Kardelen Pınar Ömer bir keman öğretmeni. Geçtiğimiz günlerde şehrin farklı yerlerinde müziği, tarihi ve mimariyi bir araya getiren bir fotoğraf çalışması yaptı. Ortaya göz alıcı görüntüler çıktı.

1985 yılında Ankara’da doğan Kardelen Pınar Ömer, müzik çalışmalarına TRT Ankara Çoksesli Çocuk Korosu ile 1993 yılında başladı ve 1996 yılında kazandığı Bilkent Üniversitesi Konservatuar’ında devam etti. Burada Rafig Zamanov ve ardından Vanya Milanova ile keman çalışan sanatçı birçok resital, oda müziği ve orkestra konserleri verdi. Öğrenciliği süresinde ve sonrasında “March Music Days”, “World Youth Orchestra”, “Nurnberg Music Festival” gibi çeşitli festivallere ve toplama orkestralara katılarak yurtdışında ve Türkiye’de çalışmalarda bulunan Ömer, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’den 2007 yılında mezun olduktan sonra 2008 yılında girdiği Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nda 2011 yılına kadar çalıştı. Bununla beraber, Eskişehir belediye Senfoni Orkestrası, Eskişehir Anadolu Senfoni Orkestrası ve Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası gibi orkestralarda da görev alan sanatçı, 2012- 2013 yılları arasında “Barış İçin Müzik” isimli bir sosyal sorumluluk projesinde keman öğretmenliği yaptı. Halen çalışmalarını bireysel ve sivil toplum örgütlerinde sürdüren Kardelen Pınar Ömer, İstanbul Film Müzikleri Orkestrası ve Balım Müzikali’nde de görev yapmakta.

Kardelen_Pınar1

Sanatçı, arkadaşı Zafer Çimen ile birlikte Balat, Sirkeci Garı ve Valide Han gibi mekanlarda yaptıkları fotoğraf çalışmalarını şöyle anlatıyor:

“Tüm gün çok keyifliydi ve bunun devamlılığının olabileceğini konuştuk. Tabi orada dinleyiciler de vardı ve hoşlarına gitmişti bu durum. Sonuç olarak ortaya çok güzel görüntüler çıktı. Fotoğraflara dışarıdan bakarsam, mimari, fotoğraf ve müziğin bir arada olması beni görsel açıdan doyuruyor, hayal gücümü harekete geçiriyor. Tabi bunun için arkadaşım Zafer Çimen’e ve kemanımın yapımcısı Semih Murat Topçu’ya teşekkür ederim.”

Biz şu an tam da bir tüketim çağını yaşarken, kafamı en çok kurcalayan şey sanatın, sanatçının, müzisyenin, çalgıcının (her ne derseniz) bu tüketim denizinin içine çekiliyor olması; süreklilik, devamlılık ve disiplinin fark edilmeden çekip çıkarılmasına direnme çabası. Bu çabanın, bilimsellik ve nitelikli üretim ile beslenebileceğini, güçlendirilebileceğini düşünüyorum. Sokak çekimleri, estetik, etkileyici olması dışında benim için daha önce söylediğim gibi bir karma sanatı ifade ediyor. İsteğim, solo, duo veya trio olarak dışarıda video ve fotoğraf çekimleri yapmak, belki bir nevi, müziğin hayal gücünü harekete geçirici özelliğini doğa ile, mimari ile bütünleyerek beslemek ve önünü açmak.”

Kardelen_Pınar

Kardelen_Pınar7

Kardelen_Pınar8

Kardelen_Pınar2

Kardelen_Pınar3

Kardelen_Pınar5

Kardelen_Pınar4

Kardelen_Pınar1

Bir Yorum Yazın