KRUPA JOSEPH

Himalayaların eteklerinde, göçebe Raute kabilesinin son temsilcilerini bulacaksınız. Kendilerine verdik adla ‘Ormanın Kralları’, Nepal’in uzak batı ormanlarının göçebe avcı-toplayıcılarıdır. Kendi dilleri ve gelenekleriyle oluşan farklı etnik kökenleri nedeniyle Nepal hükumeti tarafından tanındılar. Kendi aralarında alfabesi olmayan Tibeto-Burman dili ile iletişim kuruyorlar.

photo8

Nepal’de, sadece 140’ının geleneksel yaşam biçimini devam ettirdiği toplam 650 Raüt kaldığı tahmin ediliyor. Kabile büyükleri değerlerini ve geleneklerini korumak için mücadele ederken, diğer yanda gençler özgürlüğü ve etraflarındaki dünyayı keşfetmeyi bekliyor. Her biri kendince haklı olsa da, muhtemelen birkaç yıl içerisinde kabilenin varlığı sona erecek.

Yabancılardan şüpheleniyorlar ve bunun sonucu olarak modern dünya ile hiçbir iletişim kuramıyorlar. Bununla birlikte, yıllardır, yerel halkla el yapımı ahşap eşya karşılığında, tahıl, bez ve demir almak için ticaretlerini devam ettirmişler. Son zamanlarda el işçiliği için para da kabul etmeye başladılar. Ormanda kök, meyve ve sebze topluyorlar. Ayrıca et ihtiyacı için de küçük hayvanları, özellikle maymunları avlıyorlar. Bölgedeki kaynaklar azaldığında ya da kabilenin üyelerinden biri öldüğünde, bütün kabile toparlanır ve uzaklara gider.

Kabileyi merak eden Katmandulu fotoğrafçı Kishor Sharma, 2011 yılında bir yolculuğa çıktı. Köylüler yardımıyla gerçekleştirdiği beş günlük yürüyüşün ardından, Gangetic düzlüğünün kenarındaki engebeli bir bölge olan Salyan’da kampı buldu. Kabiledekiler geceleri onlarla kalmalarına izin vermediği için her gün yakınlardaki köye dönmek zorunda kaldı.

photo3

Onların biraz açılması ve fotoğraf çekimine izin vermesi için, birkaç gezi yaptı ve sigara vermek ya da ahşap eşyalardan satın almak gibi sayısız kandırma girişiminde bulundu. Buna rağmen hayatlarındaki avcılık gibi bazı yönler karanlıkta kaldı. Onların inancına göre, avlanma sırasından bir yabancının izlemesi bir tabu.

photo10

Rauteler, Nepal’in en eski sakinlerinden biri olarak kabul edilir ve bu nedenle insan evriminin canlı tarihinin bir sembolü olarak görülür. Onların varlığı, bölgedeki modern ve antik kültür arasında köprü oluşturur. Ancak, yabancılara olan güvensizlikleri, sürekli göç etmeleri ve üyeler arasında kayıt tutma eksikliğinin bir sonucu olarak, onlar hakkında bilgilerin çoğu en iyi ihtimalle spekülatiftir. Akut ormansızlaşma ve doğal kaynakların tüketilmesi gibi modern yaşamın çeşitli etkenleri onların hayatlarında bozulmalara yol açtı. Kabile üyelerinin çoğunluğu, kendini vatandaş olarak kaydettirmeyi kabul etmemesi nedeniyle devlet yardımı da alamıyorlar. Bunun yanında, ormanda artan insan kaçakçılığı onların uzak yerlere gitmesine neden oluyor ama artık o yerler de giderek azalıyor.

Yaşam biçimlerinin bozulmasında iklim değişikliğinin de etkisi var. Düzensiz yağışlar, ormandaki meyve ve sebze üretiminde düşüşe neden olurken, kaçak avlanma ve diğer faktörler nedeniyle maymun nüfusu da giderek azaldı.

photo11

Gelecekte görünen karanlığa rağmen, Sharma’nın siyah-beyaz fotoğrafları onların gururunu yansıtıyor. Dış dünyada bir gizem yarattıkları için kendileriyle gurur duyuyor ve modern yaşamın etkisinden uzak durmaya devam ediyorlar. Kabile yeryüzünden silinirse, bu dünya köklerimizi yeniden keşfetmemize yardımcı olabilecek ve doğala uyum içinde yaşayabilmemizi ve sevmemizi öğretebilecek bir topluluğu daha kaybedecek.

photo2

photo1

photo4

photo6

photo5

photo9

kaynak

Bir Yorum Yazın