İstanbul’da hala beş-altı ayrı dilin konuşulduğuna tanıklık edebileceğimiz Samatya’da, bir Sahaf dükkânı, tabelasıyla dikkat çekiyor. Dükkanın önündeki tabelada Türkçe, Kürtçe, İngilizce, Ermenice ve Rumca ‘sahaf’ kelimesi yazıyor.

Bu çok dilli sahafın sahibi Devrim Tarım… Türkiye’nin belki de tek görme engelli kitapçısı. Samatya’da bulunan dükkânında, kendi kütüphanesine ait 1500 kitabı satışa çıkararak serüvenine başlayan 38 yaşındaki Tarım, sosyal medyanın da desteğini alarak ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Devrim Tarım’ın kitapçı olma hikâyesi 2 yıl öncesine dayanıyor. Tarım, o zamanlar 8 yıllık bir devlet memuru olarak Osmanlı Arşivleri’nde İngilizce tercüme yapıyor. Ardından Gezi direnişine destek veriyor, işten atılıyor ve devlet memurluğu sona eriyor. İşsiz kalan Tarım, dava açmayı düşünüyor ancak maddi sıkıntılar yüzünden açamıyor. Onu heyecanlandıran şeyin peşinden giderek Surp Kevork Ermeni Kilisesi’nin vakfına ait dükkanı kiralıyor. Öğrencilik hayatı boyunca biriktirdiği kitaplardan bir sahaf dükkânı oluşturuyor. Kendi kütüphanesinde bulunan yaklaşık 1500 kitabı dükkana koyarak kitapçılık serüvenine başlıyor…

‘Ticari Bir Kaygım Yok’

Tarım, arkadaşlarının ve mahallelinin yardımıyla, çoğu zaman da tek başına kitaplarını kategorize ediyor, diziyor, sipariş alıyor ve fiyatlandırıyor. Her kitabın yerini ve ismini ezbere biliyor. Kapısının önündeki Ermenice, Kürtçe, Rumca, İngilizce ve Türkçe dillerinde ‘kitapçı’ yazan Samatya Sahaf Evi’nde her dilden kitap mevcut. Kürtçe, Lazca, Pomakça kitaplar bulunabiliyor. Tarım, “Olabildiğince insanların konuştuğu tüm dillerde kitaplar toplamaya çalışıyorum. Bunu yaparken tecimsel bir kaygım yok. Pomakça kitabı bile alıyorum. Ayrıca aklımda bir proje var. Kenara bin lira kadar koyabilirsem, 10 dilde ‘ana dilinde oku’ yazan ayraçlar bastıracağım” diyor. Samatya Sahaf Evi’nde görme engelliler için Braille alfabesiyle yazılmış kitaplar da mevcut. Tarım, “Görme engelli biri olarak, Braille alfabesiyle hazırlanmış kitaplara ilgi gösteriyorum” diyor.

Samatya_Sahaf2

İnternet üzerinden kitapların okunabildiği, büyük kitap evlerinin sektörün hakimi olduğu bir dönemde, mahallede bir sahaf olarak ayakta kalabilmeye çalışan Devrim Tarım mücadelesini Evrensel Gazetesi’nden Ezgi Görgü’ye şöyle anlatıyor:

“İlk bakışta sahaflık para odaklı yapılabilecek bir iş değil Türkiye’de. Hem bir mahallede olmak dezavantaj ki mahalleden bile çok fazla gelen yok. Kitapçılığı, e-kitapların olması ciddi bir şekilde olumsuz etkiledi. Eski zaman nostaljisini seven insanlar geliyor. Geçen bir kadın ‘Aaa kitap kokusu’ diye daldı içeri. Sosyal medya üzerinden de benim nasıl biri olduğumu öğrenip gelenler var, Kartal’dan Pendik’ten, Ama bunlar istisna ve dayanma gücü veren şeyler. Onun dışında realite çok kötü yani. Büyük sermaye her alanda var ve rekabet edemiyorsun, günde 3-4 kişi ancak giriyor sahafa.”

Kendi Mahallesinin Kahramanı

“Genelde öğrenciler geliyor yardıma, kitap karşılığında. Kitap kiralanabiliyor, parası yoksa sonra verebiliyor. Kiralık kitap işlemi var. Esnek yani, ihtiyaca göre şekillendirilebilen bir durum. İnsanlar Mephisto’nun önünden geçerken kitap alabiliyor ama oturduğu mahallede kitapçının olduğunu bilmiyor. O yüzden herkes kendi mahallesinin kahramanı olsun, kendi mahallesinin insanı olsun. Çünkü Taksim’e çıktığın zaman eriyorsun, özne değilsin orada, kütlenin parçasısın, fark edilmezsin bile. Görmemek gibi, o belirlenmiş standartların dışında bir tipin yoksa erirsin. Orası insanların kaybolmak istedikleri zaman gideceği yer. Ama insanın yaşadığı yer, var olmak istediği yer. “

Samatya Sahaf Adres: Marmara Cad. No: 82/A Samatya

Yol Tarifi: Kocamustafapaşa otobüs duraklarının olduğu Kuvayi Milliye Caddesi’nden aşağı doğru (Samatya yönüne) yürüyün. Caddenin Kocamustafapaşa Caddesi’yle kesiştiği yerde karşıya geçin ve tam karşıdaki Cambaziye Mektebi Sokak’a girin. Birkaç dakikalık yürüyüşün ardından karşınızda Surp Kevork Ermeni Kilisesi’ni ve Marmara Caddesi’ni bulacaksınız. Sağa dönün ve birkaç yüz metre yürüyün. Sahaf sağda.

Çok Satması Gerekenlerin Kitabevi: Yerdeniz