Bilimkurgu türünün altın formülü iki konuyu başarıyla harmanlamaktan geçer. Bir yandan o sırada bilimin mutfağında hazırlanan şeyler hakkında toplum uyarılır, ipucu verilir ve bir tartışma başlatılır ; diğer yandan ise insanoğlunun kadim meseleleri hakkında felsefi bir soru ortaya konur. Türün en büyük eserlerinden biri olan Blade Runner’da bilimsel mevzu cyborglar ve onlarla bir dünyayı paylaşıp paylaşamayacağız, kadim soru ise insanı insan yapan ve onu diğer türlerden ayıran şeyin ne olduğu üzerinedir.

Filmdeki olaylar Kasım 2019’da geçer. Bu tarihe sadece aylar kala cyborglar değilse de filmin felsefi sorusuna verdiği yanıt olan “compassion /merhamet” insanoğlunun en temel meselesi olmayı sürdürmekte.

Filmin Künyesi : Blade Runner /Ölüm Takibi

Yönetmen : Ridley Scott

Oyuncular : Harrison Ford, Rutger Hauer ,Sean Young

Sahne Başlangıcı : 1:44:30

Sahne Süresi : 2:50

Resim
Mehmet Sindel, film anlatıcısı
Instagram @sindel_memet

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K.Dick’in “Do Anderoids Dream of Electric Sheep” romanından başarıyla uyarlanan ve senaryosunu yazarın da çok beğendiği film, yönetmen Scott’un da en kişisel ve en tatmin edici bulduğu işidir.

Harrison Ford ‘un canlandırdığı Rick Deckard karakteriyle ,Rutger Hauer’in canlandırdığı Roy Battty karakteri arasında geçen ve av/avcı rollerinin iç içe geçtiği efsanevi final sahnesi ise filmin tamamlanmasından bugüne kadar geçen 40 yıla yaklaşan süre zarfında unutulmazlar arasındaki yerini muhafaza etmiştir.

Çekim süresince set ekibiyle ve bunun uzantısı olarak da yapımcılarla bir çok sorun yaşamış olan Ridley Scott, final sahnesini yapımcılar yaratım sürecine el koymadan ancak bir kaç saat önce tamamlamayı başarır.

Filmin yarattığı karanlık atmosfer kadar oyunculuklar da göz kamaştırıcıdır. Harrison Ford kariyerinin belki de zirve performansını bu filmde ortaya koyarken, Sean Young da sadece Deckard’ı değil tüm izleyicileri güzelliğiyle büyüler ve “insan bir makineye aşık olabilir mi? ” sorusuna da varlığıyla adeta cevap olur. Ancak filmin en büyük oyunculuk performansı hiç kuşkusuz Rutger Hauer’e aittir. Sarışın ,mavi gözlü ve heybetli yakışıklılığıyla Roy Batty karakterine can veren Hollanda doğumlu oyuncu , rolünü canlandırırken bir çok yaratıcı fikirle de karakteri zenginleştirir. Final sahnesinde elinde beyaz bir güvercini tutmak ve okşamak da buna dahildir.

Aynı zamanda artık ikonik olmuş , yağmur altında kendini ölmeye bırakmadan önceki son sözlerini de emprovize eder ünlü oyuncu :

” Bütün bu anlar zamanda kaybolup gidecek… tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi… Ölmek zamanı . ”

Rutger Hauser (1944- 2019) Anısına,saygıyla…