçok kişi bu konudaki atölyelere kayıt olarak dokumacılık ve örgü ile ilgili bilgi paylaşımında bulunuyor.

Kaynaklar: “Koronki koniakowskie”, Gminny Ośrodek Kultury w Istebnej, TVP Białystok, Stowarzyszenie Serfenta, Uniwersytet Ludowy Rzemiosła Artystycznego, Pracownia Miodosytnia.

kapak fotoğrafı: Woody Ochnio/Forum

kaynak