Doksanlı yılların ikinci yarısı saçları kazınmış, pek ender rastlanabilecek kuvvetteki sarsıcı sesiyle bir kadın giriyor hayatımıza, Deborah Anne Dyer nam-ı diğer Skin. Gitarda Martin ‘Ace’ Kent, baslarda Richard ‘Cass’ Lewis ve davulda Mark Richardson’dan kurulu kadrolarıyla, dediğim gibi doksanların ikinci yarısına tozu dumana katarak damgalarını vuruyorlar.

İlk albümleri ‘Paranoid & Sunburnt’ 1995 yılında yayımlandıktan hemen sonra ‘Weak’ ve ‘Charity’ parçaları bomba tesiri oluşturarak düşünülebilecek en iyi çıkışlardan birini gerçekleştiriyor. Ardından ikinci albüm ‘Stoosh’ 1996’da çıkıyor ve çıtayı gittikçe yükselteceklerini hissettiriyor. ‘Hedonism’, Twisted (Everyday Hurts) ve ‘Brazen (Weep) parçaları tarzın klasikleri arasında kendine yer bulmayı başarıyor. 1999’a geldiğimizde bir nevi tarihi ana tanık oluyoruz. ‘Post Orgasmic Chill’ öyle bir albüm olarak karşımıza dikiliveriyor ki alternatif ve punk rock tarzları içerisinde bir başyapıt olduğunu ortalığı yıkarcasına ispatlıyor. ‘Charlie Big Potato’ ilk yayımlandığında şarkının leziz dinamik unsurlarıyla birlikte videosunu da hesaba kattığımızda farklı algı boyutlarına atlanılmasını sağlıyor. ‘Secretly’, ‘Lately’, ‘Cheap Honestly’ ve ‘You’ll Follow Me Down’ bir solukta sıralanacak, hepsi dönemin birbirinden önemli işleri olarak hafızalara kazınıyor.

Bu hızlı ve oturaklı gidişatın ardından grup ayrılık kararı alıyor. Bu dönemde Skin 2003’de ‘Fleshwounds’ ve 2005 yılında da ‘Fake Chemical State’ isimli iki solo albümle kariyerine devam ediyor ta ki 2009’da bütün hit parçalarının toplandığı albüm ‘Smashes And Trashes’ yayımlanana kadar. Bu tekrar bir araya geliş 2010’daki ‘Wonderlustre’ ve 2012’deki ‘Black Traffic’ albümlerini de beraberinde getiriyor.

2015’in sonlarında yeni albümün sinyalini yakan ‘Love Someone Else’ parçasıyla anılar tekrar bir tazeleniyor sanki. 2016 Ocak ayını yaşadığımız bugünlerde de grubun altıncı uzun çaları ‘Anarchytecture’ piyasadaki yerini alıyor.

Yeni albüm bizi doksanların fabrika ayarlarına tam anlamıyla döndürmese de gayet sağlam bir içerik ve tatmin edici bir melodik yapı ihtiva etmekte. Grubun  karakteristik motifleri ve baskın renklerinin yanı sıra Skin’in vokaldeki büyüsünü de eklediğimizde bütün bunları tekrardan bünyelere ulaştırması düşünüldüğünde dinlenilir bir çalışma Anarchytecture.