Zamanımızın en önemli müzik figürlerinden Kurt Cobain hayatına son verme yolunu seçmeseydi bugün 51 yaşında olacaktı.

20 Şubat 1967’de Aberdeen, Washington’da dünyaya gelen Cobain’in  hikâyesi müzik dünyasının en etkileyici ve bir o kadar da üzerine en çok konuşulan olaylarından.

80’lerin ikinci yarısında basçı Krist Novoselic ile dünya çapında başarı yakaladıkları grubu Nirvana’yı kurarak bir müzik türünün temellerini atanlar arasına isimlerini yazdırıyorlardı. Grunge akımının en önemli ve meşhur temsilcilerinden biri olmuştu Nirvana. Gerçi Cobain’in bu tanınırlık mevzusu ile alakalı büyük problemleri olacak belki de bu öykünün gidişatı ve sonunu da bu sorunlar tayin edecekti.

Davulun başına Dave Grohl’un oturması ve önce “Bleach” ardından da çığır açıp gelmiş geçmiş en çok satan albümlerden biri olan “Nevermind”ın 1991’de yayımlanmasıyla Kurt Cobain ismi artık çok başka karşılıklara sahipti. “In Utero” ve “MTV Unplugged In New York” albümleri ise Kurt’ün ve dolayısıyla Nirvana’nın son fırça darbeleri olacaktı.

Maalesef hikâyenin sonu henüz 27 yaşında hayli hüzünlü biterken ardında veda ettiği bir not ve birbirinden mühim  şarkılar bırakıyordu, Kurt Cobain.

 

Bir Yorum Yazın